@af_lyricss: No Me Quiere Ver - @Javiielo #javiielo #nomequierever #reggaeton #lyricsmusic #lyricsvideo #music #aflyricss #fypシ #foryou #foryoupage #Edit #musica #videos #letras

🎧🎵
🎧🎵
Open In TikTok:
Region: DO
Monday 14 October 2024 01:14:54 GMT
191550
10442
15
1078

Music

Download

Comments

joossee001
7Joosee❔ :
primero
2024-10-14 01:40:40
5
roberthsilva697
ROBERT 🐊. :
😝😝😝
2026-03-31 23:21:26
0
wawis232
Wawi 🦠 :
😂
2026-01-06 01:25:32
0
victori4_.xx
VICTORIA 🌙 :
😂
2025-09-12 11:45:28
0
novastore_drop
NovaStore :
🥰
2025-08-12 17:04:18
0
bryangutierrez7557
bryanmg :
🥰
2025-06-29 16:26:31
0
luisangeloficial0
️Angel :
🤪
2025-05-13 12:15:07
0
dash_jaz
𝓓𝓪𝓼𝓱𝓲𝓽𝓪𝓪 :
❤️
2025-04-27 18:37:52
0
eadm12
Indicala😎 :
😭
2025-02-08 03:48:03
0
jl255585
Juan Luis :
😁
2025-01-30 18:36:25
0
zander_b001
Lexxxx :
🥰
2024-11-27 22:09:59
0
croxxker
ÆNGEL :
😂
2024-11-24 11:36:34
0
elielito11_
ELIEL :
@Jaqueline Roblero 🙊🥰
2026-04-29 23:23:55
0
To see more videos from user @af_lyricss, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

cr:yigit_.  Bir zamanlar, her şeye içten içe katlanan bir çocuk vardı. Adını bilen çoktu ama onu gerçekten tanıyan neredeyse yoktu. Gülümserdi; insanlar onu güçlü, umursamaz hatta biraz soğuk sanırdı. Oysa kimse bilmezdi, o gülümsemenin arkasında biriken kelimeleri, yutulan cümleleri, her seferinde biraz daha kırılan bir kalbi vardı. Kırıldığını belli etmezdi; çünkü belli ederse zayıf görüneceğini sanmıştı. Öğrenmişti susmayı, öğrenmişti her şeyi içine atmayı. İlk başlarda kolaydı. “Geçer” diyordu kendi kendine. Bir söz canını yaktığında gülüp geçiyor, bir davranış kalbini incittiğinde yok sayıyordu. Ama zaman geçtikçe “geçer” dediği her şey, içinde bir yerde birikmeye başladı. Kimse fark etmedi; çünkü o hâlâ gülüyordu, hâlâ yardım ediyordu, hâlâ güçlü görünüyordu. İnsanlar onun alışık olduğunu düşündü; oysa insan hiçbir şeye alışmaz, sadece katlanmayı öğrenir. En zor olanı da şuydu: Kırıldığı insanlar, onun en güvendikleriydi. Beklemediği yerlerden gelen sözler, ummadığı anlarda yaşanan hayal kırıklıkları… Bunları anlatmak istedi bazen, tam ağzını açacakken vazgeçti. “Anlasalar zaten böyle yapmazlardı” diye düşündü. İşte o an, sessizlik onun dili oldu. Konuşmak yerine susmayı, açıklamak yerine içine çekilmeyi seçti. Günler geçti, aylar geçti. Eskisi gibi heveslenmediğini fark etti. Önceden mutlu eden şeyler artık sadece zaman dolduruyordu. İçindeki o çocuğun sesi kısılmıştı. Ama yine de belli etmedi. Çünkü herkes ondan “iyi” olmasını bekliyordu. O da öyle yaptı; iyiymiş gibi yaşadı. Kırıldığını saklamayı bir görev gibi benimsedi. Bir gün, kimsenin olmadığı bir anda, aynaya baktı. İlk kez kendini gerçekten gördü. Yorgundu. Sadece bedeni değil, ruhu da yorgundu. O an anladı: Kırıldığını belli etmemek, onu güçlü yapmamıştı; sadece daha yalnız bırakmıştı. Gözlerinden bir damla yaş aktı. Sessizdi ama gerçekti. Belki ilk kez, kendine dürüsttü. O günden sonra her şey bir anda düzelmedi. Hâlâ sustuğu anlar oldu, hâlâ anlatamadığı duygular kaldı. Ama şunu öğrendi: Kırılmak ayıp değildi, belli etmek zayıflık değildi. İnsan bazen anlatmasa bile, en azından kendine itiraf etmeliydi. Çünkü kalp, görülmediğinde değil; inkâr edildiğinde daha çok acır. Ve o çocuk, hâlâ gülümsüyor. Ama artık biliyor: Gülümsemenin arkasına saklanmak zorunda değil. Kırıldığını belli etmese bile, en azından kendi kalbini duymayı öğrendi. keşfet #imnotcool #kesfet #lycris #jungxpengu #jungkook
cr:yigit_. Bir zamanlar, her şeye içten içe katlanan bir çocuk vardı. Adını bilen çoktu ama onu gerçekten tanıyan neredeyse yoktu. Gülümserdi; insanlar onu güçlü, umursamaz hatta biraz soğuk sanırdı. Oysa kimse bilmezdi, o gülümsemenin arkasında biriken kelimeleri, yutulan cümleleri, her seferinde biraz daha kırılan bir kalbi vardı. Kırıldığını belli etmezdi; çünkü belli ederse zayıf görüneceğini sanmıştı. Öğrenmişti susmayı, öğrenmişti her şeyi içine atmayı. İlk başlarda kolaydı. “Geçer” diyordu kendi kendine. Bir söz canını yaktığında gülüp geçiyor, bir davranış kalbini incittiğinde yok sayıyordu. Ama zaman geçtikçe “geçer” dediği her şey, içinde bir yerde birikmeye başladı. Kimse fark etmedi; çünkü o hâlâ gülüyordu, hâlâ yardım ediyordu, hâlâ güçlü görünüyordu. İnsanlar onun alışık olduğunu düşündü; oysa insan hiçbir şeye alışmaz, sadece katlanmayı öğrenir. En zor olanı da şuydu: Kırıldığı insanlar, onun en güvendikleriydi. Beklemediği yerlerden gelen sözler, ummadığı anlarda yaşanan hayal kırıklıkları… Bunları anlatmak istedi bazen, tam ağzını açacakken vazgeçti. “Anlasalar zaten böyle yapmazlardı” diye düşündü. İşte o an, sessizlik onun dili oldu. Konuşmak yerine susmayı, açıklamak yerine içine çekilmeyi seçti. Günler geçti, aylar geçti. Eskisi gibi heveslenmediğini fark etti. Önceden mutlu eden şeyler artık sadece zaman dolduruyordu. İçindeki o çocuğun sesi kısılmıştı. Ama yine de belli etmedi. Çünkü herkes ondan “iyi” olmasını bekliyordu. O da öyle yaptı; iyiymiş gibi yaşadı. Kırıldığını saklamayı bir görev gibi benimsedi. Bir gün, kimsenin olmadığı bir anda, aynaya baktı. İlk kez kendini gerçekten gördü. Yorgundu. Sadece bedeni değil, ruhu da yorgundu. O an anladı: Kırıldığını belli etmemek, onu güçlü yapmamıştı; sadece daha yalnız bırakmıştı. Gözlerinden bir damla yaş aktı. Sessizdi ama gerçekti. Belki ilk kez, kendine dürüsttü. O günden sonra her şey bir anda düzelmedi. Hâlâ sustuğu anlar oldu, hâlâ anlatamadığı duygular kaldı. Ama şunu öğrendi: Kırılmak ayıp değildi, belli etmek zayıflık değildi. İnsan bazen anlatmasa bile, en azından kendine itiraf etmeliydi. Çünkü kalp, görülmediğinde değil; inkâr edildiğinde daha çok acır. Ve o çocuk, hâlâ gülümsüyor. Ama artık biliyor: Gülümsemenin arkasına saklanmak zorunda değil. Kırıldığını belli etmese bile, en azından kendi kalbini duymayı öğrendi. keşfet #imnotcool #kesfet #lycris #jungxpengu #jungkook

About