@happiness_boxes_ar: 😂😂🤌 #براند_سعودي #بلوفرات_الشتاء #redbull #مشروب_طاقة #ريدبول

happiness_boxes_ar
happiness_boxes_ar
Open In TikTok:
Region: SA
Sunday 19 October 2025 22:56:08 GMT
651
24
0
11

Music

Download

Comments

There are no more comments for this video.
To see more videos from user @happiness_boxes_ar, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Bazı ayrılıklarda insan yalnız sevdiğini değil, onunla kurduğu yarını da kaybeder; geriye ise hatıraların içinde yaşamaya devam eden bir akıl kalır. Bu şiir, mahbûbenin artık yalnız hayattan değil, rüyalardan dahi çekildiği bir hicrânı anlatıyor. Âşık, hiç değilse uykusunda kavuşmayı beklerken artık orada bile onu bulamıyor. “Gelmezsin artık bî-hayâlim, yoksun bî-heyecân intizâr ettiğim rüyalarıma…” Sensizlik bile tek başına bırakılmıyor ona; hatıralar her gece yeniden geliyor, geçmişi uyandırıyor. Unutmak mümkün olmadığı gibi, hatırlamak da gönle ayrı bir hançer oluyor. Ve bütün bu kaybın ardından söylenen cümle çok ağır: “Zâyi ettim âtîmi, aklım sende kaldı.” Çünkü kaybolan yalnız bugün değildir. Mahbûbeyle tahayyül edilen âtî, kurulacak hayat, yaşanacak günler ve gerçekleşmesi beklenen bütün ihtimaller de onunla beraber gitmiştir. İkinci bölümde şiir faniliğe dönüyor: “Ben de yolcuyum sen gibi…” Bir gün kendisinin de bu dünyadan ayrılacağını bilen âşık, ölümden ziyade ardında kalacak sessizliği düşünüyor. Mezar taşında dahi sevdiğinin adı olmayacak; özlemini bilenler azalacak, dost bildikleri belki başucuna gelmeyecek… Fakat uşşâk anlayacaktır. Çünkü aynı hâr ile yanmış bir başka gönül, hiç tanımadığı bir âşığın başında dahi bir Fâtiha okuyabilir. Ve şiir, bütün o ateşin ardından yine aynı yere varıyor: “Zâyi ettim hârımı, aklım sende kaldı.” Önce kendini, sonra efkârını, sıhhatini, ruhunu, âtîsini ve nihayet hârını zâyi eden âşığın değişmeyen tek şeyi budur: Ne kadarını kaybederse kaybetsin, aklı hâlâ sevdiğinde kalmıştır. 🤍 Bu mısralar sana da dokunduysa, 📌 Kaydet ki unutulmasın, 📤 Aklından hiç çıkaramadığın bir gönle gönder, 💬 Sence hicrânın en ağır tarafı geçmişi unutamamak mı, yoksa birlikte kurulmuş geleceğin artık hiç yaşanmayacağını bilmek mi? #DivanıMuhtaç #Şiir #Hicran #Hasret #Gönül
Bazı ayrılıklarda insan yalnız sevdiğini değil, onunla kurduğu yarını da kaybeder; geriye ise hatıraların içinde yaşamaya devam eden bir akıl kalır. Bu şiir, mahbûbenin artık yalnız hayattan değil, rüyalardan dahi çekildiği bir hicrânı anlatıyor. Âşık, hiç değilse uykusunda kavuşmayı beklerken artık orada bile onu bulamıyor. “Gelmezsin artık bî-hayâlim, yoksun bî-heyecân intizâr ettiğim rüyalarıma…” Sensizlik bile tek başına bırakılmıyor ona; hatıralar her gece yeniden geliyor, geçmişi uyandırıyor. Unutmak mümkün olmadığı gibi, hatırlamak da gönle ayrı bir hançer oluyor. Ve bütün bu kaybın ardından söylenen cümle çok ağır: “Zâyi ettim âtîmi, aklım sende kaldı.” Çünkü kaybolan yalnız bugün değildir. Mahbûbeyle tahayyül edilen âtî, kurulacak hayat, yaşanacak günler ve gerçekleşmesi beklenen bütün ihtimaller de onunla beraber gitmiştir. İkinci bölümde şiir faniliğe dönüyor: “Ben de yolcuyum sen gibi…” Bir gün kendisinin de bu dünyadan ayrılacağını bilen âşık, ölümden ziyade ardında kalacak sessizliği düşünüyor. Mezar taşında dahi sevdiğinin adı olmayacak; özlemini bilenler azalacak, dost bildikleri belki başucuna gelmeyecek… Fakat uşşâk anlayacaktır. Çünkü aynı hâr ile yanmış bir başka gönül, hiç tanımadığı bir âşığın başında dahi bir Fâtiha okuyabilir. Ve şiir, bütün o ateşin ardından yine aynı yere varıyor: “Zâyi ettim hârımı, aklım sende kaldı.” Önce kendini, sonra efkârını, sıhhatini, ruhunu, âtîsini ve nihayet hârını zâyi eden âşığın değişmeyen tek şeyi budur: Ne kadarını kaybederse kaybetsin, aklı hâlâ sevdiğinde kalmıştır. 🤍 Bu mısralar sana da dokunduysa, 📌 Kaydet ki unutulmasın, 📤 Aklından hiç çıkaramadığın bir gönle gönder, 💬 Sence hicrânın en ağır tarafı geçmişi unutamamak mı, yoksa birlikte kurulmuş geleceğin artık hiç yaşanmayacağını bilmek mi? #DivanıMuhtaç #Şiir #Hicran #Hasret #Gönül

About