@arda.ryandika: Data Analyst itu bukan role yang murni technical, karena pada dasarnya peran kita sebagai Problem Solver alias membantu memecahkan masalah bisnis. Terutama dengan menggunakan data. Makanya penting banget buat ngerti soal aspek Business-nya itu sendiri. Kalau nggak kita bakal jadi Query Monkey, alias disuruh-suruh narikin data doang. Data Analyst yang baik akan menjadi sparing partner diskusi yang bermanfaat bagi business stakeholder. Karena kita bisa memberikan saran dari sudut pandang mana atau dengan metodologi seperti apa kita bisa mengolah data sehingga menjadi insight yang tepat.

Arda | Lead AI 🇪🇺
Arda | Lead AI 🇪🇺
Open In TikTok:
Region: ID
Thursday 20 November 2025 06:15:49 GMT
1797
111
3
2

Music

Download

Comments

mesamoelsiantoeri
MeSamoel :
Tks ilmunya mas 🙏🙏🙏
2025-11-20 07:01:05
1
To see more videos from user @arda.ryandika, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme) (2006) sadece bir film değil; yaşadığımız her gerilemenin, güçlü bir geri dönüşün temeli olabileceğini hatırlatan bir hikâye. Chris Gardner’ın ilham veren gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, neredeyse sahip olduğu her şeyi kaybeden bir adamı anlatıyor: evini, maddi güvencesini ve bir zamanlar hayalini kurduğu hayatı. Ancak kaybetmediği tek şey umudu oluyor. Evsizlikle mücadele ederken bir yandan küçük oğlunu büyütmeye çalışan Chris, hayallerinden vazgeçmeyi reddediyor. Azmin, çok çalışmanın ve koşulsuz sevginin en zor şartların bile üstesinden gelebileceğini gösteriyor. Will Smith, kariyerinin en duygusal performanslarından birini sergiliyor. Gerçek hayattaki oğlu Jaden Smith ile arasındaki doğal uyum ise her sahnenin çok daha samimi ve kişisel hissettirmesini sağlıyor. Film, gerçek dışı mucizelere ya da abartılı sürprizlere ihtiyaç duymuyor. Bunun yerine dayanıklılık, fedakârlık, babalık, hırs ve hayat sana vazgeçmen için her türlü sebebi sunarken bile kendine inanabilmek üzerine sade ve dürüst bir hikâye anlatıyor. Filmin verdiği en güçlü mesajlardan biri şu: Mutluluk, kolayca karşına çıkan bir şey değil; uğruna mücadele ettiğin bir şeydir. Her reddedilme, her uykusuz gece, her başarısızlık ve her küçük zafer bu yolculuğun bir parçası hâline geliyor. Filmi zamansız yapan şey de tam olarak bu. Eğer kendini kaybolmuş, motivasyonsuz hissediyor ya da geleceğini sorguluyorsan, The Pursuit of Happyness gerçekten bakış açını değiştirebilecek nadir filmlerden biri. Başarının nereden başladığınla değil, ilerlemeyi bırakmamanla ilgili olduğunu hatırlatıyor. Hayatta en az bir kez izlenmeyi hak eden bir başyapıt.
The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme) (2006) sadece bir film değil; yaşadığımız her gerilemenin, güçlü bir geri dönüşün temeli olabileceğini hatırlatan bir hikâye. Chris Gardner’ın ilham veren gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, neredeyse sahip olduğu her şeyi kaybeden bir adamı anlatıyor: evini, maddi güvencesini ve bir zamanlar hayalini kurduğu hayatı. Ancak kaybetmediği tek şey umudu oluyor. Evsizlikle mücadele ederken bir yandan küçük oğlunu büyütmeye çalışan Chris, hayallerinden vazgeçmeyi reddediyor. Azmin, çok çalışmanın ve koşulsuz sevginin en zor şartların bile üstesinden gelebileceğini gösteriyor. Will Smith, kariyerinin en duygusal performanslarından birini sergiliyor. Gerçek hayattaki oğlu Jaden Smith ile arasındaki doğal uyum ise her sahnenin çok daha samimi ve kişisel hissettirmesini sağlıyor. Film, gerçek dışı mucizelere ya da abartılı sürprizlere ihtiyaç duymuyor. Bunun yerine dayanıklılık, fedakârlık, babalık, hırs ve hayat sana vazgeçmen için her türlü sebebi sunarken bile kendine inanabilmek üzerine sade ve dürüst bir hikâye anlatıyor. Filmin verdiği en güçlü mesajlardan biri şu: Mutluluk, kolayca karşına çıkan bir şey değil; uğruna mücadele ettiğin bir şeydir. Her reddedilme, her uykusuz gece, her başarısızlık ve her küçük zafer bu yolculuğun bir parçası hâline geliyor. Filmi zamansız yapan şey de tam olarak bu. Eğer kendini kaybolmuş, motivasyonsuz hissediyor ya da geleceğini sorguluyorsan, The Pursuit of Happyness gerçekten bakış açını değiştirebilecek nadir filmlerden biri. Başarının nereden başladığınla değil, ilerlemeyi bırakmamanla ilgili olduğunu hatırlatıyor. Hayatta en az bir kez izlenmeyi hak eden bir başyapıt.

About