@szdn41: #explore #fyp #viral #4u

Shmokh
Shmokh
Open In TikTok:
Region: SA
Monday 29 December 2025 17:48:01 GMT
1395887
113234
1761
42136

Music

Download

Comments

7l.rii
A :
دكتوره وش تخصصك ؟ ناويه اتعب الايام الجايه
2025-12-29 22:44:58
5140
zcvm_511
𝑴𝑨𝑺𝑯𝑨𝑳 :
أنا ولا هي ؟
2025-12-30 03:28:32
2525
meshariㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
mmmmmmmmmmmmm :
2025-12-30 00:27:39
3044
ur7jk
فَـ :
استاذه بطني مصدع وراسي يمغصني
2026-02-04 19:02:12
276
i2xaa
🐈‍⬛ :
تعبانه انا اه
2025-12-30 12:31:20
678
1ft07
s :
دكتوره احس تعبانن
2025-12-30 02:14:19
431
.jd.36
سلمان العنزي :
ماتشوفني اقول اهه
2025-12-30 09:01:52
119
syt3434
not :
سوريا ياو
2025-12-30 13:17:55
12
_hhx
wَHm :
2026-02-04 13:56:46
11
.ks0z
WLO :
اه انا مريض
2025-12-30 02:03:35
85
ii5____1
Asmaa 💕 . . :
الشخص الخطأ بالمكان الصحيح
2025-12-30 22:13:07
55
3ah871
بدر الرويلي :
مشغول
2025-12-30 09:13:31
75
3iiuj
ْ :
الزين م يكمل الله يعوضك بس
2025-12-31 01:55:13
41
fsaxx4
F :
التعليقات
2025-12-30 03:36:10
19
4lliliu11
M⭐️⭐️ :
2025-12-30 10:29:31
9
rili.lx
ñ :
يادكتوره تكفين تعبانه
2026-01-01 15:55:33
12
evuuil
: شكيتَ そ . :
تعباننن
2025-12-30 07:37:33
7
oo_liy2
Bader :
اغلى شي البالطو
2025-12-30 18:15:14
6
kw2
kw2 :
انا الخبره
2025-12-30 10:51:08
26
oor1.0
M :
يا سستر يا سستر
2025-12-30 10:43:18
5
.ccccs
Me :
أنا حامل
2025-12-30 08:47:33
6
faisal08355
🇸🇦FAISAL⚔️ :
استغفرالله واتوب اليه
2025-12-30 18:51:32
5
lixc_30
Łe :
اهخ يا ربي طلع لي مقطعك بعز حلطمتي على الكيمياء 😔 والله مدري ايش اقول بس بقوم ازاكر عشان ابغا اصير زيك ان شاء الله
2025-12-31 16:35:11
6
p_u1
SULTAN :
يا دكتوره مساش الله
2025-12-30 13:19:14
5
6unfortunatell
6unfortunatell :
2025-12-29 23:04:19
7
To see more videos from user @szdn41, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

WHE ARE THE BEST 💛❤️ .. 2021 yazında Galatasaray sadece transfer yapmadı. Bir kimlik değiştirmeye çalıştı. Yıllardır yaşlı yıldızlarla günü kurtarmaya çalışan bir takım… bu kez geleceğe yatırım yapıyordu. Victor Nelsson. Sacha Boey. Cicaldau. Morutan. Barış Alper. Bunlar sadece transfer değildi. Galatasaray’ın geleceğe attığı zarlar gibiydi. Fatih Terim artık başka bir şey istiyordu. Daha genç… daha dinamik… daha modern bir takım. Ama Türkiye’de modernleşmek bazen maç kaybetmek demekti. Sezon başladığında takımın eksikleri belliydi. Oyuncular gençti. Sistem oturmamıştı. Ama yine de taraftarın içinde bir umut vardı. Çünkü ilk kez uzun süredir Galatasaray’ın bir planı var gibi görünüyordu. Fakat Süper Lig… sabırlı bir yer değildi. Galatasaray ligde puan kaybetmeye başladıkça tribünlerin sesi değişmeye başladı. Önce homurdanmalar geldi. Sonra ıslıklar. Özellikle içeride kaybedilen puanlar taraftarı çıldırtıyordu. Takım topa sahip oluyor… ama üretemiyordu. Savunma öne çıkıyor… ama arkada dev boşluklar bırakıyordu. Fatih Terim’in kurmaya çalıştığı geçiş oyunu… Türkiye liginde duvara çarpmıştı. Çünkü Anadolu takımları kapanıyordu. Galatasaray ise set hücumunda çaresiz kalıyordu. Bir anda takımın bütün hücum planı Kerem Aktürkoğlu’nun bireyselliğine dönüştü. Ama işin garip tarafı şuydu… Galatasaray Avrupa’da bambaşka bir takım gibiydi. Marsilya maçları. Lazio galibiyeti. Lokomotiv deplasmanı. Avrupa’da Galatasaray daha kontrollü oynuyor… geçiş kovalıyor… rakip arkada alan bırakıyordu. Ve bu sistem Avrupa’da işe yarıyordu. Bir anda insanlar şunu sormaya başladı: “Bu takım Avrupa’da oynuyor da ligde neden çözülemiyor?” Cevap aslında basitti. Galatasaray aynı anda iki farklı futbol oynamaya çalışıyordu. Avrupa’da reaksiyon veren takım olabiliyordu. Ama ligde oyunu kurması gereken taraftı. Ve bu takım… oyun kurabilecek kadar hazır değildi. Sonra işler daha da karıştı. Yönetim baskı altındaydı. Taraftar sabırsızdı. Medya her hafta krizi büyütüyordu. Ve sonunda Türk futbolunun klasik hikâyesi başladı. Suçlu arandı. Ocak ayına gelindiğinde Galatasaray ligde beklenmeyecek kadar kötü durumdaydı. Taraftar artık sadece mutsuz değildi. Öfkeliydi. NEF Stadyumu’nda yükselen ıslık sesleri… aslında bir projenin çöküş sesiydi. Ve sonra olan oldu. Fatih Terim gönderildi. Ama asıl olay… Fatih Terim’in gönderilmesi değildi. Çünkü Galatasaray sadece hocasını kaybetmemişti. Aynı zamanda projenin liderini kaybetmişti. Yerine Domenec Torrent geldi. Pep Guardiola ekolünden gelen modern bir teknik adam. Kağıt üstünde mantıklı görünüyordu. Ama zamanlama felaketti. Torrent geldiğinde takımın özgüveni bitmişti. Tribün sabrını kaybetmişti. Oyuncular baskı altındaydı. Ve Torrent daha ilk haftalarda taraftarın tepkisini hissetmeye başladı. Her puan kaybı daha büyük bir kaosa dönüşüyordu. Galatasaray bazen iyi futbol oynuyor gibi görünüyordu… ama savunmada dağılıyordu. Bazen topa hükmediyordu… ama sonuç alamıyordu. Takım sahada fikir değiştiriyor gibiydi. Bir yanda Fatih Terim’den kalan geçiş oyunu alışkanlıkları… diğer yanda Torrent’in pozisyon oyunu denemeleri. Ortada kalmış bir takım vardı. Ve sezon ilerledikçe artık mesele puan değildi. Galatasaray kim olduğunu kaybetmeye başlamıştı. Taraftarın bazı maçlarda oyuncuları ıslıklaması… yönetimin sürekli eleştirilmesi… teknik direktör değişikliği… Bütün sezonu ağır bir psikolojik baskıya çevirdi. Ama işin ironik tarafı şuydu… O dönem başarısız görülen transferlerin bazıları daha sonra takımın en değerli oyuncularına dönüştü. Sacha Boey. Nelsson. Barış Alper. Belki de problem transfer değildi. Belki de problem… Türkiye’de hiçbir projenin hata yapacak kadar zamanı olmamasıydı. Ve 2021-22 sezonu… Galatasaray’ın sadece kötü oynadığı bir sezon değil… Bir fikrin yarım kaldığı sezondu.#fyp #ucl #galatasaray #keşfet #foryoupage
WHE ARE THE BEST 💛❤️ .. 2021 yazında Galatasaray sadece transfer yapmadı. Bir kimlik değiştirmeye çalıştı. Yıllardır yaşlı yıldızlarla günü kurtarmaya çalışan bir takım… bu kez geleceğe yatırım yapıyordu. Victor Nelsson. Sacha Boey. Cicaldau. Morutan. Barış Alper. Bunlar sadece transfer değildi. Galatasaray’ın geleceğe attığı zarlar gibiydi. Fatih Terim artık başka bir şey istiyordu. Daha genç… daha dinamik… daha modern bir takım. Ama Türkiye’de modernleşmek bazen maç kaybetmek demekti. Sezon başladığında takımın eksikleri belliydi. Oyuncular gençti. Sistem oturmamıştı. Ama yine de taraftarın içinde bir umut vardı. Çünkü ilk kez uzun süredir Galatasaray’ın bir planı var gibi görünüyordu. Fakat Süper Lig… sabırlı bir yer değildi. Galatasaray ligde puan kaybetmeye başladıkça tribünlerin sesi değişmeye başladı. Önce homurdanmalar geldi. Sonra ıslıklar. Özellikle içeride kaybedilen puanlar taraftarı çıldırtıyordu. Takım topa sahip oluyor… ama üretemiyordu. Savunma öne çıkıyor… ama arkada dev boşluklar bırakıyordu. Fatih Terim’in kurmaya çalıştığı geçiş oyunu… Türkiye liginde duvara çarpmıştı. Çünkü Anadolu takımları kapanıyordu. Galatasaray ise set hücumunda çaresiz kalıyordu. Bir anda takımın bütün hücum planı Kerem Aktürkoğlu’nun bireyselliğine dönüştü. Ama işin garip tarafı şuydu… Galatasaray Avrupa’da bambaşka bir takım gibiydi. Marsilya maçları. Lazio galibiyeti. Lokomotiv deplasmanı. Avrupa’da Galatasaray daha kontrollü oynuyor… geçiş kovalıyor… rakip arkada alan bırakıyordu. Ve bu sistem Avrupa’da işe yarıyordu. Bir anda insanlar şunu sormaya başladı: “Bu takım Avrupa’da oynuyor da ligde neden çözülemiyor?” Cevap aslında basitti. Galatasaray aynı anda iki farklı futbol oynamaya çalışıyordu. Avrupa’da reaksiyon veren takım olabiliyordu. Ama ligde oyunu kurması gereken taraftı. Ve bu takım… oyun kurabilecek kadar hazır değildi. Sonra işler daha da karıştı. Yönetim baskı altındaydı. Taraftar sabırsızdı. Medya her hafta krizi büyütüyordu. Ve sonunda Türk futbolunun klasik hikâyesi başladı. Suçlu arandı. Ocak ayına gelindiğinde Galatasaray ligde beklenmeyecek kadar kötü durumdaydı. Taraftar artık sadece mutsuz değildi. Öfkeliydi. NEF Stadyumu’nda yükselen ıslık sesleri… aslında bir projenin çöküş sesiydi. Ve sonra olan oldu. Fatih Terim gönderildi. Ama asıl olay… Fatih Terim’in gönderilmesi değildi. Çünkü Galatasaray sadece hocasını kaybetmemişti. Aynı zamanda projenin liderini kaybetmişti. Yerine Domenec Torrent geldi. Pep Guardiola ekolünden gelen modern bir teknik adam. Kağıt üstünde mantıklı görünüyordu. Ama zamanlama felaketti. Torrent geldiğinde takımın özgüveni bitmişti. Tribün sabrını kaybetmişti. Oyuncular baskı altındaydı. Ve Torrent daha ilk haftalarda taraftarın tepkisini hissetmeye başladı. Her puan kaybı daha büyük bir kaosa dönüşüyordu. Galatasaray bazen iyi futbol oynuyor gibi görünüyordu… ama savunmada dağılıyordu. Bazen topa hükmediyordu… ama sonuç alamıyordu. Takım sahada fikir değiştiriyor gibiydi. Bir yanda Fatih Terim’den kalan geçiş oyunu alışkanlıkları… diğer yanda Torrent’in pozisyon oyunu denemeleri. Ortada kalmış bir takım vardı. Ve sezon ilerledikçe artık mesele puan değildi. Galatasaray kim olduğunu kaybetmeye başlamıştı. Taraftarın bazı maçlarda oyuncuları ıslıklaması… yönetimin sürekli eleştirilmesi… teknik direktör değişikliği… Bütün sezonu ağır bir psikolojik baskıya çevirdi. Ama işin ironik tarafı şuydu… O dönem başarısız görülen transferlerin bazıları daha sonra takımın en değerli oyuncularına dönüştü. Sacha Boey. Nelsson. Barış Alper. Belki de problem transfer değildi. Belki de problem… Türkiye’de hiçbir projenin hata yapacak kadar zamanı olmamasıydı. Ve 2021-22 sezonu… Galatasaray’ın sadece kötü oynadığı bir sezon değil… Bir fikrin yarım kaldığı sezondu.#fyp #ucl #galatasaray #keşfet #foryoupage

About