Okqn_1 :
Tam bir sene olmuş. Kimse hatırlamaz; ben çok iyi hatırlıyorum. Sokakta, kaldırımda saatlerce ağladığımı, duvarları yumrukladığımı; ailemi arayıp ağlamaktan konuşamadığım o anı… Her şeyin üst üste geldiği, aileden uzak kalmayı sindiremediğim, özlemi iliklerime kadar hissettiğim zamanı. Ben o gün anladım: 21 Aralık gerçekten en uzun geceymiş.
Ve yine uzaktayım. Çevrem çok kalabalık ama ben yine yalnız hissediyorum; dolduramıyorum boşluğu, hâlâ devam ediyor. Düşünceler… Kafamı yastığa koyduğumda uyuyamıyorum, saatlerce belki de sabaha kadar. Bu sefer sanırım gerçekten bittim; artık hiçbir şeyi kaldıramıyorum. Kafam her an dolu ama daha da ağırı, hiçbir şey olmamış gibi davranmak: insanlara neşe kaynağı olmak, hep mutluymuş gibi görünmek… Oysa ben gerçekten mutlu değilim. Kafamdaki sesler yeniden başladı; yıldızını kaybeden denizci gibi hissediyorum kendimi, nereye çekilsem sürükleniyorum. İçimdeki dert beni yiyor; hiçbir şeyi başaramıyorum, olmuyor, olduramıyorum. Kimse içimi bilmiyor. Hiç bahsedemedim; belki gerçek yüzümü göstermekten çekindim, belki de… bilmiyorum. Ben ne için varım? Elimde olsa yaşamaya devam eder miydim, bilmiyorum ama kesinlikle hiç olmamış olmayı dilerdim. Hâlâ yanımda olan herkese teşekkür ediyorum. Hepinize iyi geceler.
Benim için:
“Gece, güçlü görünmeyi bırakabildiğim tek zaman.”
ve
“Yıldızını kaybeden denizci, okyanusta değil; kendinde boğulur.
2026-02-24 02:26:25