Serka.Ayk :
Bu satırları bir gün yine yorulduğunda, kimseye anlatamadığında, içinde kopanları susturamadığında aç ve oku diye sana yazıyorum. Sen, dışarıdan göründüğün gibi değilsin. İnsanlar seni güçlü sanıyor.. Oysa sen, güçlü olmak zorunda kaldığın için ayakta duran birisin. Yüreğim.. kendi hâlinde yaşamına devam ediyordu. Düzenli aralıklarla misafirler gelir, giderdi. Her gelen kısa süre kalır, ardından ardında fazla iz bırakmadan çıkıp giderdi. Ev her seferinde yeniden toparlanır, düzenini korurdu. Tıpkı senin gibi.. Dağılıp, kimse görmeden toparlanan. Senin derdin anlaşılmamak değil.. Senin derdin, yanlış anlaşılmaya bile fırsat bulamamak. İçinde kurduğun cümleleri kimseye anlatamadan yutmak. Birine “kal” demek isterken susmak. Giderken bile birini kırmamak için kendini parçalamak. Sonra.. Bir gün farklı bir misafir geldi. Sessizce odalardan birine yerleşti ve, “Burası artık bana ait,” dedi. Kalbin sahibi itiraz etmedi. Tıpkı senin etmediğin gibi.. İlk defa biri kalacak gibi hissettirmişti. İçten içe sevindin. Sürekli gidip gelen yüzler yerine, birinin kalması fikri sana huzur verdi. Hiç fark etmedin.. Kapıyı açmakla kalmadın, kendini de verdin. Zaman geçti. Yavaş yavaş odadaki eşyaların yerleri değişmeye başladı. Sahip bunu da hoş gördü. “Evi gibi hissetsin,” dedi. Tıpkı senin dediğin gibi.. Sadece eşyalar değil.. anılar değişti. Bazıları atıldı. Bazıları yok sayıldı. Sen.. hepsine sustun. Sen, sevdiğinde eksik bırakmayanlardansın. Yarım konuşmayan, yarım hissetmeyen, yarım kalmayan.. garip olan şu ki.. hep yarım kalan sen oluyorsun. Zamanla o oda bir oda olmaktan çıktı. Misafir artık sadece orada yaşamıyordu.. Evin tamamına yayılmıştı. Sen.. kendi kalbinde misafir olmaya başlamıştın. Bir gün geldi.. Misafirin bakışları değişti. Eskiden sevdiği şeylere artık uzun ama soğuk bakıyordu. Dokunduğu şeylerde eksik arıyordu. “Bu koltuk hep burada mıydı?” diye sordu.. Oysa yerini kendi değiştirmişti. İşte o an.. sen de anladın. Bir zamanlar hayranlıkla dokunan eller, şimdi kusur arayan parmaklara dönüşmüştü. En acısı.. Hâlâ onları suçlayamıyorsun. Hâlâ kendinde arıyorsun eksik olanı. Dur. Bir kere de kendin için dur. Senin eksik olanın sevgin değil. Senin eksik olanın, o sev
2026-05-03 07:14:02