@oussamaa140: لن ترها حتى لو كان عندك 🔫 #14🐜

𝘿𝙧𝙖𝙧 𝙊𝙪𝙨𝙨𝙖𝙢𝙖🐜
𝘿𝙧𝙖𝙧 𝙊𝙪𝙨𝙨𝙖𝙢𝙖🐜
Open In TikTok:
Region: DZ
Friday 17 April 2026 09:54:47 GMT
3262
126
0
1

Music

Download

Comments

There are no more comments for this video.
To see more videos from user @oussamaa140, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Plevne Kuşatması: Bir Direniş Anlatısı 1877 yılının temmuz ayında, Balkanların sarp tepeleri arasında yer alan Plevne kenti, Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini belirleyecek bir mücadelenin merkezine dönüşmüştü. Rus ordularının ve müttefik Rumen kuvvetlerinin ileri harekâtı, Tuna Nehri’ni aşarak Osmanlı topraklarına yönelmiş; Plevne ise bu ilerlemenin önünde duran son büyük engel hâline gelmişti. Kentin savunması, Gazi Osman Paşa’nın komutasındaki Osmanlı birliklerine emanet edilmişti. Osman Paşa, sınırlı imkânlarla, ancak sarsılmaz bir azimle kentin etrafında güçlü siperler ve tabyalar inşa ettirdi. Askerler, toprağı kazarak, taşları yığarak ve cephaneyi titizlikle saklayarak savunma hatlarını pekiştirdiler. İlk Rus taarruzu 20 Temmuz’da geldi. Düşman birlikleri, sayıca üstünlüklerine güvenerek saldırıya geçtiler; fakat Osmanlı topçusunun isabetli ateşi ve piyadelerin kararlı direnişi karşısında ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu zafer, Plevne’de umut ışığını yeniden yaktı. Ağustos ve eylül aylarında kuşatma sıkılaştı. Rus komutanlığı, kenti her yönden kuşatarak ikmal yollarını kestirdi. Açlık, hastalık ve cephane kıtlığı Osmanlı saflarında hissedilmeye başlandı. Buna rağmen askerler, gece gündüz nöbet tutarak, siperlerde nöbetleşe dinlenerek direnişlerini sürdürdüler. 11-12 Eylül’deki üçüncü büyük taarruzda Rus ve Rumen kuvvetleri, Griviça ve Radisyevo tabyalarına şiddetle hücum ettiler. Kanlı çarpışmalar saatlerce devam etti; siperler gövdelerle doldu, top sesleri vadileri inletiyordu. Osmanlı savunması bir kez daha kırılmadı. Düşman, ağır zayiatla geri çekildi. Kışın soğuk rüzgârları kasım ayında Plevne’yi sardı. Yiyecek stokları tükenmeye yüz tutmuş, yaralılar artmıştı. Osman Paşa, kuşatmayı yarmak ve ordusunu kurtarmak üzere 10 Aralık gecesi cesur bir çıkış harekâtı planladı. Karlı ve buzlu arazide, karanlığın örtüsü altında Osmanlı birlikleri sessizce siperlerden ayrıldı. Ancak Rus kuvvetleri, hareketi fark ederek karşı saldırıya geçti. Şiddetli çarpışma sırasında Osman Paşa yaralandı. Direnişin sembolü olan komutan, esir düştü. Plevne, aynı gün teslim oldu. Bu uzun ve kanlı kuşatma, Osmanlı ordusunun iradesini ve fedakârlığını tarihe yazdı. Plevne, yalnızca bir kentin savunması değil, bir milletin haysiyetini koruma azminin simgesi hâline geldi. Gazi Osman Paşa’nın adı, nesiller boyu direniş ve kahramanlıkla anıldı. Kuşatmanın sonuçları, savaşın gidişatını değiştirmese de, insan iradesinin en zor şartlarda bile nasıl ayakta kalabileceğini gösteren unutulmaz bir örnek olarak kaldı. #türkiye🇹🇷 #türkiye #keşfetbeni #for #keşfet
Plevne Kuşatması: Bir Direniş Anlatısı 1877 yılının temmuz ayında, Balkanların sarp tepeleri arasında yer alan Plevne kenti, Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini belirleyecek bir mücadelenin merkezine dönüşmüştü. Rus ordularının ve müttefik Rumen kuvvetlerinin ileri harekâtı, Tuna Nehri’ni aşarak Osmanlı topraklarına yönelmiş; Plevne ise bu ilerlemenin önünde duran son büyük engel hâline gelmişti. Kentin savunması, Gazi Osman Paşa’nın komutasındaki Osmanlı birliklerine emanet edilmişti. Osman Paşa, sınırlı imkânlarla, ancak sarsılmaz bir azimle kentin etrafında güçlü siperler ve tabyalar inşa ettirdi. Askerler, toprağı kazarak, taşları yığarak ve cephaneyi titizlikle saklayarak savunma hatlarını pekiştirdiler. İlk Rus taarruzu 20 Temmuz’da geldi. Düşman birlikleri, sayıca üstünlüklerine güvenerek saldırıya geçtiler; fakat Osmanlı topçusunun isabetli ateşi ve piyadelerin kararlı direnişi karşısında ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu zafer, Plevne’de umut ışığını yeniden yaktı. Ağustos ve eylül aylarında kuşatma sıkılaştı. Rus komutanlığı, kenti her yönden kuşatarak ikmal yollarını kestirdi. Açlık, hastalık ve cephane kıtlığı Osmanlı saflarında hissedilmeye başlandı. Buna rağmen askerler, gece gündüz nöbet tutarak, siperlerde nöbetleşe dinlenerek direnişlerini sürdürdüler. 11-12 Eylül’deki üçüncü büyük taarruzda Rus ve Rumen kuvvetleri, Griviça ve Radisyevo tabyalarına şiddetle hücum ettiler. Kanlı çarpışmalar saatlerce devam etti; siperler gövdelerle doldu, top sesleri vadileri inletiyordu. Osmanlı savunması bir kez daha kırılmadı. Düşman, ağır zayiatla geri çekildi. Kışın soğuk rüzgârları kasım ayında Plevne’yi sardı. Yiyecek stokları tükenmeye yüz tutmuş, yaralılar artmıştı. Osman Paşa, kuşatmayı yarmak ve ordusunu kurtarmak üzere 10 Aralık gecesi cesur bir çıkış harekâtı planladı. Karlı ve buzlu arazide, karanlığın örtüsü altında Osmanlı birlikleri sessizce siperlerden ayrıldı. Ancak Rus kuvvetleri, hareketi fark ederek karşı saldırıya geçti. Şiddetli çarpışma sırasında Osman Paşa yaralandı. Direnişin sembolü olan komutan, esir düştü. Plevne, aynı gün teslim oldu. Bu uzun ve kanlı kuşatma, Osmanlı ordusunun iradesini ve fedakârlığını tarihe yazdı. Plevne, yalnızca bir kentin savunması değil, bir milletin haysiyetini koruma azminin simgesi hâline geldi. Gazi Osman Paşa’nın adı, nesiller boyu direniş ve kahramanlıkla anıldı. Kuşatmanın sonuçları, savaşın gidişatını değiştirmese de, insan iradesinin en zor şartlarda bile nasıl ayakta kalabileceğini gösteren unutulmaz bir örnek olarak kaldı. #türkiye🇹🇷 #türkiye #keşfetbeni #for #keşfet

About