@hedwig.etcetera: Der gebildete Lord schenkt uns endlich eine Antwort. #drachenlordrw #meme #ai #deutschememes #drache

hedwig.etcetera
hedwig.etcetera
Open In TikTok:
Region: DE
Wednesday 20 May 2026 16:03:14 GMT
1266805
151268
1572
62296

Music

Download

Comments

_93_mischa_20_
Mischa.932o :
Dachte kurz AI
2026-05-22 22:16:14
7921
tonitribus_1
tonitribus_1 :
Abgesehen davon trage ich keine Brille
2026-05-20 23:22:11
17484
_german_oak_12557
_German_Oak_12557 :
Der kam unerwartet. Außerdem kam das gar nicht unerwartet.
2026-05-21 20:34:18
4035
xhydra29
Hydra :
Einfach in einem Paralleluniversum aufgewacht
2026-05-21 12:25:18
3700
derimperator3
EmperorPalpatine :
"permanente impressionistische Nebellandschaft" 😭
2026-05-21 00:34:32
948
mr.left_back
Mr.Left_Back :
hader würdne sage dass is KI
2026-05-21 11:28:03
570
zlyx.z
‍Jonas 𖣂 :
Stellt euch mal vor er hätte gesagt „Keine Ahnung, is auch völlig uninteressant“
2026-05-21 20:47:46
1176
mantarochen030
mantarochen030 :
Der Akademische Lord
2026-05-24 12:01:12
418
missusdazai
1000-7 :
Dachte kurz ai
2026-05-21 04:54:44
852
maxodachso
MaxoDachso :
Der eloquente Lord
2026-05-21 09:28:58
150
starkiller.xvc
starkiller.xvc :
Intelligenzlord
2026-05-22 12:35:22
188
healyoursoulband
HealYourSoul :
So hat er sich selbst immer gehört
2026-05-21 20:19:34
150
luksss085
Zack fair :
Ich dachte kurz wäre AI
2026-05-22 16:05:09
69
gabrielefin833
Pixpionier :
Hater würden sagen Ai😂
2026-05-22 05:40:49
59
brate_auf_schnuf
Klarkommen :
Er hat uns all die Jahre verarscht
2026-05-25 08:52:33
75
sepsis_official
Sepsis Music :
Das ist mit Abstand das intelligenteste was der Lord jemals gesagt hat
2026-06-05 19:35:45
87
chosenvillain
chosenvillain :
ai so gut ich dachte kurz er hätte skript gelesen.
2026-05-21 07:17:14
114
To see more videos from user @hedwig.etcetera, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

ÜLKÜCÜ HAREKETİN ZİNDANLARDAKİ ÇİLESİ, DARAĞAÇLARINDAKİ ŞEHADETİ 12 Eylül 1980 askerî darbesi, Türkiye’nin demokrasi tarihine ağır yaralar bırakan karanlık bir dönemin başlangıcı oldu. Darbenin ardından ülkücü hareket ağır bir baskı ve zulüm sürecine sürüklendi. Binlerce ülkücü tutuklandı; zindanlarda ağır baskı ve işkencelere maruz kaldı, ailelerinden ve sevdiklerinden koparıldı. Mamak Askerî Cezaevi ise ülkücülerin hafızasında C-5 ve “kafes” uygulamalarıyla özdeşleşen bir zulüm mekânına dönüştü. C-5’teki sorgu ve işkencelerin ardından “kafes” olarak anılan yerde uygulanan ağır disiplin ve şiddet, 12 Eylül zindanlarının hafızalara kazınan en acı simgelerinden biri oldu. Dönemin en acı ve unutulmaz sayfalarından biri, genç ülkücülerin zindanlara atılması, işkencelerden geçirilmesi ve darağaçlarına gönderilmesiydi. Darbeci Kenan Evren’in “bir sağdan, bir soldan” anlayışı, yapılan idamları sözde bir denge ve tarafsızlık görüntüsü içinde sunuyordu. Oysa ülkücü gençler açısından ortada bir “denge” değil, ağır bir zulüm ve büyük bir mağduriyet vardı. Genç yaşta tutuklandılar, yıllarca zindanlarda çile çektiler, işkencelere maruz kaldılar; bazıları ise dönemin ağır askerî yargı süreçlerinin sonunda en ağır cezaya, darağacına gönderildi. Mustafa Pehlivanoğlu başta olmak üzere darağacına gönderilen ülkücü gençlerin hayatları, darbecilerin oluşturduğu siyasi atmosfer içinde yarıda bırakıldı. Onların yaşları, aileleri, sevdikleri, hayalleri ve gelecekleri vardı. Fakat bütün bunlar bir anda ellerinden alındı. “Bir sağdan, bir soldan” denilerek ortaya konulan tablo, ülkücülerin yaşadığı zulmü hafifletmez; aksine, genç insanların hayatlarının nasıl bir siyasi denge anlayışının içinde feda edildiğini gösterir. Ülkücü gençlerin acısı bir istatistik, idamları bir denge unsuru, hayatları ise siyasi hesabın rakamı değildir. 12 Eylül’ün ülkücülere yaşattığı zindanlar, C-5’teki işkenceler, “kafes” zulmü, ağır mahkeme süreçleri, idamlar ve ailelerin çektiği tarifsiz acılar, tarihin hafızasında bütün ağırlığıyla yerini korumaktadır. Mustafa Pehlivanoğlu, Cevdet Karakaş, İsmet Şahin, Fikri Arıkan, Cengiz Baktemur, Ali Bülent Orkan, Ahmet Kerse, Halil Esendağ ve Selçuk Duracık… Dokuz genç, dokuz yarım kalmış hayat… Mustafa Pehlivanoğlu’nun darağacına gönderilmeden önce kaleme aldığı mektubundaki “Mustafalar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar.” sözleri, onun inancını ve teslim olmayan ruhunu ortaya koyuyordu. Ailesine ve sevdiklerine bıraktığı son satırlar, darağacının gölgesinde bile davasından ve inancından vazgeçmeyen bir ülkücü gencin vasiyeti olarak hafızalara kazındı. Ali Bülent Orkan’ın son günlerinde dahi ibadetine ve yarım kalan hatmini tamamlamaya önem verdiğine dair anlatımlar, onun darağacının gölgesinde bile inancına bağlı kaldığını aktaran hatıralar arasında yer aldı. Onları anmak; yalnızca isimlerini ve tarihlerini hatırlamak değildir. Zindanlarda çekilen çileyi, C-5 ve kafes zulmünü, mahkemelerde yaşanan acıları, ailelerin gözyaşlarını ve darağaçlarında yarım bırakılan hayatları unutmamaktır. 12 EYLÜL’Ü UNUTMADIK. UNUTMAYACAĞIZ. ARŞİV BELGE VE BİLGİ: solmayangullerimizarsiv@outlook.com Ruhları şad, mekânları cennet olsun. #milliyetciturkiye #solmayangüllerimiz #vefa #basbugalpaslanturkes #ülkücüsehitlerimiz
ÜLKÜCÜ HAREKETİN ZİNDANLARDAKİ ÇİLESİ, DARAĞAÇLARINDAKİ ŞEHADETİ 12 Eylül 1980 askerî darbesi, Türkiye’nin demokrasi tarihine ağır yaralar bırakan karanlık bir dönemin başlangıcı oldu. Darbenin ardından ülkücü hareket ağır bir baskı ve zulüm sürecine sürüklendi. Binlerce ülkücü tutuklandı; zindanlarda ağır baskı ve işkencelere maruz kaldı, ailelerinden ve sevdiklerinden koparıldı. Mamak Askerî Cezaevi ise ülkücülerin hafızasında C-5 ve “kafes” uygulamalarıyla özdeşleşen bir zulüm mekânına dönüştü. C-5’teki sorgu ve işkencelerin ardından “kafes” olarak anılan yerde uygulanan ağır disiplin ve şiddet, 12 Eylül zindanlarının hafızalara kazınan en acı simgelerinden biri oldu. Dönemin en acı ve unutulmaz sayfalarından biri, genç ülkücülerin zindanlara atılması, işkencelerden geçirilmesi ve darağaçlarına gönderilmesiydi. Darbeci Kenan Evren’in “bir sağdan, bir soldan” anlayışı, yapılan idamları sözde bir denge ve tarafsızlık görüntüsü içinde sunuyordu. Oysa ülkücü gençler açısından ortada bir “denge” değil, ağır bir zulüm ve büyük bir mağduriyet vardı. Genç yaşta tutuklandılar, yıllarca zindanlarda çile çektiler, işkencelere maruz kaldılar; bazıları ise dönemin ağır askerî yargı süreçlerinin sonunda en ağır cezaya, darağacına gönderildi. Mustafa Pehlivanoğlu başta olmak üzere darağacına gönderilen ülkücü gençlerin hayatları, darbecilerin oluşturduğu siyasi atmosfer içinde yarıda bırakıldı. Onların yaşları, aileleri, sevdikleri, hayalleri ve gelecekleri vardı. Fakat bütün bunlar bir anda ellerinden alındı. “Bir sağdan, bir soldan” denilerek ortaya konulan tablo, ülkücülerin yaşadığı zulmü hafifletmez; aksine, genç insanların hayatlarının nasıl bir siyasi denge anlayışının içinde feda edildiğini gösterir. Ülkücü gençlerin acısı bir istatistik, idamları bir denge unsuru, hayatları ise siyasi hesabın rakamı değildir. 12 Eylül’ün ülkücülere yaşattığı zindanlar, C-5’teki işkenceler, “kafes” zulmü, ağır mahkeme süreçleri, idamlar ve ailelerin çektiği tarifsiz acılar, tarihin hafızasında bütün ağırlığıyla yerini korumaktadır. Mustafa Pehlivanoğlu, Cevdet Karakaş, İsmet Şahin, Fikri Arıkan, Cengiz Baktemur, Ali Bülent Orkan, Ahmet Kerse, Halil Esendağ ve Selçuk Duracık… Dokuz genç, dokuz yarım kalmış hayat… Mustafa Pehlivanoğlu’nun darağacına gönderilmeden önce kaleme aldığı mektubundaki “Mustafalar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar.” sözleri, onun inancını ve teslim olmayan ruhunu ortaya koyuyordu. Ailesine ve sevdiklerine bıraktığı son satırlar, darağacının gölgesinde bile davasından ve inancından vazgeçmeyen bir ülkücü gencin vasiyeti olarak hafızalara kazındı. Ali Bülent Orkan’ın son günlerinde dahi ibadetine ve yarım kalan hatmini tamamlamaya önem verdiğine dair anlatımlar, onun darağacının gölgesinde bile inancına bağlı kaldığını aktaran hatıralar arasında yer aldı. Onları anmak; yalnızca isimlerini ve tarihlerini hatırlamak değildir. Zindanlarda çekilen çileyi, C-5 ve kafes zulmünü, mahkemelerde yaşanan acıları, ailelerin gözyaşlarını ve darağaçlarında yarım bırakılan hayatları unutmamaktır. 12 EYLÜL’Ü UNUTMADIK. UNUTMAYACAĞIZ. ARŞİV BELGE VE BİLGİ: [email protected] Ruhları şad, mekânları cennet olsun. #milliyetciturkiye #solmayangüllerimiz #vefa #basbugalpaslanturkes #ülkücüsehitlerimiz

About