@tranduchuy7979: Mũ Điều Hòa Vành thép Cứng#mudieuhoa #tiktokviral #banhangtiktokshop

Trần Đức Huy
Trần Đức Huy
Open In TikTok:
Region: VN
Tuesday 26 May 2026 09:59:00 GMT
1101
4
0
0

Music

Download

Comments

There are no more comments for this video.
To see more videos from user @tranduchuy7979, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Son günlerde sosyal medyada en çok konuşulan isimlerden biri olan Abdullah Güner, Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinden 20 yaşında bir üniversite adayıdır. 2024 yılında Suruç 11 Nisan Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden mezun olan Güner, 2026 yılında üçüncü kez YKS'ye girdi. Kendisini kamuoyuna tanıtan olay ise sınavdan sonra Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), ÖSYM ve ilgili kurumlara karşı Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) sisteminin iptali veya en azından 2026 YKS'de uygulanmasının durdurulması talebiyle hukuki süreç başlatması oldu. Güner, açtığı davanın yalnızca kendi üniversite hayali için olmadığını, devlet okullarında okuyan ve OBP sistemi nedeniyle mağdur olduğunu düşündüğü milyonlarca öğrenciyi temsil etmek amacıyla hareket ettiğini ifade ediyor. Maddi imkânlarının sınırlı olduğunu, üniversiteye hazırlanırken inşaatta çalıştığını ve hukuk okuyarak eğitim sistemindeki adaletsizliklerle mücadele etmek istediğini de çeşitli açıklamalarında dile getirdi.  Abdullah Güner'in temel itirazı, üniversite yerleştirmelerinde kullanılan OBP sisteminin öğrencileri eşit şartlarda yarıştırmadığı yönünde. Türkiye'de YKS puanına eklenen OBP, öğrencinin lise diploma notundan hesaplanıyor ve yerleştirme puanına önemli ölçüde katkı sağlıyor. Ancak Güner'e göre farklı liselerde uygulanan not verme standartları birbirinden çok farklı olduğu için aynı akademik başarıya sahip iki öğrenciden biri sadece okulundaki notlandırma sistemi nedeniyle daha yüksek yerleştirme puanı elde edebiliyor. Özellikle bazı özel okullarda notların gerçeği yansıtmayacak şekilde yüksek tutulduğu, buna karşılık birçok devlet okulunda daha katı bir değerlendirme yapıldığı yönündeki uzun süredir devam eden tartışmaların artık hukuki zemine taşınması gerektiğini savunuyor.  Dava dosyasında öne çıkan en önemli iddialardan biri, OBP uygulamasının eğitimde fırsat eşitliğini zedelediği. Güner, dilekçesinde Millî Eğitim Bakanlığı, ÖSYM ve ilgili kurumların uyguladığı mevcut sistemin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın eşitlik ve eğitim hakkına ilişkin hükümleriyle bağdaşmadığını ileri sürüyor. Özellikle Anayasa'nın kanun önünde eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesi ile eğitim ve öğrenim hakkını düzenleyen 42. maddesine atıf yaparak, devletin tüm öğrencileri eşit koşullarda değerlendirmekle yükümlü olduğunu savunuyor. Ona göre öğrencilerin üniversite sıralamasını belirleyen unsur yalnızca merkezi sınav performansı olmalı; okuldan okula değişen notlandırma anlayışı milyonlarca öğrencinin kaderini etkilememeli.  Güner'in iddialarında en çok dikkat çeken konu ise
Son günlerde sosyal medyada en çok konuşulan isimlerden biri olan Abdullah Güner, Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinden 20 yaşında bir üniversite adayıdır. 2024 yılında Suruç 11 Nisan Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden mezun olan Güner, 2026 yılında üçüncü kez YKS'ye girdi. Kendisini kamuoyuna tanıtan olay ise sınavdan sonra Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), ÖSYM ve ilgili kurumlara karşı Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) sisteminin iptali veya en azından 2026 YKS'de uygulanmasının durdurulması talebiyle hukuki süreç başlatması oldu. Güner, açtığı davanın yalnızca kendi üniversite hayali için olmadığını, devlet okullarında okuyan ve OBP sistemi nedeniyle mağdur olduğunu düşündüğü milyonlarca öğrenciyi temsil etmek amacıyla hareket ettiğini ifade ediyor. Maddi imkânlarının sınırlı olduğunu, üniversiteye hazırlanırken inşaatta çalıştığını ve hukuk okuyarak eğitim sistemindeki adaletsizliklerle mücadele etmek istediğini de çeşitli açıklamalarında dile getirdi.  Abdullah Güner'in temel itirazı, üniversite yerleştirmelerinde kullanılan OBP sisteminin öğrencileri eşit şartlarda yarıştırmadığı yönünde. Türkiye'de YKS puanına eklenen OBP, öğrencinin lise diploma notundan hesaplanıyor ve yerleştirme puanına önemli ölçüde katkı sağlıyor. Ancak Güner'e göre farklı liselerde uygulanan not verme standartları birbirinden çok farklı olduğu için aynı akademik başarıya sahip iki öğrenciden biri sadece okulundaki notlandırma sistemi nedeniyle daha yüksek yerleştirme puanı elde edebiliyor. Özellikle bazı özel okullarda notların gerçeği yansıtmayacak şekilde yüksek tutulduğu, buna karşılık birçok devlet okulunda daha katı bir değerlendirme yapıldığı yönündeki uzun süredir devam eden tartışmaların artık hukuki zemine taşınması gerektiğini savunuyor.  Dava dosyasında öne çıkan en önemli iddialardan biri, OBP uygulamasının eğitimde fırsat eşitliğini zedelediği. Güner, dilekçesinde Millî Eğitim Bakanlığı, ÖSYM ve ilgili kurumların uyguladığı mevcut sistemin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın eşitlik ve eğitim hakkına ilişkin hükümleriyle bağdaşmadığını ileri sürüyor. Özellikle Anayasa'nın kanun önünde eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesi ile eğitim ve öğrenim hakkını düzenleyen 42. maddesine atıf yaparak, devletin tüm öğrencileri eşit koşullarda değerlendirmekle yükümlü olduğunu savunuyor. Ona göre öğrencilerin üniversite sıralamasını belirleyen unsur yalnızca merkezi sınav performansı olmalı; okuldan okula değişen notlandırma anlayışı milyonlarca öğrencinin kaderini etkilememeli.  Güner'in iddialarında en çok dikkat çeken konu ise "not enflasyonu" olarak adlandırılan durum. Buna göre bazı özel okullarda öğrencilerin diploma notlarının olağan dışı şekilde yüksek tutulduğu, bunun da OBP hesaplamasında önemli avantaj sağladığı öne sürülüyor. Bu iddia uzun yıllardır eğitim camiasında tartışılsa da, Abdullah Güner bu tartışmayı bireysel bir dava aracılığıyla mahkemeye taşıyan isimlerden biri oldu. Güner, devlet okullarında daha sıkı notlandırma yapıldığını, buna karşılık bazı özel okulların ticari kaygılar nedeniyle öğrencilerine yüksek diploma notu verdiğini ve bunun merkezi sınavda daha başarılı olan birçok öğrencinin geriye düşmesine yol açtığını savunuyor. Ancak bu iddialar davacının hukuki tezleri olup, her okul için geçerli olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.  Dava açılmadan önce Güner'in çeşitli kurumlara başvuruda bulunduğu da biliniyor. Açıklamalarına göre önce CİMER'e, ardından TBMM Milli Eğitim Komisyonu'na, ÖSYM'ye ve MEB'e başvurarak OBP sisteminin değiştirilmesini talep etti. Bu başvurulardan istediği sonucu alamayınca idare mahkemesine dava açma yolunu seçti. Haberlerde yer alan bilgilere göre dosya Şanlıurfa İdare Mahkemesi üzerinden yetkili mahkemeye gönderildi ve yürütmenin durdurulması talebi de dilekçede yer aldı. Güner, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı vermesi hâlinde 2026 YKS yerleştirme sürecinin etkilenebileceğini savunurken, bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tamamen mahkemenin değerlendirmesine bağlı. #keşfet #fyp #viral

About