@laura..cupolo: Sweet🖤🌟

Laura
Laura
Open In TikTok:
Region: US
Saturday 13 June 2026 23:06:34 GMT
566
133
24
1

Music

Download

Comments

ur.fav.cat1
ur.fav.cat1✝️🇮🇹 :
Gorg
2026-06-14 05:05:14
0
angelina_donofrio
angelina :
gorgg
2026-06-14 04:34:47
0
dylan.6510
dylan :
so prettyy
2026-06-14 04:25:21
0
iz.analiyahhh
ANA :
Cutieee
2026-06-14 05:14:51
0
jas_0731
✩ Jas ✩ :
Woww😍😍
2026-06-14 03:36:40
0
madelinesspammm19
maddie 😜 :
My bsf
2026-06-14 00:03:20
0
erin.f220
Erin :
Cutie
2026-06-13 23:11:16
0
dylan.6510
dylan :
gorg
2026-06-14 04:25:22
0
𝚄𝙵𝙾
maya 🤍 :
yup gorgeous
2026-06-14 02:29:14
0
kh4dija.k
khadijaa :
gorggg
2026-06-13 23:08:08
0
giadaaadamato
gia :
beauty
2026-06-13 23:32:53
0
gianna_saviano
gianna :
Love youuu
2026-06-13 23:55:16
0
.daniellareinaa
dani😚😚 :
So gorg wow
2026-06-14 00:59:30
0
ales_sia18
Alessia🇮🇹 :
baddie 😘😘
2026-06-13 23:09:12
0
gianna_saviano
gianna :
So gorgeous
2026-06-13 23:53:25
0
ales_sia18
Alessia🇮🇹 :
Stunningg
2026-06-13 23:08:57
0
giadaaadamato
gia :
FACE CARDDD
2026-06-13 23:32:57
0
ales_sia18
Alessia🇮🇹 :
Okayy gorgeous
2026-06-13 23:08:54
0
goldfishbrainlol
goldfishbrainlol :
cutieee
2026-06-15 01:02:32
0
.daniellareinaa
dani😚😚 :
HI TAN
2026-06-14 00:59:26
0
soph123210
soph💝💝 :
😍😍😍
2026-06-14 00:31:53
0
gianna_saviano
gianna :
😍😍😍
2026-06-13 23:55:14
0
chiara.sordilli
chiara🫧 :
😍😍
2026-06-14 00:19:54
0
To see more videos from user @laura..cupolo, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Edin Dzeko, Bosna Hersek'teki çocuklara muhteşem bir mektup yazdı.
Edin Dzeko, Bosna Hersek'teki çocuklara muhteşem bir mektup yazdı. "Bosna Hersek'teki sevgili çocuklar, sizin için bir mesajım var. Hiçbir şey imkansız değil. Hiçbir şey. Bosna Hersekli olduğumuz için şanslıyız. Bunu hayalini yaşayan bir adam olduğum için söylemiyorum, ayrıca savaştan kurtulmuş bir çocuk olarak da söylüyorum. Bambaşka bir kaderim olabilirdi. Saraybosna'daki o günler hakkında konuşmayı sevmiyorum ama o günleri anlamanız çok önemli. Başladığında 6 yaşındaydım. Sirenlerin çaldığı ilk anı hatırlıyorum. Annem beni aldı ve ayakkabılığın arkasına saklandık. Bu birinci gündü. Dört yıl boyunca sürdü. Ne olduğunu tam olarak anlamamıştık ama her günümüz korkunç geçiyordu. Evimiz kalmak için tamamıyla güvensiz hale gelince, dedemlerin yanına taşındık. 40 metre kare bir evde 15 kişiydik. Hepimiz yerde uyuyorduk. Birlikte Monopoly oynardık. Dışarı çıkmak tehlikeliydi çünkü her yerde keskin nişancılar bekliyordu. Kuzenlerimle birlikte yere oturur, saatlerce oynardık. Sirenleri ve bomba seslerini duyardık. Bazen yer sallanırdı. Oynarken birkaç dakikalığına savaşı unuturduk. Sadece bir anlığına çocuk olmamıza izin vardı. Dışarıda futbol oynamak istiyorduk ama her gün dışarıda masum insanların ambulanslarla hastaneye götürüldüğünü görüyorduk. Peki ya bir çocuğu dört yıl boyunca bir evde nasıl tutabilirsiniz? Tabii ki tutamazsınız ve büyüklerimiz de bunu biliyordu. Nadiren de olsa etraf sakin göründüğünde, annem dışarı çıkmamıza izin verirdi. Çıkardık ve mahalledeki diğer çocuklarla futbol oynardık. Annemin o anlara bakışlarını asla unutmayacağım. Yüzünde bir gülümseme vardı çünkü futbol oynarken beni görünce mutlu oluyordu. Ama gözlerine baktığımda da ne kadar korktuğunu görüyordum çünkü eve geri dönemeyebilirdim. Zaman zaman suyumuz biterdi. Kovalarımızı alır ve sıraya girerdik. Elektrik yoktu, dolayısıyla asansör de. O kovaları taşırdık. Üçüncü kat, dördüncü kat... 6 kat daha kaldı... Saraybosna'daki en zayıf çocuk bendim. Yemek de bizim için problemdi. Ailelerimiz bunun için hayatlarını riske etti. Bazen yemek dolu kutular gökyüzünden bırakılırdı, sanki sihirmiş gibi... Nereden geldiğini bilmezdik, umurumuzda da değildi. Tatları inanılmazdı. Her gün aynı şeyi yediğinde, fıstık ezmesi gökten gelen bir hediyeymiş gibi oluyor. Günün sonunda, bir şekilde hayatta kaldık. Geri dönüp baktığımda ne kadar güçlü olduğumuza dair şoka giriyorum. Küçücük çocuklardık. Onlarca masum insan öldü. Ne için? Para için. Güç için. Ego için. Yani hiçbir şey için. Bugün haberlerde savaş gördüğümde berbat hissediyorum. Bunun hiçbir yerde yaşanmasını istemiyorum. Ama nedense yetişkinler bunu asla öğrenemiyor. Savaş bittiğinde 10 yaşındaydım. Futbolcu olmak gibi bir planım yoktu. İmkansız geliyordu, bu konuda hayalim bile yoktu. Her şey paramparça edilmişti. Futbolu sadece sevdiğim için oynuyordum. Babam eskiden ekmek taşırdı. Ben ilk kulübüme katılınca, işine aralar verir ve beni götürüp getirirdi. Yoldayken bana hep 'kibar ol, herkese aynı şekilde davran, nereden oldukları ve ne yaptıklarının önemi yok' derdi. Bunu asla unutmadım. O da alt liglerde futbol oynamıştı, benim kahramanımdı. Arabadan indiğimde bana muz verirdi ve 'iyi şanslar oğlum' derdi. Hafta sonları televizyonda birlikte maç izlerdik. O dönemde Serie A en iyi ligdi. Shevchenko'yu duydunuz mu? Ona bayılırdım. İtalya'yı çok severdim. Dünyanın öbür ucundaki bir peri masalı gibi gelirdi. Orada futbol oynamayı hayal bile edemezdim. Zeljeznicar'ın A takımında futbol oynamak tek hedefimdi. Hocalarımdan biri bana Sheva diye seslenmeye başladı çünkü sarışındım ve çok gol atıyordum. Hoşuma gitmişti. 19 yaşındayken bir başka hoca geldi ve beni Çekya'ya götürmek istediğini söyledi. Bosna'dan ayrılmak istemedim ama oraya gidersem hayalimi gerçekleştirme ihtimalimin daha yüksek olduğunu söyledi. Dürüst olmak gerekirse hayalimin ne olduğunu bile bilmiyordum. Sadece daha iyi olmak istiyordum. Bedenimin en güçlü tarafı zihnim. Teplice'ye gittiğimde kendime şöyle dedim: "Edin, bu adamlardan daha çok çalışmalısın yoks

About