B L U E T E A M :
Sadece bir anlığına durun ve o ekranı bir kenara bırakın.
Dünyalar güzeli evladınızın her gülüşünü, her mamasını, her uykusunu bir 'içerik' gibi dünyaya servis ederken, aslında neyi paylaştığınızı hiç düşündünüz mü? O minicik, henüz hayatın başında olan ve kendi iradesini kullanamayan bir canlının mahremiyetini; tanımadığınız, hayatınızın kıyısından bile geçmeyecek binlerce insanın bakışlarına, yorumlarına ve belki de o masumiyetine değecek kötü enerjilere açıyorsunuz.
Bugün aldığınız o 'ne tatlı', 'maşallah' gibi yorumlar; yarın bir gün, o çocuk büyüdüğünde kendi rızası dışında dijital dünyaya bırakılmış bu izlerin ağırlığı altında ezilirken, onun o anki mahcubiyetini telafi etmeye yetecek mi? Bir 'like'ın, bir izlenmenin ya da anlık bir beğeninin tadı, evladınızın korunmuş, gizli kalmış ve sadece size ait olan o saf çocukluğundan daha mı kıymetli?
Sosyal medya geçici bir sahne; oysa evladınızın mahremiyeti ömür boyu sürecek bir emanet. Bizler, o masum yüzleri gördüğümüzde içimiz gidiyor, ancak o evladın korunması gereken en kutsal alanı, anne-baba olarak sizin gölgeniz olmalıydı. Nazarın, kem gözün veya hiç tanımadığınız insanların dijital dünyadaki sınırsız erişiminin o çocuğun üzerinde yarattığı savunmasızlığı lütfen bir düşünün.
Bugün tarih 26.06.2026. Bu satırları sadece bir eleştiri olarak değil, o bebeğin geleceğine karşı sorumluluğunuzu hatırlatan naçizane bir dost sesi olarak kabul edin. Yarın pişmanlık duymamak, çocuğunuzun 'benim çocukluğum neden herkesin malıydı?' sorusuyla karşı karşıya kalmamak için yol yakınken geri dönün. O paylaşımları silin, onun hayatını sadece kendi hanenizin sıcaklığına hapsedin.
Bir gün bu mesajı tekrar okuduğunuzda, 'İyi ki o gün o uyarıyı ciddiye alıp o sınırı çizmişim' diyebilmeniz dileğiyle. Evladınızın iyiliği, her türlü alkıştan daha değerlidir; lütfen onu, bu sanal dünyanın kontrolsüz akışından koruyun."
2026-06-26 20:11:23