@sonubutt0786:

𝕾𝖔𝖓𝖚 𝖇𝖚𝖙𝖙🫶
𝕾𝖔𝖓𝖚 𝖇𝖚𝖙𝖙🫶
Open In TikTok:
Region: PK
Tuesday 30 June 2026 22:42:24 GMT
12
7
0
1

Music

Download

Comments

There are no more comments for this video.
To see more videos from user @sonubutt0786, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Şehit Zilan: Fedai Ruhun ve Özgür Yaşam İradesinin Sembolü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Şehit Zilan’ın fedai duruşunu değerlendirirken, “O komutan, biz onun emir erleriyiz.” sözleriyle onun Kürt özgürlük mücadelesindeki tarihsel yerini ifade etmiştir. Bu söz, yalnızca bir övgü değil; fedailiğin, inancın ve devrimci iradenin ulaştığı en yüksek düzeyin tanımlanmasıdır. Şehit Zilan, gerçek adıyla Zeynep Kınacı, 1972 yılında Meletî’de (Malatya) dünyaya geldi. Aslen Elmalı köyünden olan Zilan, ilk, orta ve lise öğrenimini Meletî’de tamamladıktan sonra Malatya İnönü Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu. Bir süre Meletî Devlet Hastanesi’nde görev yaptı. Ancak onun yaşamı, düzenin sunduğu bireysel kariyerle sınırlanacak bir yaşam değildi. O, halkının özgürlüğünü kendi yaşamından üstün görenlerin safını seçti. Gençlik yıllarında Kürt halkının yaşadığı inkâr ve imha gerçekliğiyle yüzleşen Zilan, üniversite döneminde Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni daha yakından tanıdı. 1994 yılında mücadeleye katıldı; kısa süre sonra Dersim dağlarında gerilla saflarında yerini aldı. Henüz bir yıllık gerilla olmasına rağmen, dönemin tarihsel sorumluluğunu omuzlayacak kadar derin bir ideolojik bilinç ve kararlılık geliştirdi. 6 Mayıs 1996 tarihinde Suriye’nin başkenti Şam’da, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen büyük suikast girişimi, yalnızca bir kişiye değil, Kürt halkının özgürlük iradesine yöneltilmiş stratejik bir saldırıydı. Bu saldırıya verilecek cevap, sıradan bir askeri karşılık değil; halkın teslim alınamayacağını ilan edecek tarihsel bir duruş olmalıydı. İşte bu tarihsel anda Zilan, fedai çizginin en güçlü ifadesi olarak öne çıktı. 30 Haziran 1996’da Dersim Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdiği fedai eylem, yalnızca askeri sonuçlarıyla değil; yarattığı siyasal, toplumsal ve psikolojik etkisiyle de Kürdistan özgürlük mücadelesinde yeni bir dönemin kapısını araladı. O eylem, sömürgeci sisteme “Bu halk teslim olmayacaktır.” mesajını verirken, özgürlük saflarına ise sınırsız fedakârlığın ve adanmışlığın mümkün olduğunu gösterdi. Zilan’ın ardında bıraktığı mektup, yalnızca kişisel bir vasiyet değil; fedai yaşamın ideolojik manifestolarından biri olarak tarihe geçti. Mektubunda şöyle diyordu: “Partimiz PKK öncülüğünde gelişerek tüm insanlığa mal olan ve giderek ezilen halkların yüce sosyalizm yolundaki tek umudu haline gelen mücadelemiz, ulusal yok oluş sürecini yaşayan halkımızı tarihte ilk kez hak ettiği yere taşımıştır. Bizlere düşen görev, Parti Önderliğimizin yaşamına, düşüncelerine ve mücadelesine layık bir duruş sergilemektir.” Bu satırlar, fedailiğin yalnızca ölümü göze almak olmadığını; bilinçle, örgütlülükle ve halk sevgisiyle yoğrulmuş bir yaşam biçimi olduğunu göstermektedir. Şehit Zilan’ın eylemi sonrasında gerilla mücadelesi yeni bir moral ve ivme kazandı. Binlerce genç onun şahsında fedai ruhu tanıdı; kadın öncülüğünün devrimdeki belirleyici rolü daha güçlü biçimde açığa çıktı. Zilan, özgürlüğün bedel isteyen bir yürüyüş olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Zilan’ın mektubunu eğitimlerde satır satır çözümleyerek onun geliştirdiği fedai çizgiyi ideolojik bir okul haline getirdi. Zilan için kullandığı “Önünde eğilinmesi gereken bir tanrıçadır.” değerlendirmesi, onun kadın özgürlük çizgisinde ve devrimci kişilik inşasında ulaştığı tarihsel düzeye işaret etmektedir. Şehit Zilan, yalnızca bir eylemin adı değildir. O; teslimiyet karşısında direnişin, korku karşısında cesaretin, bireycilik karşısında adanmışlığın ve kölelik karşısında özgür yaşam iradesinin adıdır. Zarife’lerden Besê’lere uzanan kadın direniş geleneğini çağdaş devrimci mücadelede yeniden ayağa kaldırmış; Kürt kadınının özgürlük yürüyüşünde silinmez izler bırakmıştır. Bugün Şehit Zilan’ın mirası, yalnızca geçmişin bir hatırası değil; özgürlük mücadelesinde yürüyenler için irade, fedakârlık, örgütsel bağlılık ve devrimci ahlakın yaşayan ölçüsü olmaya devam etmektedir
Şehit Zilan: Fedai Ruhun ve Özgür Yaşam İradesinin Sembolü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Şehit Zilan’ın fedai duruşunu değerlendirirken, “O komutan, biz onun emir erleriyiz.” sözleriyle onun Kürt özgürlük mücadelesindeki tarihsel yerini ifade etmiştir. Bu söz, yalnızca bir övgü değil; fedailiğin, inancın ve devrimci iradenin ulaştığı en yüksek düzeyin tanımlanmasıdır. Şehit Zilan, gerçek adıyla Zeynep Kınacı, 1972 yılında Meletî’de (Malatya) dünyaya geldi. Aslen Elmalı köyünden olan Zilan, ilk, orta ve lise öğrenimini Meletî’de tamamladıktan sonra Malatya İnönü Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu. Bir süre Meletî Devlet Hastanesi’nde görev yaptı. Ancak onun yaşamı, düzenin sunduğu bireysel kariyerle sınırlanacak bir yaşam değildi. O, halkının özgürlüğünü kendi yaşamından üstün görenlerin safını seçti. Gençlik yıllarında Kürt halkının yaşadığı inkâr ve imha gerçekliğiyle yüzleşen Zilan, üniversite döneminde Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni daha yakından tanıdı. 1994 yılında mücadeleye katıldı; kısa süre sonra Dersim dağlarında gerilla saflarında yerini aldı. Henüz bir yıllık gerilla olmasına rağmen, dönemin tarihsel sorumluluğunu omuzlayacak kadar derin bir ideolojik bilinç ve kararlılık geliştirdi. 6 Mayıs 1996 tarihinde Suriye’nin başkenti Şam’da, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen büyük suikast girişimi, yalnızca bir kişiye değil, Kürt halkının özgürlük iradesine yöneltilmiş stratejik bir saldırıydı. Bu saldırıya verilecek cevap, sıradan bir askeri karşılık değil; halkın teslim alınamayacağını ilan edecek tarihsel bir duruş olmalıydı. İşte bu tarihsel anda Zilan, fedai çizginin en güçlü ifadesi olarak öne çıktı. 30 Haziran 1996’da Dersim Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdiği fedai eylem, yalnızca askeri sonuçlarıyla değil; yarattığı siyasal, toplumsal ve psikolojik etkisiyle de Kürdistan özgürlük mücadelesinde yeni bir dönemin kapısını araladı. O eylem, sömürgeci sisteme “Bu halk teslim olmayacaktır.” mesajını verirken, özgürlük saflarına ise sınırsız fedakârlığın ve adanmışlığın mümkün olduğunu gösterdi. Zilan’ın ardında bıraktığı mektup, yalnızca kişisel bir vasiyet değil; fedai yaşamın ideolojik manifestolarından biri olarak tarihe geçti. Mektubunda şöyle diyordu: “Partimiz PKK öncülüğünde gelişerek tüm insanlığa mal olan ve giderek ezilen halkların yüce sosyalizm yolundaki tek umudu haline gelen mücadelemiz, ulusal yok oluş sürecini yaşayan halkımızı tarihte ilk kez hak ettiği yere taşımıştır. Bizlere düşen görev, Parti Önderliğimizin yaşamına, düşüncelerine ve mücadelesine layık bir duruş sergilemektir.” Bu satırlar, fedailiğin yalnızca ölümü göze almak olmadığını; bilinçle, örgütlülükle ve halk sevgisiyle yoğrulmuş bir yaşam biçimi olduğunu göstermektedir. Şehit Zilan’ın eylemi sonrasında gerilla mücadelesi yeni bir moral ve ivme kazandı. Binlerce genç onun şahsında fedai ruhu tanıdı; kadın öncülüğünün devrimdeki belirleyici rolü daha güçlü biçimde açığa çıktı. Zilan, özgürlüğün bedel isteyen bir yürüyüş olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Zilan’ın mektubunu eğitimlerde satır satır çözümleyerek onun geliştirdiği fedai çizgiyi ideolojik bir okul haline getirdi. Zilan için kullandığı “Önünde eğilinmesi gereken bir tanrıçadır.” değerlendirmesi, onun kadın özgürlük çizgisinde ve devrimci kişilik inşasında ulaştığı tarihsel düzeye işaret etmektedir. Şehit Zilan, yalnızca bir eylemin adı değildir. O; teslimiyet karşısında direnişin, korku karşısında cesaretin, bireycilik karşısında adanmışlığın ve kölelik karşısında özgür yaşam iradesinin adıdır. Zarife’lerden Besê’lere uzanan kadın direniş geleneğini çağdaş devrimci mücadelede yeniden ayağa kaldırmış; Kürt kadınının özgürlük yürüyüşünde silinmez izler bırakmıştır. Bugün Şehit Zilan’ın mirası, yalnızca geçmişin bir hatırası değil; özgürlük mücadelesinde yürüyenler için irade, fedakârlık, örgütsel bağlılık ve devrimci ahlakın yaşayan ölçüsü olmaya devam etmektedir

About