@user7019735768186: 💔وادالانصاري 😎

😎واد الانصاري❤️‍🩹☠️
😎واد الانصاري❤️‍🩹☠️
Open In TikTok:
Region: SD
Thursday 02 July 2026 15:01:49 GMT
126
13
5
0

Music

Download

Comments

user7603574720133
مهند الشبلي 🇸🇩 :
😂😂😂
2026-07-04 11:18:10
0
user7603574720133
مهند الشبلي 🇸🇩 :
🥰🥰🥰
2026-07-04 11:18:03
0
user1231155092984
عبدالله الغالي :
🥰🥰🥰🥰
2026-07-04 10:31:51
1
user2130806145297
ابراهيم فاروق ابراهيم البله :
✌️✌️✌️
2026-07-02 15:19:30
0
user6795801580502
مؤمل هاني 🇸🇩 :
🥰🥰🥰🥰🥰🥰
2026-07-08 10:18:07
0
To see more videos from user @user7019735768186, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Anadolu toprakları çok yiğit görmüştür; ancak bazıları vardır ki, onların hikâyesi bir insanın fiziksel sınırlarını aşar, bir inancın ve ruhun zaferine dönüşür. İşte bu isimlerden biri, 1952 yılında Tokat’ın merkeze bağlı Çördük köyünde, Anadolu’nun o saf ve bozulmamış mayasıyla yoğrulan Ömer Uyan’dır. Yedi kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelen Ömer, memleketinde Yeşilbağ ve Gazi Osmanpaşa Lisesi’nin sıralarında bir fidan gibi büyüdü. Zekası ve azmiyle İstanbul Teknik Üniversitesi gibi zorlu bir kapıyı araladığında, önünde parlak bir istikbal vardı. Ancak o, sadece kendi ikbalini değil, vatanının ve milletinin geleceğini dert edindi. 12 Eylül öncesinin o fırtınalı günlerinde, haksız ithamlarla kendisini bir anda demir parmaklıkların ardında,
Anadolu toprakları çok yiğit görmüştür; ancak bazıları vardır ki, onların hikâyesi bir insanın fiziksel sınırlarını aşar, bir inancın ve ruhun zaferine dönüşür. İşte bu isimlerden biri, 1952 yılında Tokat’ın merkeze bağlı Çördük köyünde, Anadolu’nun o saf ve bozulmamış mayasıyla yoğrulan Ömer Uyan’dır. Yedi kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelen Ömer, memleketinde Yeşilbağ ve Gazi Osmanpaşa Lisesi’nin sıralarında bir fidan gibi büyüdü. Zekası ve azmiyle İstanbul Teknik Üniversitesi gibi zorlu bir kapıyı araladığında, önünde parlak bir istikbal vardı. Ancak o, sadece kendi ikbalini değil, vatanının ve milletinin geleceğini dert edindi. 12 Eylül öncesinin o fırtınalı günlerinde, haksız ithamlarla kendisini bir anda demir parmaklıkların ardında, "Taşmedrese"nin soğuk duvarları arasında buldu. Bedeni Eriyen, Ruhu Devleşen Bir Yiğit Ömer Uyan, cezaevine girdiğinde 1.90 boyunda, 90 kiloluk heybetli bir gençti. Ancak kaderin ona hazırladığı imtihan, bedeninin bu heybetinden çok daha büyüktü. 2 Kasım 1978’de Sağmalcılar’dan firar ettiğinde adaletin peşindeydi; fakat tekrar yakalandığında gördüğü işkenceler, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biriydi. Tırnakları söküldü, kaburgaları birer birer kırıldı, vücut derisi şeffaflaşıp kemikleri görünür hale geldi. Cezaevi idaresi ona bir demir kaşığı bile çok gördü, iğnelerini dezenfekte etmek için arkadaşları gazete kâğıtlarını yakıp sular kaynattı. O 90 kiloluk dev adam, vefatına yakın 35 kiloya düşmüştü; ama ne zihni bulandı ne de imanı sarsıldı. Kendisine yapılan her türlü zulme karşı, "Zulüm tek cephe, zalimler tek millettir" vakarıyla dimdik durdu. Gaziantep Zindanlarında Bir Gül Açıyor Vefatına yakın günlerde Gaziantep Cezaevi’ne sevk edildiğinde, artık bedeni bu ağır yükü taşıyamaz hale gelmişti. Arkadaşları onu hastaneye yatırmak istediklerinde; "Öleceksem de sizin yanınızda öleyim" diyerek dostluğun ve dava kardeşliğinin en zirve örneğini sergiledi. Çünkü o, hastane odalarının değil, kardeşlerinin sıcak nefesinin olduğu hücrenin huzurunu seçmişti. Takvimler 13 Kasım 1985 sabahını, tam da 33. doğum gününü gösterdiğinde, saat 06:15’te Gaziantep’in o gri duvarları arasında tarifsiz bir olay yaşandı. Yusuf Ziya Arpacık’ın kucağında son nefesini verirken; koğuşu ağır bir ilaç ve pas kokusu değil, tüm gülleri kıskandıracak kadar muhteşem bir kır çiçeği kokusu kapladı. Kelime-i Şehadet dudaklarından dökülürken yüzünde öyle bir tebessüm, yanaklarında öyle bir kırmızılık belirdi ki, sanki 18 yaşındaki o sağlıklı delikanlı geri gelmişti. O an, Tokat’ın mayasıyla yoğrulan o ruh, Gaziantep’in sabahında ebedi bir bahara uyandı. BİR NİYAZ VE VEFA DUASI Yâ Rabbî! Tokat’ın bereketli topraklarında filizlenen, Gaziantep’in asaletine emanet edilen kulun Ömer Uyan’ı rahmetinle kuşat. O ki; davası için etini, kemiğini ve gençliğini feda etti ama ruhunu zalime teslim etmedi. Sen onun çektiği her sancıyı, bir demir kaşıktan bile mahrum bırakıldığı o günlerini cennetteki en yüce makamlara tebdil eyle. Bizleri de onun o sarsılmaz iradesinden, "Gidersem arkadaşlarımın kucağında gideyim" diyen o büyük vefasından nasiptar eyle. Mekânı cennet-i âlâ, komşusu Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve şehitler kervanı olsun. ------------------------------ KÜNYESİ VE EMANETİ: * Adı Soyadı: Ömer Uyan * Kökeni: Tokat / Çördük * Şehadet: 13 Kasım 1985 / Gaziantep * Terekesi: Bir tahta kaşık, iki kalem, eski bir not defteri ve lekesiz bir şeref. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.#vefa #sehitler #basbugalpaslanturkes #tokat #gaziantep

About