@umar_pti_point: طاہر اشرفی رو پڑھا ! کسی جرنیل سیاستدان ، بیروکریٹ کا بیٹا فوجی میں سپاہی بھرتی نہیں ہوتا ! عوام کو سچ بتاو اور سچ یہ ہے دیکھیں اس ویڈیو میں

Umar_PTI_Point
Umar_PTI_Point
Open In TikTok:
Region: PK
Wednesday 15 July 2026 11:47:43 GMT
12046
1848
254
206

Music

Download

Comments

yousafkhan3018
yousafkhan3018 :
hhhhhhhhhhhhhh
2026-07-15 21:50:35
0
itshurainhere
Hurain Malik🥰 :
مولانا صاحب زندہ باد
2026-07-15 19:05:07
9
user8734811384291
Ihsan Ullah :
zenDABAD🥰🥰🥰
2026-07-16 00:51:38
0
user661525004
Amir Ali :
mashallah Bhai aap ny dfa keya molana sahb
2026-07-15 18:22:41
5
ashaq0522
Ashaq khan :
2026-07-15 20:04:17
4
hafizubaid4733
hafizubaid4733 :
aj tak koi army chief Pakistan main raha sab bahir bhag jaty hain .
2026-07-15 19:47:12
2
abidwazir258
abidwazir258 :
2026-07-15 23:05:57
1
amirbettani
amir bettani :
زبردست جناب
2026-07-15 16:51:56
2
m.u.s.k.a.n7o
ISLAM :
زبررست👍👍👍👍👍👍
2026-07-15 20:28:13
3
fazalmalik49
Fazal Malik :
2026-07-15 17:12:17
1
saithsaith155
Bombay say🤟🤟🤟 :
Hahahahahahahaha Hahahahahahahaha Hahahahahahahaha Hahahahahahahaha Hahahahahahahaha
2026-07-16 10:10:14
0
haq.nawaz.raja
𝓗𝓪𝓠 𝓝𝓪𝔀𝓪𝔃 𝓡𝓪𝓳𝓪 :
پیسہ بڑا ظالم چیز ہے
2026-07-16 01:09:06
1
king.khan4272
king khan :
kamal
2026-07-15 19:40:06
2
amir.agha24
Amir Agha :
😁 Zaberdust 😁👍😂
2026-07-16 04:43:01
0
rizawan.ali48
Rizawan Shikari 🇵🇰 :
mashallah bahut acchi video banai aapane Jo hak ki khatir awaaz uthate Hain vah bhi hamare musalmanon mein bahut kam Hain to main bahut sara mahatva bhara Salam thank u
2026-07-16 08:47:42
0
ahmadmeangal
Ahmad Meangal :
مولانازندہ۔بادہ
2026-07-16 04:54:06
0
sajjid710
sajjad mughal :
hahaha
2026-07-16 05:14:39
0
muhammadumar983173
Muhammad Umar 👑👑 :
2026-07-16 05:20:54
0
waseem__badami07
Waseem __Badami :
hahhhahhahhh belkul sahe yaar
2026-07-15 14:43:38
0
To see more videos from user @umar_pti_point, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Doğu’nun sınır tanımayan kalemi... Sıpkanlı Halis Bey Ağrı Dağı’nın gölgesinde yankılanan isyan çığlıklarından, meclis kürsülerindeki hazırcevap haykırışlara, oradan da Yassıada zindanlarının rutubetli duvarlarına uzanan fırtınalı bir ömür... Doğu Anadolu’nun yakın tarihini anlamak, onun sınırları aşan yaşam öyküsünü bilmekten geçer. Yerel adıyla Xalis Begê Sipkî, resmi kayıtlardaki ismiyle Halis Öztürk aşiret reisliği, isyan komutanlığı, diplomatlık, milletvekilliği ve nihayetinde bir mahkumiyet hikayesini tek bir hayata sığdırmış, coğrafyanın en nevi şahsına münhasır aktörlerinden biridir. Halis Bey, 1889 yılında Ağrı’nın Tutak ilçesinde dünyaya geldi. Bölgenin en köklü topluluklarından olan Sipki (Sıpkan) aşiretinin reisi ve Hamidiye Alayları komutanlarından Abdülmecid Bey’in oğluydu. Gençliği, serhat boylarının sert ikliminde şekillendi. 1926-1930 yılları arasındaki Ağrı Ayaklanmaları’nda, askeri dehası ve coğrafyayı çok iyi bilmesi sayesinde direnişin en önemli saha komutanlarından biri haline geldi. Ayaklanmanın bastırılmasının ardından, arkasında dengbejlerin nesiller boyu söyleyeceği stranlar bırakarak İran sınırının ötesine, zorunlu bir sürgün hayatına geçti. Zaman geçip sular durulduğunda, ilan edilen genel aflarla memleketine dönen Halis Bey, çok partili hayata geçilmesiyle birlikte Demokrat Parti (DP) saflarına katıldı. Halk üzerindeki muazzam etkisiyle 1950 seçimlerinden itibaren üst üste üç dönem DP Ağrı Milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Türkçeyi az konuşmasıyla dikkat çeken ama konuştuğu an herkesi susturan keskin zekası, hitabet gücü ve nüktedanlığıyla kısa sürede meclisin efsanelerinden biri oldu. 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle tüm DP'liler gibi Halis Bey için de Yassıada günleri başladı. Mahkemenin kendisini Anayasa’yı çiğnemekle suçlaması üzerine yaptığı savunma, Doğu insanının devletle olan fırtınalı ilişkisinin adeta bir manifestosu gibi tarihe geçti.
Doğu’nun sınır tanımayan kalemi... Sıpkanlı Halis Bey Ağrı Dağı’nın gölgesinde yankılanan isyan çığlıklarından, meclis kürsülerindeki hazırcevap haykırışlara, oradan da Yassıada zindanlarının rutubetli duvarlarına uzanan fırtınalı bir ömür... Doğu Anadolu’nun yakın tarihini anlamak, onun sınırları aşan yaşam öyküsünü bilmekten geçer. Yerel adıyla Xalis Begê Sipkî, resmi kayıtlardaki ismiyle Halis Öztürk aşiret reisliği, isyan komutanlığı, diplomatlık, milletvekilliği ve nihayetinde bir mahkumiyet hikayesini tek bir hayata sığdırmış, coğrafyanın en nevi şahsına münhasır aktörlerinden biridir. Halis Bey, 1889 yılında Ağrı’nın Tutak ilçesinde dünyaya geldi. Bölgenin en köklü topluluklarından olan Sipki (Sıpkan) aşiretinin reisi ve Hamidiye Alayları komutanlarından Abdülmecid Bey’in oğluydu. Gençliği, serhat boylarının sert ikliminde şekillendi. 1926-1930 yılları arasındaki Ağrı Ayaklanmaları’nda, askeri dehası ve coğrafyayı çok iyi bilmesi sayesinde direnişin en önemli saha komutanlarından biri haline geldi. Ayaklanmanın bastırılmasının ardından, arkasında dengbejlerin nesiller boyu söyleyeceği stranlar bırakarak İran sınırının ötesine, zorunlu bir sürgün hayatına geçti. Zaman geçip sular durulduğunda, ilan edilen genel aflarla memleketine dönen Halis Bey, çok partili hayata geçilmesiyle birlikte Demokrat Parti (DP) saflarına katıldı. Halk üzerindeki muazzam etkisiyle 1950 seçimlerinden itibaren üst üste üç dönem DP Ağrı Milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Türkçeyi az konuşmasıyla dikkat çeken ama konuştuğu an herkesi susturan keskin zekası, hitabet gücü ve nüktedanlığıyla kısa sürede meclisin efsanelerinden biri oldu. 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle tüm DP'liler gibi Halis Bey için de Yassıada günleri başladı. Mahkemenin kendisini Anayasa’yı çiğnemekle suçlaması üzerine yaptığı savunma, Doğu insanının devletle olan fırtınalı ilişkisinin adeta bir manifestosu gibi tarihe geçti. "Siz bize her dönem başka bir sıfat taktınız. Dün asi dediniz, eşkıya dediniz; üstümüze kolordular gönderip köylerimizi yaktınız. Sonra 1950’de yalandan bir demokrasi icat ettiniz, halkımız bizi seçti, güya mebus olduk. Şimdi de kalkmış 'Kutsal Anayasa'yı çiğnedin' diyorsunuz. Ben dört kutsal kitap bilirim. Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an. Sizin o 1924 Anayasanızı bize buralarda hiç göstermediniz ki çiğneyelim... Demek ki Halis’in kaderinde mebusluk değil, hep mahpusluk varmış." Kayseri Cezaevi günlerinde ise yan yana kaldığı devrik Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın, "Ben odaya girince herkes ayağa fırlıyor, sen neden kıpırdamıyorsun?" sorusuna gözlerinin içine bakarak verdiği şu yanıt unutulmazdır. "Sen başvekil olduğun dönemde Seyit Rıza’yı idam ettiren adamsın. Senin önünde ayağa kalkmak benim kanıma, vicdanıma dokunuyor ondan kalkmıyorum." Cezasını tamamlayıp çıkan afla özgürlüğüne kavuşan Halis Öztürk, ömrünün son yıllarını sessiz ama vakur bir şekilde geçirdi ve 24 Eylül 1977’de aramızdan ayrıldı. Halis Bey, sadece Ağrı’nın bir mebusu değil, Doğu’nun feodal yapısından modern Türkiye’nin siyasi arenasına geçişte köprü olmuş, kimliğini ve onurunu her şartta korumayı başarmış anıtsal bir şahsiyettir.

About