Yasemin :
“Bak sana başta dedim ki ben seni sevmiyorum ki, gerçekten de sevmiyordum... Ama kalbim ne zaman mantığımı dinledi ki? Sonra bişeyler oldu, bilmiyorum, belki de ben öyle düşünüyorumdur. Sende benim o anki boşluğumu çok iyi biliyordun, çünkü sana kendimi tamamen açtım. Ne söylediysem hepsi gerçekti, sana hiçbir zaman yalan söylemedim. Ama şuanda ben ne hissettiğimi bilmiyorum; seni seviyor muyum, yoksa sadece kendimi sana kaptırdım mı anlamıyorum. Çünkü ben bu aralar aşırı derecede bi boşluktayım, çıkamıyorum burdan. Tıpkı bi bataklık gibi düşün; ben çıkmaya çalıştıkça daha çok batıyorum. Sende tıpkı bu bataklık gibi başta çok güzel göründün, ne yazık ki her parıldayan şey altın olmuyormuş. Ben sana yaklaştıkça gerçek yüzünü gösterdin bana. Ama olan olmuştu bir kere, düşmüştüm o bataklığa. Şimdi ne yapsam kurtulamıyorum, çıkamıyorum ordan. İnsanın en büyük yanılgısı, derman sandığı yerden yaralanmasıymış. Sen bana derman olacakken dert oldun. Ne seni istiyorum ne de istemiyorum; bilmiyorum, kaç defa ‘bilmiyorum’ dedim ya da daha kaç defa diyeceğim... İnan ben de bilmiyorum, çok kötü bir durumdayım. Ben sadece sen tarafından samimiyetle ve safça sevilmek istemiştim ama sen beni sadece arzulanma gereci olarak gördün. Ben böyle olsun inan hiç istemedim, ben seni gerçekten sevmiştim. Unutma; benim yüreğimdeki ateş söndüğünde senin yüreğine kor düşecek, ama her şey için çok geç olmuş olacak. Neyse, daha fazla uzatmayayım, hakkını helal et... Söyleyemediğim binlerce kelime, içimde düğüm olan sözler var ama artık o da bana kalsın. Bunlar benim yüreğimden geçen sözler aklımdan geçenleri değil kalbimden geçenleri yazdım.
Elveda...”
2026-07-30 15:00:44