@minidorama17: Part 8 #fypシ゚viral🖤tiktok #fypシ゚viral #fyp #foryoupage❤️❤️ #viralvideos

мини-сериалы
мини-сериалы
Open In TikTok:
Region: US
Friday 24 July 2026 14:31:31 GMT
277
3
0
1

Music

Download

Comments

There are no more comments for this video.
To see more videos from user @minidorama17, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Tuncel Kurtiz’in “Ben bir komünistim” sözü, bir parti üyeliğinden çok vicdani bir itirazdır. Onun komünizmi renksiz bir düzen değil; kimsenin açlıktan ölmediği, dilinden ve yurdundan koparılmadığı bir cennet bahçesidir. Komünizm en yalın hâliyle, üretim araçlarının bir azınlığın elinde bulunmadığı, sınıfların ortadan kalktığı ve insanların emekleri üzerinde ortak söz sahibi olduğu toplum düşüncesidir. Temelindeki soru ahlakidir: Bir insan bolluk içinde yaşarken diğeri neden ekmeğe ulaşamaz? Fakat doğru bir soru, kendiliğinden doğru bir düzen kurmaya yetmedi. Komünizm tarihsel uygulamalarında insanı özgürleştirmek isterken insanın karmaşıklığını küçümsedi. Çıkarın, iktidar arzusunun ve bireysel tercihin devrimle ortadan kalkacağını sandı. Piyasanın dağınık bilgiyi taşıyan işlevini hesaba katmadı; merkezî planlama, milyonların değişen ihtiyaçlarını tek masadan yönetmeye kalktı. Birçok ülkede sonuç kıtlık, verimsizlik ve ayrıcalıklı bürokrasi oldu. Burjuvazinin yerine parti seçkinleri geçti. En büyük kırılma, eşitlik adına özgürlüğün ertelenmesiydi. “Önce devrim, sonra demokrasi” denildi; fakat o sonra gelmedi. Muhalefet karşıdevrim, eleştiri ihanet, farklı düşünce halk düşmanlığı sayıldı. Devletin zamanla sönümleneceği öngörülürken daha da büyüdü. İşçinin iktidarı diye başlayan yol, partinin işçi üzerindeki iktidarına dönüştü. Savaşlar ve dış müdahaleler rejimleri sertleştirdi; ancak bütün baskıyı dış güçlerle açıklamak, içerideki tahakkümü görünmez kılar. Yine de başarısız uygulamalar, komünizmin sorduğu soruları hükümsüz bırakmaz. Kapitalizm üretimi büyüttü; fakat serveti, güvenliği ve hayat hakkını adil dağıtmadı. Kurtiz’in rüyası tam burada yaşamayı sürdürür: Petrol uğruna dökülen kanın, açlığın ortasındaki israfın ve ana dili yasaklanan insanın karşısında. “Ana dili, anavatandır” sözü, eşitliğin kimlikleri silmek değil, her insanın var olma hakkını korumak olduğunu hatırlatır. Belki hata rüya görmek değildi; rüyayı tek bir partinin, tek bir hakikatin ve sınırsız devletin eline teslim etmekti. Eşitlik özgürlüğü boğarsa adalet olmaz; özgürlük eşitliği unutursa güçlülerin ayrıcalığına dönüşür. İnsandan yana olmak, ikisini aynı cümlede savunabilmektir. #keşfet #seniniçin #fyp #tuncelkurtiz
Tuncel Kurtiz’in “Ben bir komünistim” sözü, bir parti üyeliğinden çok vicdani bir itirazdır. Onun komünizmi renksiz bir düzen değil; kimsenin açlıktan ölmediği, dilinden ve yurdundan koparılmadığı bir cennet bahçesidir. Komünizm en yalın hâliyle, üretim araçlarının bir azınlığın elinde bulunmadığı, sınıfların ortadan kalktığı ve insanların emekleri üzerinde ortak söz sahibi olduğu toplum düşüncesidir. Temelindeki soru ahlakidir: Bir insan bolluk içinde yaşarken diğeri neden ekmeğe ulaşamaz? Fakat doğru bir soru, kendiliğinden doğru bir düzen kurmaya yetmedi. Komünizm tarihsel uygulamalarında insanı özgürleştirmek isterken insanın karmaşıklığını küçümsedi. Çıkarın, iktidar arzusunun ve bireysel tercihin devrimle ortadan kalkacağını sandı. Piyasanın dağınık bilgiyi taşıyan işlevini hesaba katmadı; merkezî planlama, milyonların değişen ihtiyaçlarını tek masadan yönetmeye kalktı. Birçok ülkede sonuç kıtlık, verimsizlik ve ayrıcalıklı bürokrasi oldu. Burjuvazinin yerine parti seçkinleri geçti. En büyük kırılma, eşitlik adına özgürlüğün ertelenmesiydi. “Önce devrim, sonra demokrasi” denildi; fakat o sonra gelmedi. Muhalefet karşıdevrim, eleştiri ihanet, farklı düşünce halk düşmanlığı sayıldı. Devletin zamanla sönümleneceği öngörülürken daha da büyüdü. İşçinin iktidarı diye başlayan yol, partinin işçi üzerindeki iktidarına dönüştü. Savaşlar ve dış müdahaleler rejimleri sertleştirdi; ancak bütün baskıyı dış güçlerle açıklamak, içerideki tahakkümü görünmez kılar. Yine de başarısız uygulamalar, komünizmin sorduğu soruları hükümsüz bırakmaz. Kapitalizm üretimi büyüttü; fakat serveti, güvenliği ve hayat hakkını adil dağıtmadı. Kurtiz’in rüyası tam burada yaşamayı sürdürür: Petrol uğruna dökülen kanın, açlığın ortasındaki israfın ve ana dili yasaklanan insanın karşısında. “Ana dili, anavatandır” sözü, eşitliğin kimlikleri silmek değil, her insanın var olma hakkını korumak olduğunu hatırlatır. Belki hata rüya görmek değildi; rüyayı tek bir partinin, tek bir hakikatin ve sınırsız devletin eline teslim etmekti. Eşitlik özgürlüğü boğarsa adalet olmaz; özgürlük eşitliği unutursa güçlülerin ayrıcalığına dönüşür. İnsandan yana olmak, ikisini aynı cümlede savunabilmektir. #keşfet #seniniçin #fyp #tuncelkurtiz

About