Sıla🪷 :
Kimse okumayacaksa şuraya içimden geçen kelimeleri yazıp gidiyorum.
Hayat haber vermezdi. Beklemezdi alışmanı. Aniden gelirdi o yıkımın başlangıcı. Önce anlam veremezdin, sonra ise çok geç kalmış olurdun.
Onu ilk kez fakültenin koridorunda görmüştüm. Tesadüfen yanımdan geçip gitmişti, bakışlarım sadece anlık kaymıştı, sonra ise başımı çevirip sınıfıma ilerlemiştim ama o anlık görmemle oluşan tanıdıklık hissiyatı aklımdan atamamıştım. Günler geçti ve onu okulun bahçesinde ikinci kez gördüm. İçten içe alaycıydı tavrım, onu tekrar görmek komik gelmişti ve kendi kendime dalga geçmiştim.
Hayatta benimle alay etti.
Günler geçti ara ara ona denk geldim ve alışkanlık olsa gerek gözlerim okula gittikçe onu aradı. Rutinim gibi ona denk gelmek istedim ama onu uzun bir süre görmedim ya da kaderin bize ufak bir oyunuydu…
Uzun günler geçti. O eskisi gibi aklıma gelmiyor, gözlerim alışkanlık gereği onu aramıyordu ta ki bir gün başka birine bakışlarım kayana kadar. Başka birisi onun gibi aklıma sızacak oldu hayat buya ikinci aklıma girmeden kaybettiğimi sandığım çocuk karşıma çıkmaya başladı. Oğlanı sık sık okulda görmeye başladım. Uzaktan onu izliyordum, onu görünce midem heyecanla kıpırdanıyordu. Eskiden alaycı olan ve zihnimde yaşanan duygular, midemde heyecana dönüşmüştü. Bu hoşlantının başladığını anladığım zamandı. Ben bu oğlandan hoşlanmaya başlamıştım. Buralar ona olan hislerimin tatlı zamanlarıydı. İzlemesi, hissetmesi keyifliydi.
Günler geçti, onu daha sık görebilmek için derslere bile girmemeye başlamıştım. Bahçede oturuyor onu izliyordum. Gidince üzülüyordum. Günler hızla ilerliyordu. Ve ben bir gün kendimle yüzleştim. Ne zaman mı? Tabi ki de onu görmenin artık midemde heyecanlar yaratmak yerine kalbimde acı yarattığını fark ettiğim an. Eskisi gibi gülerek onu izlemek yerine, hasret ve umutsuzlukla bakıyordum ona. Onu görmek kalbime bıçakların saplanmasına sebep oluyor, ara ara nefesim boğazımda acıyla düğümleniyordu. İşte o an dudaklarımdan isyanımı belirten bir ses çıktı. Ben… Ben aşık olmuştum. Fark etmeden, sinsi bir düşman gibi yavaş yavaş sızarak yerleşmişti aşk sineme. Artık tatlı duygular değil, ihtimallerin acısı vardı.
2026-08-12 17:20:29