Kangren ćxx :
“Bu aralar en çok yorulduğum şey yaşadıklarım değil, düşünmek... Sürekli aynı soruları soruyorum kendime. Gitsem mi?, Kalsam mı? Konuşsam mı?, Sussam mı? Vazgeçsem mi?, Biraz daha sabretsem mi? Her ihtimalin sonunda başka bir ihtimal çıkıyor karşıma. Kimse fark etmiyor ama insanı en çok tüketen şey, cevabı olmayan soruların içinde yaşamaya çalışmakmış. Eskiden her şey daha netti sanki. Şimdi ise neye güveneceğimi, kimi dinleyeceğimi, hatta bazen kendi hislerime bile inanıp inanmayacağımı bilmiyorum. Dışarıdan bakan biri sadece gülen, mezen, yoluna devam eden birini görüyor. Oysa içimde birbirine çarpan binlerce düşünce var. Her biri farklı bir yöne çekiyor beni ve ben hiçbirine tam olarak yetişemiyorum. Yoruldum demek istemiyorum çünkü yorulmanın da bir sonu olur. Ben sadece kafamın içindeki bu kalabalığın biraz olsun susmasını istiyorum. Bir gece olsun hiçbir şey düşünmeden uyuyabilmeyi, bir sabah olsun içimdeki yükü hissetmeden uyanabilmeyi özledim. Belki de sorun yaşadıklarım değil... sorun, her şeyi fazla düşünmem. Söylenen her cümleyi, atılan her adımı, değişen her tavrı defalarca kafamda kuruyorum. Sonra kendi kendime ihtimaller üretiyorum ve en sonunda gerçek olanla kafamda büyüttüğüm şey birbirine karışıyor. Yol uzuyor kilometreler geçiyor ama zihnim aynı yerde takılı kalıyor. Bazen insan en çok kendinden kaçmak istiyor ama nereye giderse gitsin, kafasının içindekileri de yanında götürüyor. Belki bir gün her şey yerine oturur. Belki de bazı soruların cevabı hiç olmayacak. Şimdilik bildiğim tek şey; gülümsediğime bakıp iyi olduğumu sananlar var ama içimde hangi fırtınaların koptuğunu bir ben biliyorum.”
2026-08-05 16:10:10