@mjrt53racing: Siap di berangkatkan,pesan sekarang brangkat hari ini juga

MJRT 53 RACING
MJRT 53 RACING
Open In TikTok:
Region: ID
Wednesday 05 August 2026 00:13:34 GMT
1009
28
0
0

Music

Download

Comments

There are no more comments for this video.
To see more videos from user @mjrt53racing, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Bebek için dünya ilk aylarda belirsiz, büyük ve biraz da ürkütücüdür. Ama annenin yüzü… onun için sabit, tanıdık ve güvenli bir limandır. Emzirirken ya da mama yerken yüzüne dokunması aslında bilinçsizce yaptığı bir “bağ kontrolü” gibidir. “Buradasın değil mi?” “Sesi de, kokusu da, yüzü de aynı mı?” Bebekler annelerini sadece görerek değil; koklayarak, dokunarak, hissederek tanır. Yüzüne dokunması, senin sıcaklığını ve varlığını hissetme ihtiyacından gelir. Bu temas sayesinde kalp atışı düzenlenir, nefesi sakinleşir ve stres hormonu azalır. Özellikle beslenme anı, bebek için hem fiziksel hem duygusal doyum anıdır. Karnı doyar ama aynı zamanda kalbi de doyar. Yüzüne dokunması, o anda sadece sütle değil sevgiyle de beslendiğinin göstergesidir. Bilimsel olarak da bakıldığında, bu temas sırasında hem annede hem bebekte oksitosin hormonu artar. Oksitosin bağlanmayı güçlendirir, güven duygusunu artırır ve aranızdaki bağı derinleştirir. Yani o minicik el aslında aranızdaki görünmeyen bağı daha da sağlamlaştırıyor. Bir de şöyle düşün… Bebek için sen, onun dünyasının merkezi ve güvenli alanısın. Yüzüne dokunarak seni “okuyor”. Gözlerinin içine bakarak duygunu anlıyor. Bu yüzden beslenme anları sadece bir ihtiyaç giderme değil, aynı zamanda güçlü bir bağ inşa etme sürecidir. O minik eller yüzüne her dokunduğunda aslında şunu söylüyor olabilir: “Ben güvendeyim. Çünkü sen buradasın.” 🤍
Bebek için dünya ilk aylarda belirsiz, büyük ve biraz da ürkütücüdür. Ama annenin yüzü… onun için sabit, tanıdık ve güvenli bir limandır. Emzirirken ya da mama yerken yüzüne dokunması aslında bilinçsizce yaptığı bir “bağ kontrolü” gibidir. “Buradasın değil mi?” “Sesi de, kokusu da, yüzü de aynı mı?” Bebekler annelerini sadece görerek değil; koklayarak, dokunarak, hissederek tanır. Yüzüne dokunması, senin sıcaklığını ve varlığını hissetme ihtiyacından gelir. Bu temas sayesinde kalp atışı düzenlenir, nefesi sakinleşir ve stres hormonu azalır. Özellikle beslenme anı, bebek için hem fiziksel hem duygusal doyum anıdır. Karnı doyar ama aynı zamanda kalbi de doyar. Yüzüne dokunması, o anda sadece sütle değil sevgiyle de beslendiğinin göstergesidir. Bilimsel olarak da bakıldığında, bu temas sırasında hem annede hem bebekte oksitosin hormonu artar. Oksitosin bağlanmayı güçlendirir, güven duygusunu artırır ve aranızdaki bağı derinleştirir. Yani o minicik el aslında aranızdaki görünmeyen bağı daha da sağlamlaştırıyor. Bir de şöyle düşün… Bebek için sen, onun dünyasının merkezi ve güvenli alanısın. Yüzüne dokunarak seni “okuyor”. Gözlerinin içine bakarak duygunu anlıyor. Bu yüzden beslenme anları sadece bir ihtiyaç giderme değil, aynı zamanda güçlü bir bağ inşa etme sürecidir. O minik eller yüzüne her dokunduğunda aslında şunu söylüyor olabilir: “Ben güvendeyim. Çünkü sen buradasın.” 🤍

About