@thelegalqueen: Red or Green flag!

The Legal Queen
The Legal Queen
Open In TikTok:
Region: GB
Sunday 09 August 2026 15:46:36 GMT
54483
929
4
22

Music

Download

Comments

tarajanelowing
Tiara :
Ex kicked our daughter out of his home, she is now back living with me but he has blocked her on any means of contact
2026-08-18 11:40:18
0
ashleylouise235
Ashley Louise :
currently first situation by my ex!
2026-08-13 23:30:23
0
sarah.edwards78
Sarah Edwards :
my ex tried stopping me going school events i called school who sent a list if school activities so I could come and sent school pics and reports to me as well as him
2026-08-10 15:41:08
0
riley_music_dude
Riley.mp3 :
First
2026-08-09 16:34:37
0
To see more videos from user @thelegalqueen, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Kadınlar Değerini Bilmediği Erkeği Ne Zaman Özlemeye Başlar? | Psikoloji Hiç düşündün mü… Bir kadın, seni gerçekten ne zaman özlemeye başlar? Sen onu aramayı bıraktığında mı? Yoksa seni tamamen kaybettiğini fark ettiğinde mi? Belki de en büyük hata, insanların birini özlemenin sadece sevgiyle ilgili olduğunu sanmasıdır. Oysa psikoloji bize bambaşka bir şey söylüyor. İnsan zihni, elindekini değil; kaybetme ihtimali olanı daha fazla düşünmeye eğilimlidir. İşte bu yüzden bazı insanlar, değerini en çok seni kaybettikten sonra anlar. Ama bunun neden olduğunu anlamak için önce çok önemli bir gerçeği konuşmamız gerekiyor. Bir ilişki bitmeden çok önce, aslında değer kaybı başlamış olabilir. Düşünsene… Sen her sabah ilk mesajı atan kişisin. Her tartışmadan sonra ilk adımı atan sensin. O üzülmesin diye sürekli alttan alan sensin. Onun sorunlarını dinleyen… Onun yanında olan… Onu kaybetmemek için çabalayan sensin. İlk başlarda bütün bunlar sevgi gibi görünür. Fakat zaman geçtikçe karşı tarafın zihninde farklı bir düşünce oluşabilir. “Nasıl olsa gitmez.” İşte tam bu cümle, birçok ilişkinin görünmeyen kırılma noktasıdır. Çünkü insan beyni, sürekli tekrar eden şeyleri zamanla normal kabul eder. Buna psikolojide alışma etkisi denir. Yeni alınan bir telefonun ilk günkü heyecanını düşün. Bir ay sonra aynı heyecan devam eder mi? Genellikle etmez. İlişkilerde de benzer bir süreç yaşanabilir. Sürekli ilgi gören kişi, o ilgiyi özel bir davranış olarak değil, olması gereken bir şey gibi görmeye başlayabilir. Ve tam bu noktada değer algısı değişmeye başlar. Fakat hikâye burada bitmez. Asıl değişim… Sen değiştiğinde başlar. Bir sabah uyanırsın. Artık mesaj atmazsın. Sürekli açıklama yapmazsın. Sosyal medyada dikkat çekmeye çalışmazsın. Onun seni fark etmesi için uğraşmayı bırakırsın. İşte o anda, karşı tarafın zihninde daha önce hiç oluşmayan sorular ortaya çıkabilir. “Neden yazmıyor?” “Hayatında biri mi var?” “Beni gerçekten unuttu mu?” “Daha önce hep dönerdi… Bu kez neden dönmedi?” Psikolojide buna belirsizlik etkisi denir. İnsan zihni, cevabını bilmediği konuları tamamlamaya çalışır. Bu yüzden bazen sessizlik, yüzlerce mesajdan daha güçlü olabilir. Ama burada insanların yaptığı çok büyük bir hata var. Sessiz kalmayı, karşı tarafı geri döndürmek için bir oyun sanıyorlar. Oysa gerçek sessizlik, planlanmış bir taktik değildir. Gerçek sessizlik, artık kendi hayatına odaklanmaya başlamaktır. Çünkü birini kıskandırmaya çalışıyorsan… Hâlâ onun etrafında dönüyorsun demektir. Ama gerçekten yoluna devam ediyorsan… Artık merkeze kendini koymuşsundur. Ve işte bu fark, dışarıdan da hissedilir. Bir başka psikolojik gerçek ise kayıptan kaçınma etkisidir. Araştırmalar, insanların bir şeyi kaybetmenin acısını, aynı şeyi kazanmanın mutluluğundan daha yoğun hissettiğini gösteriyor. Bu yüzden bazı insanlar ayrılığın ilk günlerinde rahat hisseder. Çünkü henüz kaybın gerçekliğiyle yüzleşmemişlerdir. Ama günler geçtikçe… Telefon sessiz kalır. Paylaşımlar azalır. Ortak alışkanlıklar yok olur. Bir zamanlar sıradan gelen küçük davranışlar, birer hatıraya dönüşür. İşte gecikmiş pişmanlık çoğu zaman böyle başlar. Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var. Seni özlemesi… Seni geri isteyeceği anlamına gelmez. Bazen insanlar sadece kendilerine gösterilen ilgiyi özler. Bazen de gerçekten o kişinin karakterini, güvenini ve yanında hissettikleri huzuru özlerler. Bu ikisini karıştırmamak gerekir. Çünkü birçok kişi, gelen tek bir mesajı “beni hâlâ seviyor” diye yorumlar. #KadınPsikolojisi #NoContact #ÖzSaygı #DuygusalBağımsızlık #İlişkiPsikolojisi
Kadınlar Değerini Bilmediği Erkeği Ne Zaman Özlemeye Başlar? | Psikoloji Hiç düşündün mü… Bir kadın, seni gerçekten ne zaman özlemeye başlar? Sen onu aramayı bıraktığında mı? Yoksa seni tamamen kaybettiğini fark ettiğinde mi? Belki de en büyük hata, insanların birini özlemenin sadece sevgiyle ilgili olduğunu sanmasıdır. Oysa psikoloji bize bambaşka bir şey söylüyor. İnsan zihni, elindekini değil; kaybetme ihtimali olanı daha fazla düşünmeye eğilimlidir. İşte bu yüzden bazı insanlar, değerini en çok seni kaybettikten sonra anlar. Ama bunun neden olduğunu anlamak için önce çok önemli bir gerçeği konuşmamız gerekiyor. Bir ilişki bitmeden çok önce, aslında değer kaybı başlamış olabilir. Düşünsene… Sen her sabah ilk mesajı atan kişisin. Her tartışmadan sonra ilk adımı atan sensin. O üzülmesin diye sürekli alttan alan sensin. Onun sorunlarını dinleyen… Onun yanında olan… Onu kaybetmemek için çabalayan sensin. İlk başlarda bütün bunlar sevgi gibi görünür. Fakat zaman geçtikçe karşı tarafın zihninde farklı bir düşünce oluşabilir. “Nasıl olsa gitmez.” İşte tam bu cümle, birçok ilişkinin görünmeyen kırılma noktasıdır. Çünkü insan beyni, sürekli tekrar eden şeyleri zamanla normal kabul eder. Buna psikolojide alışma etkisi denir. Yeni alınan bir telefonun ilk günkü heyecanını düşün. Bir ay sonra aynı heyecan devam eder mi? Genellikle etmez. İlişkilerde de benzer bir süreç yaşanabilir. Sürekli ilgi gören kişi, o ilgiyi özel bir davranış olarak değil, olması gereken bir şey gibi görmeye başlayabilir. Ve tam bu noktada değer algısı değişmeye başlar. Fakat hikâye burada bitmez. Asıl değişim… Sen değiştiğinde başlar. Bir sabah uyanırsın. Artık mesaj atmazsın. Sürekli açıklama yapmazsın. Sosyal medyada dikkat çekmeye çalışmazsın. Onun seni fark etmesi için uğraşmayı bırakırsın. İşte o anda, karşı tarafın zihninde daha önce hiç oluşmayan sorular ortaya çıkabilir. “Neden yazmıyor?” “Hayatında biri mi var?” “Beni gerçekten unuttu mu?” “Daha önce hep dönerdi… Bu kez neden dönmedi?” Psikolojide buna belirsizlik etkisi denir. İnsan zihni, cevabını bilmediği konuları tamamlamaya çalışır. Bu yüzden bazen sessizlik, yüzlerce mesajdan daha güçlü olabilir. Ama burada insanların yaptığı çok büyük bir hata var. Sessiz kalmayı, karşı tarafı geri döndürmek için bir oyun sanıyorlar. Oysa gerçek sessizlik, planlanmış bir taktik değildir. Gerçek sessizlik, artık kendi hayatına odaklanmaya başlamaktır. Çünkü birini kıskandırmaya çalışıyorsan… Hâlâ onun etrafında dönüyorsun demektir. Ama gerçekten yoluna devam ediyorsan… Artık merkeze kendini koymuşsundur. Ve işte bu fark, dışarıdan da hissedilir. Bir başka psikolojik gerçek ise kayıptan kaçınma etkisidir. Araştırmalar, insanların bir şeyi kaybetmenin acısını, aynı şeyi kazanmanın mutluluğundan daha yoğun hissettiğini gösteriyor. Bu yüzden bazı insanlar ayrılığın ilk günlerinde rahat hisseder. Çünkü henüz kaybın gerçekliğiyle yüzleşmemişlerdir. Ama günler geçtikçe… Telefon sessiz kalır. Paylaşımlar azalır. Ortak alışkanlıklar yok olur. Bir zamanlar sıradan gelen küçük davranışlar, birer hatıraya dönüşür. İşte gecikmiş pişmanlık çoğu zaman böyle başlar. Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var. Seni özlemesi… Seni geri isteyeceği anlamına gelmez. Bazen insanlar sadece kendilerine gösterilen ilgiyi özler. Bazen de gerçekten o kişinin karakterini, güvenini ve yanında hissettikleri huzuru özlerler. Bu ikisini karıştırmamak gerekir. Çünkü birçok kişi, gelen tek bir mesajı “beni hâlâ seviyor” diye yorumlar. #KadınPsikolojisi #NoContact #ÖzSaygı #DuygusalBağımsızlık #İlişkiPsikolojisi

About