. :
Bundan sadece dört, beş ay önce, hiç beklemediğim bir şekilde hayatıma biri girdi. Üstelik yabancı değildi; annemin kuzeninin oğluydu. Belki de bu yüzden her şey daha farklı, daha yakın ve daha gerçek hissettirdi.
İki ay kadar süren bir ilişkimiz oldu. Ama bizim hikâyemiz hiçbir zaman düz bir çizgide ilerlemedi. Ayrıldık, barıştık, yeniden uzaklaştık… Her seferinde birbirimizden biraz daha koptuğumuzu düşünürken, ben ona olan sevgimden bir türlü vazgeçemedim.
Sonunda yine ayrıldık. Zaman geçti ama benim içimdeki şey geçmedi. Hâlâ onu seviyorum. Bazen kendime kızarak, bazen özlediğimi kabullenerek ara sıra ona yazıyorum. Belki de içimde hâlâ bir umut olduğu için…
Ama artık onun bana bakışının benimki gibi olmadığını biliyorum. Onun istediği şeyin bir ilişki ya da gerçekten sevmek değil, yalnızca kendi istediği zaman bana yaklaşmak olduğunu hissettim. Beni özlediği için değil, kendi işi düştüğünde araması en çok canımı acıttı.
Şimdi konuşmuyoruz. Belki dışarıdan bakınca hikâyemiz bitmiş gibi görünüyor. Ama insanın kalbi, mantığı kadar kolay vazgeçmiyor. Ben hâlâ onu seviyorum. Belki bir gün bu sevgi de diner, belki bir gün adını duyduğumda içimde hiçbir şey kıpırdamaz.
Şimdilik bildiğim tek şey şu: Ben onu gerçekten sevdim. O ise belki benim kadar sevmedi. Ve bazen en acı hikâyeler, birinin gitmesiyle değil, sen hâlâ severken onun seni seçmemesiyle bitiyor.
2026-08-16 21:17:27