@jeenhatha.official: Kính Vạn Hoa thời @ là đây chứ đâu :)) #jeetran #funny

🌻Jee Trần🌻
🌻Jee Trần🌻
Open In TikTok:
Region: VN
Monday 10 August 2026 23:49:46 GMT
7816
633
83
24

Music

Download

Comments

phamthuphuong169
🌻Phương🌻 :
Cười muốn banh hàm là có thật🤣
2026-08-11 01:50:51
2
asahangphago
asahangphago :
2026-08-11 03:19:53
1
ntp.phc01984
🎇 HOẰNG PHƯỚC 🎆 :
2026-08-11 04:26:57
1
cuckeogung
️🌻 Kẹo Gừng 🌻💋 :
không sợ dừa cao, chỉ sợ đồng đội găng nhầm 🤣🤣.. cayy thiệt sự
2026-08-11 00:09:28
3
nguyenthang2908
nguyenthang :
2026-08-11 04:15:34
1
dung.tong53
Dung Tong :
Kể cũng vui
2026-08-11 02:48:04
1
user759811926
w.a. :
j
2026-08-11 01:45:26
0
nguyn.cng.s53
redbull :
2026-08-11 03:14:08
1
nguyntunlm
𝐍𝐠𝐮𝐲ễ𝐧 𝐓𝐮ấ𝐧 𝐋ã𝐦 🇻🇳 :
xem live mới biết ẻm sợ đuông dừa 🤣🤣🤣
2026-08-11 03:18:13
1
vonglaptuongvy
Cream Cheese :
đầu
2026-08-10 23:58:00
1
tunanh63688
tunanh 6368 :
chạy mất dép là có thiệt hihi
2026-08-11 02:42:04
1
dz01hp
D.Hp :
Ú oà😃😃
2026-08-11 03:08:13
1
trantien20101976
Giầy Nữ Trần Tiến :
Hái cho Anh trái
2026-08-11 02:19:33
1
songgionhantam167
Võ Nguyễn Tấn Lợi✅️ :
chị sợ cờ hó 🤣🤣
2026-08-11 00:49:55
1
kenkis01092021
kenkis :
E mình không hợp vậy chúc e theo người….❤️
2026-08-11 03:10:53
0
user6005030022083
Phạm minh Hải :
good morning jee
2026-08-10 23:51:26
0
nguyntunlm
𝐍𝐠𝐮𝐲ễ𝐧 𝐓𝐮ấ𝐧 𝐋ã𝐦 🇻🇳 :
Nay em gái chơi tới màng này vui nè 🤣🤣🤣
2026-08-11 00:18:12
1
minh.sang.p.trai
minh sang đẹp trai :
2026-08-11 03:28:31
0
thangnguyen37577
🎄🍇Cậu 8 Mỹ Tho🍇🎄 :
Ha
2026-08-11 06:04:19
0
l.vn.trng.l3
Lê Văn Trương Lê :
jee trần chạy lẹ thiệt
2026-08-11 07:22:10
0
gustavo_iltemberg
Gustavo Iltemberg :
😂🏃🏻‍♀️so cute
2026-08-11 04:08:50
0
hoa.tran02
Hoa Tran :
nhanh
2026-08-10 23:58:38
0
To see more videos from user @jeenhatha.official, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

2021 yazında Galatasaray sadece transfer yapmadı. Bir kimlik değiştirmeye çalıştı. Yıllardır yaşlı yıldızlarla günü kurtarmaya çalışan bir takım… bu kez geleceğe yatırım yapıyordu. Victor Nelsson. Sacha Boey. Cicaldau. Morutan. Barış Alper. Bunlar sadece transfer değildi. Galatasaray’ın geleceğe attığı zarlar gibiydi. Fatih Terim artık başka bir şey istiyordu. Daha genç… daha dinamik… daha modern bir takım. Ama Türkiye’de modernleşmek bazen maç kaybetmek demekti. Sezon başladığında takımın eksikleri belliydi. Oyuncular gençti. Sistem oturmamıştı. Ama yine de taraftarın içinde bir umut vardı. Çünkü ilk kez uzun süredir Galatasaray’ın bir planı var gibi görünüyordu. Fakat Süper Lig… sabırlı bir yer değildi. Galatasaray ligde puan kaybetmeye başladıkça tribünlerin sesi değişmeye başladı. Önce homurdanmalar geldi. Sonra ıslıklar. Özellikle içeride kaybedilen puanlar taraftarı çıldırtıyordu. Takım topa sahip oluyor… ama üretemiyordu. Savunma öne çıkıyor… ama arkada dev boşluklar bırakıyordu. Fatih Terim’in kurmaya çalıştığı geçiş oyunu… Türkiye liginde duvara çarpmıştı. Çünkü Anadolu takımları kapanıyordu. Galatasaray ise set hücumunda çaresiz kalıyordu. Bir anda takımın bütün hücum planı Kerem Aktürkoğlu’nun bireyselliğine dönüştü. Ama işin garip tarafı şuydu… Galatasaray Avrupa’da bambaşka bir takım gibiydi. Marsilya maçları. Lazio galibiyeti. Lokomotiv deplasmanı. Avrupa’da Galatasaray daha kontrollü oynuyor… geçiş kovalıyor… rakip arkada alan bırakıyordu. Ve bu sistem Avrupa’da işe yarıyordu. Bir anda insanlar şunu sormaya başladı: “Bu takım Avrupa’da oynuyor da ligde neden çözülemiyor?” Cevap aslında basitti. Galatasaray aynı anda iki farklı futbol oynamaya çalışıyordu. Avrupa’da reaksiyon veren takım olabiliyordu. Ama ligde oyunu kurması gereken taraftı. Ve bu takım… oyun kurabilecek kadar hazır değildi. Sonra işler daha da karıştı. Yönetim baskı altındaydı. Taraftar sabırsızdı. Medya her hafta krizi büyütüyordu. Ve sonunda Türk futbolunun klasik hikâyesi başladı. Suçlu arandı. Ocak ayına gelindiğinde Galatasaray ligde beklenmeyecek kadar kötü durumdaydı. Taraftar artık sadece mutsuz değildi. Öfkeliydi. NEF Stadyumu’nda yükselen ıslık sesleri… aslında bir projenin çöküş sesiydi. Ve sonra olan oldu. Fatih Terim gönderildi. Ama asıl olay… Fatih Terim’in gönderilmesi değildi. Çünkü Galatasaray sadece hocasını kaybetmemişti. Aynı zamanda projenin liderini kaybetmişti. Yerine Domenec Torrent geldi. Pep Guardiola ekolünden gelen modern bir teknik adam. Kağıt üstünde mantıklı görünüyordu. Ama zamanlama felaketti. Torrent geldiğinde takımın özgüveni bitmişti. Tribün sabrını kaybetmişti. Oyuncular baskı altındaydı. Ve Torrent daha ilk haftalarda taraftarın tepkisini hissetmeye başladı. Her puan kaybı daha büyük bir kaosa dönüşüyordu. Galatasaray bazen iyi futbol oynuyor gibi görünüyordu… ama savunmada dağılıyordu. Bazen topa hükmediyordu… ama sonuç alamıyordu. Takım sahada fikir değiştiriyor gibiydi. Bir yanda Fatih Terim’den kalan geçiş oyunu alışkanlıkları… diğer yanda Torrent’in pozisyon oyunu denemeleri. Ortada kalmış bir takım vardı. Ve sezon ilerledikçe artık mesele puan değildi. Galatasaray kim olduğunu kaybetmeye başlamıştı. Taraftarın bazı maçlarda oyuncuları ıslıklaması… yönetimin sürekli eleştirilmesi… teknik direktör değişikliği… Bütün sezonu ağır bir psikolojik baskıya çevirdi. Ama işin ironik tarafı şuydu… O dönem başarısız görülen transferlerin bazıları daha sonra takımın en değerli oyuncularına dönüştü. Sacha Boey. Nelsson. Barış Alper. Belki de problem transfer değildi. Belki de problem… Türkiye’de hiçbir projenin hata yapacak kadar zamanı olmamasıydı. Ve 2021-22 sezonu… Galatasaray’ın sadece kötü oynadığı bir sezon değil… Bir fikrin yarım kaldığı sezondu.#keşfet #fenerbahçe #funny #fyp #keşfetbeniöneçıkar
2021 yazında Galatasaray sadece transfer yapmadı. Bir kimlik değiştirmeye çalıştı. Yıllardır yaşlı yıldızlarla günü kurtarmaya çalışan bir takım… bu kez geleceğe yatırım yapıyordu. Victor Nelsson. Sacha Boey. Cicaldau. Morutan. Barış Alper. Bunlar sadece transfer değildi. Galatasaray’ın geleceğe attığı zarlar gibiydi. Fatih Terim artık başka bir şey istiyordu. Daha genç… daha dinamik… daha modern bir takım. Ama Türkiye’de modernleşmek bazen maç kaybetmek demekti. Sezon başladığında takımın eksikleri belliydi. Oyuncular gençti. Sistem oturmamıştı. Ama yine de taraftarın içinde bir umut vardı. Çünkü ilk kez uzun süredir Galatasaray’ın bir planı var gibi görünüyordu. Fakat Süper Lig… sabırlı bir yer değildi. Galatasaray ligde puan kaybetmeye başladıkça tribünlerin sesi değişmeye başladı. Önce homurdanmalar geldi. Sonra ıslıklar. Özellikle içeride kaybedilen puanlar taraftarı çıldırtıyordu. Takım topa sahip oluyor… ama üretemiyordu. Savunma öne çıkıyor… ama arkada dev boşluklar bırakıyordu. Fatih Terim’in kurmaya çalıştığı geçiş oyunu… Türkiye liginde duvara çarpmıştı. Çünkü Anadolu takımları kapanıyordu. Galatasaray ise set hücumunda çaresiz kalıyordu. Bir anda takımın bütün hücum planı Kerem Aktürkoğlu’nun bireyselliğine dönüştü. Ama işin garip tarafı şuydu… Galatasaray Avrupa’da bambaşka bir takım gibiydi. Marsilya maçları. Lazio galibiyeti. Lokomotiv deplasmanı. Avrupa’da Galatasaray daha kontrollü oynuyor… geçiş kovalıyor… rakip arkada alan bırakıyordu. Ve bu sistem Avrupa’da işe yarıyordu. Bir anda insanlar şunu sormaya başladı: “Bu takım Avrupa’da oynuyor da ligde neden çözülemiyor?” Cevap aslında basitti. Galatasaray aynı anda iki farklı futbol oynamaya çalışıyordu. Avrupa’da reaksiyon veren takım olabiliyordu. Ama ligde oyunu kurması gereken taraftı. Ve bu takım… oyun kurabilecek kadar hazır değildi. Sonra işler daha da karıştı. Yönetim baskı altındaydı. Taraftar sabırsızdı. Medya her hafta krizi büyütüyordu. Ve sonunda Türk futbolunun klasik hikâyesi başladı. Suçlu arandı. Ocak ayına gelindiğinde Galatasaray ligde beklenmeyecek kadar kötü durumdaydı. Taraftar artık sadece mutsuz değildi. Öfkeliydi. NEF Stadyumu’nda yükselen ıslık sesleri… aslında bir projenin çöküş sesiydi. Ve sonra olan oldu. Fatih Terim gönderildi. Ama asıl olay… Fatih Terim’in gönderilmesi değildi. Çünkü Galatasaray sadece hocasını kaybetmemişti. Aynı zamanda projenin liderini kaybetmişti. Yerine Domenec Torrent geldi. Pep Guardiola ekolünden gelen modern bir teknik adam. Kağıt üstünde mantıklı görünüyordu. Ama zamanlama felaketti. Torrent geldiğinde takımın özgüveni bitmişti. Tribün sabrını kaybetmişti. Oyuncular baskı altındaydı. Ve Torrent daha ilk haftalarda taraftarın tepkisini hissetmeye başladı. Her puan kaybı daha büyük bir kaosa dönüşüyordu. Galatasaray bazen iyi futbol oynuyor gibi görünüyordu… ama savunmada dağılıyordu. Bazen topa hükmediyordu… ama sonuç alamıyordu. Takım sahada fikir değiştiriyor gibiydi. Bir yanda Fatih Terim’den kalan geçiş oyunu alışkanlıkları… diğer yanda Torrent’in pozisyon oyunu denemeleri. Ortada kalmış bir takım vardı. Ve sezon ilerledikçe artık mesele puan değildi. Galatasaray kim olduğunu kaybetmeye başlamıştı. Taraftarın bazı maçlarda oyuncuları ıslıklaması… yönetimin sürekli eleştirilmesi… teknik direktör değişikliği… Bütün sezonu ağır bir psikolojik baskıya çevirdi. Ama işin ironik tarafı şuydu… O dönem başarısız görülen transferlerin bazıları daha sonra takımın en değerli oyuncularına dönüştü. Sacha Boey. Nelsson. Barış Alper. Belki de problem transfer değildi. Belki de problem… Türkiye’de hiçbir projenin hata yapacak kadar zamanı olmamasıydı. Ve 2021-22 sezonu… Galatasaray’ın sadece kötü oynadığı bir sezon değil… Bir fikrin yarım kaldığı sezondu.#keşfet #fenerbahçe #funny #fyp #keşfetbeniöneçıkar

About