@ismoilova.m6:

Hamidjon
Hamidjon
Open In TikTok:
Region: UZ
Tuesday 25 August 2026 02:48:18 GMT
1013
40
1
3

Music

Download

Comments

danier.rustamjanov
Донëор Рустамжанов :
🥰🥰🥰
2026-08-25 06:50:49
0
To see more videos from user @ismoilova.m6, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

İnsan zihni garip bir sarmal. Aynı gökyüzünün altına bakıp tamamen zıt anlamlar çıkaran, kendi içindeki çelişkilerle büyüyen tek canlı belki de biziz. Bir yanda düşüncelerimizin hayatımızı şekillendirdiğini, neyi beslersek onun çoğaldığını söylüyoruz. Bakış açımızı değiştirince evrenin de değişeceğine inanmak rahatlatıyor; sanki ipler tamamen bizim elimizdeymiş gibi. Ama hemen ardından Carl Jung çıkıp içimizdeki o en karanlık, kaçmak istediğimiz huzursuzlukların aslında bizi uyandırmaya çalışan birer dost olduğunu hatırlatıyor. Çelişki tam da burada başlıyor: Mutluluğu odak noktamız yapmaya çalışırken, bizi olgunlaştıran şey neden kaçındığımız o huzursuzluklar oluyor? Zihnin bu arayışı sadece hislerle de sınırlı değil. Mantık silsilesi içine girdiğimizde Bertrand Russell’ın varlık üzerine kurduğu o soğuk denklem çıkıyor karşımıza. Nedensellik ilkesine sığınıp bir başlangıç ararken, belki de nedensizliğin kendisinin evren olabileceğini kabullenmek zihni bocalatıyor. Cevapları bu kadar hırsla aramak mı doğru, yoksa Osho’nun dediği gibi bir çiçeği koparmadan, sadece var olmasına izin vererek sevmek mi? Belki de en büyük yanılgımız, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğumuzu sanmak. Viggo Mortensen’in vurguladığı o sabır zekası tam da burada devreye giriyor; bazen sadece durmak, nefes almak ve belirsizlikle yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Çünkü işin sonunda Epiktetos’un bahsettiği o sade huzur, istediklerimizi elde etmekte değil, elimizdekilerle yetinebilmekte gizli. İbn Arabî’nin dediği gibi; dışarıda bir mucize, uzaklarda bir cevap arıyoruz ama çaldığımız kapıyı öbür taraftan açan da yine biziz. Sorular da biziz, cevaplar da, o kapının kendisi de. Belki de insan beynini bu kadar karmaşık ve zengin kılan şey tam olarak bu: Kendi yarattığı labirentte kaybolup, yine kendi ördüğü duvardan bir kapı açmaya çalışmak.#bilgelerin #özlüsözlerim #felsefiksözler
İnsan zihni garip bir sarmal. Aynı gökyüzünün altına bakıp tamamen zıt anlamlar çıkaran, kendi içindeki çelişkilerle büyüyen tek canlı belki de biziz. Bir yanda düşüncelerimizin hayatımızı şekillendirdiğini, neyi beslersek onun çoğaldığını söylüyoruz. Bakış açımızı değiştirince evrenin de değişeceğine inanmak rahatlatıyor; sanki ipler tamamen bizim elimizdeymiş gibi. Ama hemen ardından Carl Jung çıkıp içimizdeki o en karanlık, kaçmak istediğimiz huzursuzlukların aslında bizi uyandırmaya çalışan birer dost olduğunu hatırlatıyor. Çelişki tam da burada başlıyor: Mutluluğu odak noktamız yapmaya çalışırken, bizi olgunlaştıran şey neden kaçındığımız o huzursuzluklar oluyor? Zihnin bu arayışı sadece hislerle de sınırlı değil. Mantık silsilesi içine girdiğimizde Bertrand Russell’ın varlık üzerine kurduğu o soğuk denklem çıkıyor karşımıza. Nedensellik ilkesine sığınıp bir başlangıç ararken, belki de nedensizliğin kendisinin evren olabileceğini kabullenmek zihni bocalatıyor. Cevapları bu kadar hırsla aramak mı doğru, yoksa Osho’nun dediği gibi bir çiçeği koparmadan, sadece var olmasına izin vererek sevmek mi? Belki de en büyük yanılgımız, her şeyi hemen çözmek zorunda olduğumuzu sanmak. Viggo Mortensen’in vurguladığı o sabır zekası tam da burada devreye giriyor; bazen sadece durmak, nefes almak ve belirsizlikle yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Çünkü işin sonunda Epiktetos’un bahsettiği o sade huzur, istediklerimizi elde etmekte değil, elimizdekilerle yetinebilmekte gizli. İbn Arabî’nin dediği gibi; dışarıda bir mucize, uzaklarda bir cevap arıyoruz ama çaldığımız kapıyı öbür taraftan açan da yine biziz. Sorular da biziz, cevaplar da, o kapının kendisi de. Belki de insan beynini bu kadar karmaşık ve zengin kılan şey tam olarak bu: Kendi yarattığı labirentte kaybolup, yine kendi ördüğü duvardan bir kapı açmaya çalışmak.#bilgelerin #özlüsözlerim #felsefiksözler

About