@plus90_official: Rüyalar eskiden siyah-beyaz mı görülüyordu? 1950’lerin başında bilim insanları, rüyaların çoğunlukla siyah-beyaz olduğunu düşünüyordu. Ancak 1953’te REM uykusunun keşfiyle bu fikir kökten değişti. REM (Rapid Eye Movement), yani “hızlı göz hareketi” evresi, rüyaların en canlı olduğu ve beyin aktivitesinin neredeyse uyanıklık seviyesine ulaştığı bir uyku aşaması. Bu keşiften sonra araştırmacılar, insanları tam REM uykusu sırasında uyandırıp rüyalarını hemen anlatmalarını istedi. Sonuç şaşırtıcıydı: Rüyaların yaklaşık %80’inin renkli olduğu bildirildi. Daha öncesinde bu oran %9 ila %20 arasında değişiyordu. Peki rüyalar daha önce neden siyah-beyaz sanılıyordu? Bunun iki temel nedeni olduğu düşünülüyor. Birincisi, eski araştırma yöntemlerinin sınırlı olmasıydı. İkincisi ise kültürel etki: O dönemde televizyon ve filmler büyük ölçüde siyah-beyazdı. Bu görsel dünya, insanların rüya deneyimlerini farkında olmadan etkilemiş olabilir. Bugün bilim insanlarının çoğu rüyaların renkli olduğu konusunda hemfikir. Ancak bu konu hâlâ yeterince araştırılmış değil. Üstelik, teknolojik gelişmelere rağmen birinin rüyasını doğrudan “izlemek” ya da tam olarak analiz etmek hâlâ mümkün değil. #dwscience #dwhealth