@thenevaura: Barış Atay… Bir insanı yalnızca yaptığı siyasetle ya da oynadığı rollerle anlatmak eksik kalır. Çünkü bazı insanların hayatında sanat da vardır, siyaset de, mücadele de… Ama bütün bunların arkasında bir duruş vardır. 22 Eylül 1981’de Almanya’nın Wilhelmshaven kentinde doğdu. Çocukluk ve gençlik yıllarını Antakya’da geçirdi. Biyoloji eğitiminin ardından tiyatro eğitimi aldı. Oyunculuk, yönetmenlik ve tiyatro çalışmalarının yanı sıra sinema alanında da üretimler yaptı. 2018’de Hatay milletvekili seçildi. Mecliste özellikle emek, eşitlik ve Alevilerin talepleri konusunda yaptığı konuşmalarla dikkat çekti. 10 Kasım 2022’de TBMM kürsüsünde Alevilik ve cemevleriyle ilgili yaptığı konuşmada açıkça şunları söyledi: “Samimiyetle Aleviliği öğrenmek mi istiyorsunuz, Alevileri tanımak mı istiyorsunuz, ben size yardımcı olayım.” Ve konuşmasının sonunda: “Baş eğmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, asla ama asla ne iktidarınızın ne devletin Alevisi olmayacağız.” Bu sözlerin tamamına herkes katılmak zorunda değil. Aynı siyasi düşüncede olmak da gerekmiyor. Ama benim Barış Atay’da değer verdiğim taraf başka: Doğru bildiği şeyi söylemekten çekinmemesi. Haksızlık karşısında susmaması. Gücün karşısında geri adım atmaması. Ve söylediği sözün arkasında durabilmesi. Çünkü herkes konuşabilir. Ama herkes, söylediğinin arkasında aynı şekilde duramaz. Bugün de sanat çalışmalarını sürdürüyor. Bülent Emrah Parlak’la birlikte yazıp yönettiği ve sahnelediği “Sabotaj” ile tiyatro sahnesinde üretmeye devam ediyor. Benim için mesele yalnızca sanatçı olması ya da siyaset yapmış olması değil. Mesele nerede durduğu. Çünkü bazı insanlar kendilerini söyledikleriyle değil, zor zamanlarda nerede durduklarıyla anlatırlar. Dik durmak. İnsanı unutmamak. Ve doğrularından kolayca vazgeçmemek. — Barış Atay “Samimiyetle, Aleviliği öğrenmek mi istiyorsunuz, Alevileri tanımak mı istiyorsunuz? Ben size yardımcı olayım.” Barış Atay’ın 10 Kasım 2022’de TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın en çok aklımda kalan kısmı burası. Aleviliği anlatırken sadece bir inançtan bahsetmiyor. Bir yaşam biçiminden, bir hafızadan, uğradıkları haksızlıklardan ve bütün bunlara rağmen insanı merkeze koyan bir anlayıştan söz ediyor. Bence burada asıl mesele sadece Alevilik de değil. Çünkü insanları Alevi, Sünni, Şafiî, Kürd, Türk, dindar, dinsiz, sağcı, solcu diye ayırmak kolay. Zor olan, bütün bunların ötesinde insanı görebilmek. Alevi olmak başka, Kürd olmak başka, Türk olmak başka, bir inanca sahip olmak başka, siyasi bir düşünceye sahip olmak başka. Bunları birbirine karıştırdığımızda insanı da kaybediyoruz. Ben Barış Atay’ın bu konuşmasında en çok o tarafı değerli buluyorum. Kendi inancının, kimliğinin ve hakkının arkasında dururken başkasının hakkını da yok saymamak. Güçlü olanın değil, haksızlığa uğrayanın yanında durabilmek. Çünkü insanın değeri, hangi kimliği taşıdığından önce başka bir insana nasıl davrandığında ortaya çıkıyor. Aleviliği anlamak da sadece Alevilerin neye inandığını bilmek değil. Bir insanın kendi inancını kendi diliyle anlatabilmesine saygı göstermek. Kürdü anlamak da sadece Kürd olmaktan geçmiyor. Türkü anlamak da sadece Türk olmaktan. İnsanı anlamak biraz da kendinden olmayanın hakkını savunabilmek. Bugün hâlâ buna ihtiyacımız var. İnsanları kimlikleriyle tanıyabiliriz ama sadece kimliklerinden ibaret görmemeliyiz. Barış Atay’ın Meclis’teki bu konuşması da tam burada insana dokunuyor. #BarışAtay #TheNevAura #Sanat #Tiyatro #keşfett
TheNevAura
Region: GB
Saturday 05 September 2026 13:28:17 GMT
Music
Download
Comments
sevdadrivess :
Aynen
2026-09-05 15:39:38
0
ilginc :
🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰
2026-09-05 15:26:46
0
Aydin Kayar :
🥰🥰🥰
2026-09-05 14:33:38
0
To see more videos from user @thenevaura, please go to the Tikwm
homepage.