@____ly30:

💫 ✧𝓢𝓱𝓪𝓴𝓵𝓪✧𝓐𝓽𝓪𝓵✧
💫 ✧𝓢𝓱𝓪𝓴𝓵𝓪✧𝓐𝓽𝓪𝓵✧
Open In TikTok:
Region: CA
Sunday 06 September 2026 22:09:06 GMT
8769
1256
113
76

Music

Download

Comments

wrek38
❤️‍🩹🇦🇪اجــى :-$ورک 🥷🇦🇫 :
واخى
2026-09-07 09:41:39
1
binoorjanmohabt
مخبت 🥀😘🕊🦅🇺🇸🇦🇫 :
ونه غورځی. پید کول مشکل دی. ډیر لوی سمندر دی 💕❤️😏🫣
2026-09-07 01:39:15
0
erfanhotak2020
🌎GRAN HOTKHEL🌏 :
🌺🌺🌺🌺🌺🌺
2026-09-07 09:08:53
1
darmanlala20
درمــ🥷ــان.🪫 :
جااااار بچکه🥰🥰
2026-09-06 22:10:26
1
jangulchamkani
jangulchamkani :
2026-09-07 06:47:20
0
helalafghani
هلال حوستې :
🥰
2026-09-07 05:09:25
0
wrek38
❤️‍🩹🇦🇪اجــى :-$ورک 🥷🇦🇫 :
مړيم
2026-09-07 09:41:43
1
fafairakoze
sarkar Hamzonie :
2026-09-07 03:57:50
0
dalasstexas
🇦🇫༄ 𝓑𝓜𝓦 ༄🦅 :
✌️❤️
2026-09-06 23:28:04
1
wafadarzawan
💔مات زړګی 💔 :
ماشاالله باچکی
2026-09-07 01:44:09
1
user182090361928fidha
A A👑 :
❤️❤️❤️
2026-09-06 22:10:50
0
To see more videos from user @____ly30, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

İnsanın yıkması gereken ilk sur, çoğu zaman karşısında değil, kendi içinde yükselir. Yıllarca doğru bildikleriyle, susturduğu duygularla, başkalarının ona biçtiği kimlikle örülmüş bir duvardır bu. Şiir tam da o duvara vurulan ilk çekiç gibi sesleniyor: Hakikati görmek istiyorsan önce kutsallaştırdığın putları sorgula. Çünkü insan bazen alışkanlıklarını inanç, yaralarını karakter, korkularını kader sanır. Kendini keşfetmek ise güzel bir gül bahçesinde dolaşmak kadar huzurlu değildir; toprağın altında saklanan köklerle, dikenlerle ve çürümüş dallarla da karşılaşmaktır. İçindeki gölgeyi gördüğün an canın yanar. Kendine dair kurduğun masum hikâyenin bazı yerleri çöker. Başkalarına yüklediğin suçlarda kendi payını, öfkenin altında ezilmiş ihtiyacını, suskunluğunun ardında kabul edilme arzusunu fark edersin. İnsan en ağır darbeyi, düşmanından değil, kendi hakikatiyle karşılaştığında alır. Fakat bu acı bir son değil, ruhun dar gelen kabuğu kırma biçimidir. Yıkılan her duvar seni eksiltmez; yıllardır senden çalınan bir parçayı sana geri verir. Yola çıkmak için korkunun tamamen geçmesini beklersen olduğun yerde kalırsın. Cesaret, titremeyen adımlar atmak değil; titreyen dizlerine rağmen ilk adımı atabilmektir. Korkarak yürümeye başladığın anda korku artık seni yöneten bir efendi olmaktan çıkar. Yanında yürüyen, seni dikkatli olmaya çağıran bir sese dönüşür. Sen ilerledikçe küçülür; küçüldükçe ardında sakladığı kapı görünür. İnsanın zaferi hiç korkmamasında değil, korkunun içinden geçerek kendi iradesine ulaşmasındadır. Üstelik bu yol her zaman tek başına yürünmez. Karanlığın en yoğun olduğu yerde uzanan bir el vardır. Bazen seni yıllardır tanıyan birinden, bazen hayatına yeni giren birinden, bazen de hiç beklemediğin anda kendi içinden gelir. O el senin yerine savaşmaz; yalnızca düşersen yeniden kalkabileceğini hatırlatır. Çünkü gerçek sevgi insanı kurtarılmış bir mahkûma değil, kendi kapısını açabilecek kadar güçlü birine dönüştürür. Sonunda vardığın yer yalnızca kendin değildir. İnsan içindeki zindanları yıktıkça sevmeyi, bağ kurmayı ve ait olmayı yeniden öğrenir. Yol seni ailene götürür; kanla kurulmuş olana da gönlünle seçtiğin insanlara da… Kendi karanlığını tanıyan kişi, başkasının yarasına daha şefkatli dokunur. İçinde filizlenen nihal zamanla kök salar ve sen bir gün anlarsın: Yıktığın surların ardında seni bekleyen şey yalnızlık değilmiş. Bir sofra, tanıdık sesler, sımsıkı tutulan bir el ve nihayet eve dönüş varmış. #keşfet #seniniçin #fyp #aşk
İnsanın yıkması gereken ilk sur, çoğu zaman karşısında değil, kendi içinde yükselir. Yıllarca doğru bildikleriyle, susturduğu duygularla, başkalarının ona biçtiği kimlikle örülmüş bir duvardır bu. Şiir tam da o duvara vurulan ilk çekiç gibi sesleniyor: Hakikati görmek istiyorsan önce kutsallaştırdığın putları sorgula. Çünkü insan bazen alışkanlıklarını inanç, yaralarını karakter, korkularını kader sanır. Kendini keşfetmek ise güzel bir gül bahçesinde dolaşmak kadar huzurlu değildir; toprağın altında saklanan köklerle, dikenlerle ve çürümüş dallarla da karşılaşmaktır. İçindeki gölgeyi gördüğün an canın yanar. Kendine dair kurduğun masum hikâyenin bazı yerleri çöker. Başkalarına yüklediğin suçlarda kendi payını, öfkenin altında ezilmiş ihtiyacını, suskunluğunun ardında kabul edilme arzusunu fark edersin. İnsan en ağır darbeyi, düşmanından değil, kendi hakikatiyle karşılaştığında alır. Fakat bu acı bir son değil, ruhun dar gelen kabuğu kırma biçimidir. Yıkılan her duvar seni eksiltmez; yıllardır senden çalınan bir parçayı sana geri verir. Yola çıkmak için korkunun tamamen geçmesini beklersen olduğun yerde kalırsın. Cesaret, titremeyen adımlar atmak değil; titreyen dizlerine rağmen ilk adımı atabilmektir. Korkarak yürümeye başladığın anda korku artık seni yöneten bir efendi olmaktan çıkar. Yanında yürüyen, seni dikkatli olmaya çağıran bir sese dönüşür. Sen ilerledikçe küçülür; küçüldükçe ardında sakladığı kapı görünür. İnsanın zaferi hiç korkmamasında değil, korkunun içinden geçerek kendi iradesine ulaşmasındadır. Üstelik bu yol her zaman tek başına yürünmez. Karanlığın en yoğun olduğu yerde uzanan bir el vardır. Bazen seni yıllardır tanıyan birinden, bazen hayatına yeni giren birinden, bazen de hiç beklemediğin anda kendi içinden gelir. O el senin yerine savaşmaz; yalnızca düşersen yeniden kalkabileceğini hatırlatır. Çünkü gerçek sevgi insanı kurtarılmış bir mahkûma değil, kendi kapısını açabilecek kadar güçlü birine dönüştürür. Sonunda vardığın yer yalnızca kendin değildir. İnsan içindeki zindanları yıktıkça sevmeyi, bağ kurmayı ve ait olmayı yeniden öğrenir. Yol seni ailene götürür; kanla kurulmuş olana da gönlünle seçtiğin insanlara da… Kendi karanlığını tanıyan kişi, başkasının yarasına daha şefkatli dokunur. İçinde filizlenen nihal zamanla kök salar ve sen bir gün anlarsın: Yıktığın surların ardında seni bekleyen şey yalnızlık değilmiş. Bir sofra, tanıdık sesler, sımsıkı tutulan bir el ve nihayet eve dönüş varmış. #keşfet #seniniçin #fyp #aşk

About