@bella.lou181: Bet you wish this was your view #drmartens #giantess #feet #train #pov

Bella The Great
Bella The Great
Open In TikTok:
Region: GB
Monday 07 September 2026 16:38:39 GMT
21888
857
42
35

Music

Download

Comments

jim.b.base
Jim Base :
I love this more than I can explain!!!
2026-09-26 18:15:17
1
xbaesick
xBaesick :
Could watch this all day 😵‍💫
2026-09-09 01:45:53
3
crushartstyle
CrushArtStyle :
Have you tried taking your frustration out on objects—like toys, for example—by crushing them?
2026-09-07 17:24:44
1
foidslayer6666666
f :
dream girl wallahi
2026-09-07 16:43:04
1
harleythefrenchie4
Harleythefrenchie :
Yes I will watch these 🤓😵‍💫
2026-09-07 20:09:56
3
ktos0043
ktos :
goddess
2026-09-09 15:08:10
1
rawea_577
د.عبد العزيز محمد :
2026-09-26 23:51:15
0
.kyva
winter :
I wouldnt mind that rule 👀
2026-09-23 17:52:12
0
juatafloof
Justafloof :
Can I be a good footrest 😵‍💫
2026-09-22 23:04:31
1
nightinine
.. :
I really wish that was my view 😍
2026-09-23 19:22:18
2
gingersnap5302
Gingersnap :
. .. Woof.
2026-09-12 06:25:37
2
rhino42092
Rhino420 :
wish I could be the footstool
2026-09-17 23:09:21
2
john.mcmillion06
john mcmillion :
lovely view tbh
2026-09-07 20:04:13
1
typical_joe
Sock Loser Joe :
Yes but you forgot to take the boots off before using it 🙄🤤
2026-09-08 17:08:22
2
montanauser
MontanaLife :
😍😍😍
2026-09-09 02:43:06
2
humanwallet4
🙇🏻Simp_boy🙇🏻 :
🙇🏻
2026-09-07 16:42:52
1
To see more videos from user @bella.lou181, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Ne kendimi anlatacak bir cümlem kaldı ne de geriye dönüp hesap soracak bir hevesim. Bazı defterler bağırarak değil, sessizce kapanır. İnsan en çok da konuşmaktan vazgeçtiğinde anlar; bir yere ait olmadığını. O yüzden ardıma dönüp bakmadım. Çünkü bazı yollar, geriye dönüldüğünde insanı eve değil, aynı kırgınlığın eşiğine çıkarır. Ben, kokusu unutulunca çöpe atılan bir çiçek olmak istemedim hiçbir zaman. Bir gün sevilip ertesi gün hatıra diye taşınanlardan olmadım. Ya gönlünde kök salacaktım ya da toprağıma geri dönecektim. Arada kalmanın, vitrin süsü olmanın, gerektiğinde hatırlanıp gerektiğinde unutulmanın ağırlığını taşıyacak kadar hafif değildi yüreğim. Çünkü sen, çiçeği sevmeyi değil, üzerinde güzel durmasını sevdin. Solmaya yüz tutunca da gözünü başka renklere çevirdin. Ben vitrinine yakışacak bir süs değildim. Kırıldıkça sessizleşen, sustukça içinde ölen bir insandım. Sen ise o sessizliği olgunluk sandın. Oysa ben konuşsaydım, belki de vicdanın yıllarca susamayacaktı. Şimdi dönüp baktığımda senden çok kendime üzülüyorum. Bir gün gerçekten görülürüm diye ne çok beklemişim. Ne çok görmezden gelinmeyi sabır sanmışım. Bir insanın sevgisini dilenmek değilmiş sadakat bunu geç öğrendim. Meğer bazı kapılar içeridekini korumak için değil, dışarıdakini oyalamak için aralık bırakılırmış.Biliyor musun insan bazen gitmeyi seçmez, kalırsa kendinden eksileceğini anladığı için gider. Ben de öyle yaptım. Kendimi senden değil, sende yavaş yavaş kaybolan benden kurtardım. Çünkü bazı insanlar sevgiyi yaşatmaz, usul usul tüketir. Ne bağırırlar ne kırarlar. Sadece her gün biraz daha yabancılaştırırlar insanı kendine. O yüzden bende kapıyı kapattım. Ardında sen kaldın mı, hatıralar mı, yoksa yıllarca sırtımda taşıdığım o boş umut mu artık bilmiyorum. Bildiğim tek şey şu ki bazı yollar geri dönmek için değil, insanın kendini bir daha kimsenin eşiğinde unutmaması için yürünür. Ve ben, kendimi en son bıraktığım yerden alıp gidiyorum. Bundan sonra gül olsam bile, yakana ilişecek kadar değersiz olmayacağım... #Araf
Ne kendimi anlatacak bir cümlem kaldı ne de geriye dönüp hesap soracak bir hevesim. Bazı defterler bağırarak değil, sessizce kapanır. İnsan en çok da konuşmaktan vazgeçtiğinde anlar; bir yere ait olmadığını. O yüzden ardıma dönüp bakmadım. Çünkü bazı yollar, geriye dönüldüğünde insanı eve değil, aynı kırgınlığın eşiğine çıkarır. Ben, kokusu unutulunca çöpe atılan bir çiçek olmak istemedim hiçbir zaman. Bir gün sevilip ertesi gün hatıra diye taşınanlardan olmadım. Ya gönlünde kök salacaktım ya da toprağıma geri dönecektim. Arada kalmanın, vitrin süsü olmanın, gerektiğinde hatırlanıp gerektiğinde unutulmanın ağırlığını taşıyacak kadar hafif değildi yüreğim. Çünkü sen, çiçeği sevmeyi değil, üzerinde güzel durmasını sevdin. Solmaya yüz tutunca da gözünü başka renklere çevirdin. Ben vitrinine yakışacak bir süs değildim. Kırıldıkça sessizleşen, sustukça içinde ölen bir insandım. Sen ise o sessizliği olgunluk sandın. Oysa ben konuşsaydım, belki de vicdanın yıllarca susamayacaktı. Şimdi dönüp baktığımda senden çok kendime üzülüyorum. Bir gün gerçekten görülürüm diye ne çok beklemişim. Ne çok görmezden gelinmeyi sabır sanmışım. Bir insanın sevgisini dilenmek değilmiş sadakat bunu geç öğrendim. Meğer bazı kapılar içeridekini korumak için değil, dışarıdakini oyalamak için aralık bırakılırmış.Biliyor musun insan bazen gitmeyi seçmez, kalırsa kendinden eksileceğini anladığı için gider. Ben de öyle yaptım. Kendimi senden değil, sende yavaş yavaş kaybolan benden kurtardım. Çünkü bazı insanlar sevgiyi yaşatmaz, usul usul tüketir. Ne bağırırlar ne kırarlar. Sadece her gün biraz daha yabancılaştırırlar insanı kendine. O yüzden bende kapıyı kapattım. Ardında sen kaldın mı, hatıralar mı, yoksa yıllarca sırtımda taşıdığım o boş umut mu artık bilmiyorum. Bildiğim tek şey şu ki bazı yollar geri dönmek için değil, insanın kendini bir daha kimsenin eşiğinde unutmaması için yürünür. Ve ben, kendimi en son bıraktığım yerden alıp gidiyorum. Bundan sonra gül olsam bile, yakana ilişecek kadar değersiz olmayacağım... #Araf

About