@englishwithkursat: 1. Face the music 🇹🇷 Çeviri: Gerçeklerle yüzleşmek / Sonuçlarına katlanmak 💡 Açıklama: Kendi yaptığın bir hatanın, ertelediğin bir durumun veya kaçtığın bir sorumluluğun getirdiği gerçeklerle yüzleşip o faturayı ödemek anlamında kullanılır. 🇺🇸 He missed the deadline, and now he has to face the music. 🇹🇷 Son teslim tarihini kaçırdı, şimdi sonuçlarına katlanmak (gerçeklerle yüzleşmek) zorunda. 2. Talk someone into something 🇹🇷 Çeviri: Birini ikna etmek / Aklına girmek 🇺🇸 She talked me into buying this jacket. 🇹🇷 Bu ceketi almam için aklıma girdi (beni ikna etti). 3. It’s on the tip of my tongue 🇹🇷 Çeviri: Tam dilimin ucunda 🇺🇸 What was his name? It’s on the tip of my tongue! 🇹🇷 Adı neydi ya? Tam dilimin ucunda! 4. Learn how to set boundaries 🇹🇷 Çeviri: Sınır çizmeyi öğrenmek 🇺🇸 You need to learn how to set boundaries at work. 🇹🇷 İşte nasıl sınır çizeceğini öğrenmen gerekiyor.