@cookaeee: GET MY GIRL UP RIGHT NOW

bleep
bleep
Open In TikTok:
Region: US
Sunday 13 September 2026 07:17:53 GMT
4511
84
2
3

Music

Download

Comments

thtsmitski
kelsey! 🪿 :
2026-09-13 07:50:23
1
To see more videos from user @cookaeee, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

İnsan, kaybedilmekten korkulmadığını anladığı gün, elinden gelen her şeyi sessizce bırakıyor. Bir şeyleri düzeltmek için uzattığı ellerini, ilk defa kendisi geri çekiyor. Çünkü insan, kalmak için bir sebep ararken karşısındakinin gitmesine razı olduğunu görünce, içinde tuttuğu bütün kelimeler birer birer susuyor. Meğer bazı vedalar, gidildiğinde değil; kalmak için hiçbir sebep bırakılmadığında başlıyormuş. Evet, çok kez sustum. Ki en çok belki'de buna kızardı.Belki biraz daha güzel anlatırsam anlaşılırım sandım; konuştum, yine anlaşılmadım. Sonra biraz daha sabredersem, içimde büyüttüğüm şeylerin bir gün sana da dokunacağını düşündüm. Kırıldığım yerlerden yine sana doğru yürüdüm. Her defasında kendimden biraz eksilip, sana biraz daha yaklaşmaya çalıştım. Sen ise beni kaybetme ihtimalinin karşısında bir kez olsun durmadın. İnsanın canını en çok da bu yakıyor zaten. Birinin seni kaybetmeyi göze alması... Senin uğruna sustuğun şeylerin, beklediğin gecelerin, kimse bilmeden ettiğin duaların; bir başkasının hayatında hiçbir karşılığı olmadığını fark etmek. İnsan o zaman anlıyor, bazı sevgilerin en ağır tarafı sevmek değilmiş; tek başına taşımakmış. Sonra insan yalnızca yorulmuyor. İçindeki ısrar yavaş yavaş ölüyor. Beklemek, eskisi kadar umutlu gelmiyor. Bir gün, uğruna defalarca döndüğü o kapının önünde durup elini kapıdan çekiyor. Çalmıyor. Çünkü bazı kapılar yüzümüze kapanmıyor; insan, içeride kendisine ayrılmış bir yer olmadığını anlayınca kendi sessizliğine dönüyor. Ben de döndüm. Ama insan her dönüşünde geride bıraktığına bakmadan yürüyemiyor. Bazen adımların ilerliyor da gönlün hâlâ aynı yerde kalıyor. Arkanda bir insan değil yalnızca; yarım kalmış cümleler, gerçekleşmemiş ihtimaller, “belki” diye sakladığın bütün yarınlar kalıyor. Ve sen, hepsini bırakıp yürümeyi öğrenirken, içinden bir parça hâlâ geriye bakıyor... Sen gözü arkada kalarak yürümek nedir, bilir misin? Bir yere varmak için değil; geride bıraktığın şey belki hâlâ seni çağırıyordur diye yavaşlayarak. Dönmeyeceğini bildiğin hâlde birkaç adımını eksik atarak. Son bir kez seslenilir mi diye susup bekleyerek... İnsan çok yavaşlıyor belki bir kez olsun döner diye. Ama kimse dönmüyor... Canı yanıyor, canı sağolsun diyerek.. #Araf  #EKTtedavi
İnsan, kaybedilmekten korkulmadığını anladığı gün, elinden gelen her şeyi sessizce bırakıyor. Bir şeyleri düzeltmek için uzattığı ellerini, ilk defa kendisi geri çekiyor. Çünkü insan, kalmak için bir sebep ararken karşısındakinin gitmesine razı olduğunu görünce, içinde tuttuğu bütün kelimeler birer birer susuyor. Meğer bazı vedalar, gidildiğinde değil; kalmak için hiçbir sebep bırakılmadığında başlıyormuş. Evet, çok kez sustum. Ki en çok belki'de buna kızardı.Belki biraz daha güzel anlatırsam anlaşılırım sandım; konuştum, yine anlaşılmadım. Sonra biraz daha sabredersem, içimde büyüttüğüm şeylerin bir gün sana da dokunacağını düşündüm. Kırıldığım yerlerden yine sana doğru yürüdüm. Her defasında kendimden biraz eksilip, sana biraz daha yaklaşmaya çalıştım. Sen ise beni kaybetme ihtimalinin karşısında bir kez olsun durmadın. İnsanın canını en çok da bu yakıyor zaten. Birinin seni kaybetmeyi göze alması... Senin uğruna sustuğun şeylerin, beklediğin gecelerin, kimse bilmeden ettiğin duaların; bir başkasının hayatında hiçbir karşılığı olmadığını fark etmek. İnsan o zaman anlıyor, bazı sevgilerin en ağır tarafı sevmek değilmiş; tek başına taşımakmış. Sonra insan yalnızca yorulmuyor. İçindeki ısrar yavaş yavaş ölüyor. Beklemek, eskisi kadar umutlu gelmiyor. Bir gün, uğruna defalarca döndüğü o kapının önünde durup elini kapıdan çekiyor. Çalmıyor. Çünkü bazı kapılar yüzümüze kapanmıyor; insan, içeride kendisine ayrılmış bir yer olmadığını anlayınca kendi sessizliğine dönüyor. Ben de döndüm. Ama insan her dönüşünde geride bıraktığına bakmadan yürüyemiyor. Bazen adımların ilerliyor da gönlün hâlâ aynı yerde kalıyor. Arkanda bir insan değil yalnızca; yarım kalmış cümleler, gerçekleşmemiş ihtimaller, “belki” diye sakladığın bütün yarınlar kalıyor. Ve sen, hepsini bırakıp yürümeyi öğrenirken, içinden bir parça hâlâ geriye bakıyor... Sen gözü arkada kalarak yürümek nedir, bilir misin? Bir yere varmak için değil; geride bıraktığın şey belki hâlâ seni çağırıyordur diye yavaşlayarak. Dönmeyeceğini bildiğin hâlde birkaç adımını eksik atarak. Son bir kez seslenilir mi diye susup bekleyerek... İnsan çok yavaşlıyor belki bir kez olsun döner diye. Ama kimse dönmüyor... Canı yanıyor, canı sağolsun diyerek.. #Araf #EKTtedavi

About