@vedeptaxua: #vedeptaxua #taxua #reviewtaxua #xuhuong #hoanghon

Vẻ Đẹp Tà Xùa
Vẻ Đẹp Tà Xùa
Open In TikTok:
Region: VN
Saturday 19 September 2026 11:52:31 GMT
9607
250
13
42

Music

Download

Comments

raubixxaotoi
rau bí xào tỏi 🧄 :
c ở home nào v
2026-09-24 03:42:36
1
lie_en05
No.1 :
Mk xin in4 áo len với ạ
2026-09-21 11:27:44
1
meobebe2000
Mèo🍀 :
Mk xin if áo len ạ
2026-09-21 04:59:54
1
hyn.an
Huyền Anh :
Mình xin link áo len nâu ạ
2026-09-21 00:45:08
1
naochamthidoiten_1928
Heeheeee1928 :
C chụp bằng j v an
2026-09-19 16:11:23
1
tliink
Linh Thái :
E xin link mũ nồi với ạ
2026-09-21 11:46:26
1
vedeptaxua
Vẻ Đẹp Tà Xùa :
Các tình yêu follow mình nha🥰
2026-09-21 12:37:01
0
To see more videos from user @vedeptaxua, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

BİR DENİZCİNİN ZİHNİNDEN NE GEÇER, BİLİYOR MUSUNUZ? Gemide iki ay geçer… Üç ay geçer… Beşinci aya gelirsin. Artık insanın zihninde denizden başka şeyler dolaşmaya başlar. Ailen geçer. Çocuğunun yüzü gelir gözünün önüne. Eşinin sesi gelir kulağına. Evde kaçırdığın doğum günleri, özel günler, sofralar gelir aklına. Bir denizci aylarca ailesinden uzakta çalışır. Ama sadece ailesini düşünmez. Maaşını da düşünür. Çünkü o maaş, evde bekleyen çocuğun okul masrafıdır. O maaş, evin kirasıdır. O maaş, mutfaktır. O maaş, faturadır. O maaş, denizcinin ailesinden aylarca uzak kalmasının karşılığıdır. Ama bazen denizci daha gemiden inmeden maaşı içeriden kemirilmeye başlanır. Diyelim ki 60 bin lira alıyorsun. Bir gün bakarsın 55 bin. Sonra 50 bin. “Şartlar değişti” derler. “Şirket zor durumda” derler. “Piyasa böyle” derler. Ama nedense şartlar değiştiğinde ilk akla gelen hep denizcinin cebindeki para olur. Peki denizci ne yapsın? Aylarca ailesinden uzak kalsın. Gece gündüz çalışsın. Fırtınayı, yangını, halatı, vinci, makineyi, güverteyi göğüslesin. Sonra birileri masa başında oturup onun maaşından kesinti hesabı yapsın. Bir de üstüne sendika meselesi çıkıyor. Sendika, denizcinin hakkını korumak için vardır. Eğer gerçekten denizcinin hakkını koruyorsa, başımızın üstünde yeri vardır. Ama denizci kendisini temsil ettiğini düşündüğü yapı tarafından da yalnız bırakıldığını hissediyorsa, orada sorulması gereken çok ciddi sorular vardır. Denizcinin hakkını kim koruyacak? Bir de gemide başka bir savaş vardır. Her zaman denizle savaşmazsın. Bazen insanla savaşırsın. Yanında çalışan adamla aynı masaya oturursun. Aynı vardiyada çalışırsın. Aynı halatı tutarsın. Aynı fırtınayı görürsün. Aynı tehlikenin içine girersin. Sonra bir gün öğrenirsin ki senin yanında arkadaş bildiğin adam, senin söylediklerini alıp müdüre götürmüş. Senin sözünü şirkete taşımış. Senin hakkında konuşmuş. Senin ekmeğinle ilgili karar verecek insanların kulağına seni anlatmış. İşte o zaman insan denizin ne kadar büyük olduğunu değil, insanın ne kadar küçülebileceğini anlıyor. Biz bunları gördük. 23 yıllık denizcilik hayatımızda neler gördük, neler yaşadık… İyi insanları da gördük. Kötü niyetliyi de. Adam gibi adam olanı da gördük. Menfaati için arkadaşını satanı da. Ama şunu öğrendik: Gemide herkes aynı geminin içinde olabilir ama herkes aynı vicdanın içinde değildir. Denizci aylarca ailesinden uzak kalır. Hasret çeker. Özler. Sabreder. Alın teri döker. Ve bütün bunların karşılığında tek istediği şey aslında çok büyük bir şey değildir: Hakkının verilmesi. Ne lütuf istiyor denizci… Ne sadaka. Ne de kimsenin cebinden para istiyor. Sadece emeğinin karşılığını istiyor. Çocuğunun yüzünü görmek için aylarca sabreden denizci, eve döndüğünde maaşının eksildiğini görmek istemiyor. Arkadaşına güvenmek istiyor. Temsil edildiğinde gerçekten temsil edilmek istiyor. Ve en önemlisi… İnsanın insana yaptığı haksızlığı görmek istemiyor. Çünkü deniz serttir. Ama bazen denizden daha sert olan şey, insanın insana yaptığıdır. Biz 23 yıldır denizdeyiz. Çok şey gördük. Çok insan tanıdık. Çok dost kazandık. Çok hayal kırıklığı da yaşadık. Ama hâlâ söylüyoruz: Denizcilik cinsiyet işi değil, yürek işidir. Ve denizcinin yüreğini kıran şey bazen fırtına değildir. Bazen kendi yanındaki insandır. TANRI DENİZCİLERİ KORUSUN. #kesfetteyiz #kesfet #kesfetbeniöneçıkart #tug #kaptan
BİR DENİZCİNİN ZİHNİNDEN NE GEÇER, BİLİYOR MUSUNUZ? Gemide iki ay geçer… Üç ay geçer… Beşinci aya gelirsin. Artık insanın zihninde denizden başka şeyler dolaşmaya başlar. Ailen geçer. Çocuğunun yüzü gelir gözünün önüne. Eşinin sesi gelir kulağına. Evde kaçırdığın doğum günleri, özel günler, sofralar gelir aklına. Bir denizci aylarca ailesinden uzakta çalışır. Ama sadece ailesini düşünmez. Maaşını da düşünür. Çünkü o maaş, evde bekleyen çocuğun okul masrafıdır. O maaş, evin kirasıdır. O maaş, mutfaktır. O maaş, faturadır. O maaş, denizcinin ailesinden aylarca uzak kalmasının karşılığıdır. Ama bazen denizci daha gemiden inmeden maaşı içeriden kemirilmeye başlanır. Diyelim ki 60 bin lira alıyorsun. Bir gün bakarsın 55 bin. Sonra 50 bin. “Şartlar değişti” derler. “Şirket zor durumda” derler. “Piyasa böyle” derler. Ama nedense şartlar değiştiğinde ilk akla gelen hep denizcinin cebindeki para olur. Peki denizci ne yapsın? Aylarca ailesinden uzak kalsın. Gece gündüz çalışsın. Fırtınayı, yangını, halatı, vinci, makineyi, güverteyi göğüslesin. Sonra birileri masa başında oturup onun maaşından kesinti hesabı yapsın. Bir de üstüne sendika meselesi çıkıyor. Sendika, denizcinin hakkını korumak için vardır. Eğer gerçekten denizcinin hakkını koruyorsa, başımızın üstünde yeri vardır. Ama denizci kendisini temsil ettiğini düşündüğü yapı tarafından da yalnız bırakıldığını hissediyorsa, orada sorulması gereken çok ciddi sorular vardır. Denizcinin hakkını kim koruyacak? Bir de gemide başka bir savaş vardır. Her zaman denizle savaşmazsın. Bazen insanla savaşırsın. Yanında çalışan adamla aynı masaya oturursun. Aynı vardiyada çalışırsın. Aynı halatı tutarsın. Aynı fırtınayı görürsün. Aynı tehlikenin içine girersin. Sonra bir gün öğrenirsin ki senin yanında arkadaş bildiğin adam, senin söylediklerini alıp müdüre götürmüş. Senin sözünü şirkete taşımış. Senin hakkında konuşmuş. Senin ekmeğinle ilgili karar verecek insanların kulağına seni anlatmış. İşte o zaman insan denizin ne kadar büyük olduğunu değil, insanın ne kadar küçülebileceğini anlıyor. Biz bunları gördük. 23 yıllık denizcilik hayatımızda neler gördük, neler yaşadık… İyi insanları da gördük. Kötü niyetliyi de. Adam gibi adam olanı da gördük. Menfaati için arkadaşını satanı da. Ama şunu öğrendik: Gemide herkes aynı geminin içinde olabilir ama herkes aynı vicdanın içinde değildir. Denizci aylarca ailesinden uzak kalır. Hasret çeker. Özler. Sabreder. Alın teri döker. Ve bütün bunların karşılığında tek istediği şey aslında çok büyük bir şey değildir: Hakkının verilmesi. Ne lütuf istiyor denizci… Ne sadaka. Ne de kimsenin cebinden para istiyor. Sadece emeğinin karşılığını istiyor. Çocuğunun yüzünü görmek için aylarca sabreden denizci, eve döndüğünde maaşının eksildiğini görmek istemiyor. Arkadaşına güvenmek istiyor. Temsil edildiğinde gerçekten temsil edilmek istiyor. Ve en önemlisi… İnsanın insana yaptığı haksızlığı görmek istemiyor. Çünkü deniz serttir. Ama bazen denizden daha sert olan şey, insanın insana yaptığıdır. Biz 23 yıldır denizdeyiz. Çok şey gördük. Çok insan tanıdık. Çok dost kazandık. Çok hayal kırıklığı da yaşadık. Ama hâlâ söylüyoruz: Denizcilik cinsiyet işi değil, yürek işidir. Ve denizcinin yüreğini kıran şey bazen fırtına değildir. Bazen kendi yanındaki insandır. TANRI DENİZCİLERİ KORUSUN. #kesfetteyiz #kesfet #kesfetbeniöneçıkart #tug #kaptan

About