@vivian.txw97: 26.09 | Tiểu Điền update weibo chia sẻ khoảnh khắc tại #GucciTheStoreShow — nơi những thiết kế kinh điển hòa quyện cùng tinh thần đương đại. 🐰✨ Đặc biệt, em còn có dịp gặp gỡ và chụp ảnh cùng Demna Gvasalia, Giám đốc Sáng tạo của Gucci, tại Milan. #ĐiềnHiVi #TianXiWei #GucciSS27xTianXiwei #MilanFashionWeek

Vivian.txw
Vivian.txw
Open In TikTok:
Region: VN
Saturday 26 September 2026 08:48:48 GMT
70617
3397
13
116

Music

Download

Comments

esther.rs5
Esther RS :
2026-09-26 20:48:55
7
user7792154397947
모나코 :
사랑해
2026-09-29 09:45:25
0
dohe_eiw
dohe :
2026-09-27 07:12:40
0
lushe_n_cats
lushe n cats :
2026-09-26 12:44:45
1
belinh2k1
Bùi Dương Bảo Linh :
2026-09-29 18:21:31
0
chai_nong456
Chay-nong ❤🌸 :
🥰
2026-09-26 16:57:10
1
mksor446
bé dâu🍓 :
2026-09-28 03:42:36
0
wo_xi_huan
wo_xi_huan :
🤩🤩🤩
2026-09-27 04:28:54
1
user8001913832517
Nkaujswmxyooj :
🥰🥰🥰🥰🥰🥰
2026-09-26 08:52:45
1
hninhnin4562
hninhnin4562 :
😍🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰🥰
2026-09-26 12:07:40
1
pi_koon
ไดอารี่น้องงงกุล🎀 :
❤️❤️❤️❤️❤️❤️
2026-09-26 08:58:04
1
voleyball.suga
QuinEnVA :
🥰🥰🥰
2026-09-27 13:29:22
0
To see more videos from user @vivian.txw97, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Bir ülkenin kaderi bazen Meclis kürsüsünde değil, çamurlu bir köy yolunda görünür. Onun hikâyesi, devletin vatandaşa uzak durduğunu gördüğü yerde başladı. 1948’de Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde doğdu; Ankara Hukuk’u bitirdi. Kaymakamlıkların ardından 1984’te, 36 yaşındayken Tokat Valiliğine atandı. Sonra Aydın, Erzincan ve Denizli geldi. O bir siyasetçi değildi; fakat Türk siyasetini çoğu siyasetçiden fazla rahatsız eden sorular sordu: Devlet neden merkezden buyuruyor, halk niçin yalnız seçim zamanı hatırlanıyor, bürokrasi neden “bugün git, yarın gel” diyordu? Etkisi, bu soruları kürsüde bırakmayıp sahaya indirmesiydi. Köy yollarından okullara, sağlık hizmetlerinden turizme uzanan işlerde devleti halkla yan yana getirdi. Makamı duvar değil, temas noktası yaptı. İlber Ortaylı’dan aktardığı “Apartman yönetimine katılmayan millet, ülke yönetimine nasıl katılacak?” sözü, demokrasiye dair yalın derstir. Çünkü yurttaşlık oy vermekle tamamlanmaz; apartmanda, mahallede, okul aile birliğinde, kooperatifte ve belediyeyi izlerken öğrenilir. Yazıcıoğlu halkı kusursuz ilan etmedi; bürokrasiyi, siyaseti ve halkı birlikte eleştirdi. Hastalığımızın sorumluluğu başkasına yüklemek olduğunu gördü: Bir “baba”, bir lider, bütün yükü devralacak bir Mehdi gelsin ve bizi kurtarsın… Oysa onun dünyasında kurtuluş seyirlik değil, ortak emekti. Üretmeden zenginleşmeyi vadeden döviz-faiz-borsa düzenine “üçkâğıt ekonomisi” derken de aynı yere işaret ediyordu: Kâğıtlar el değiştirirken alın teri değersizleşiyorsa, birkaç kişinin yükselişi ülkenin kalkınması sayılamaz. 1999’da merkez valiliğine alınması, sistemle arasındaki mesafenin simgesi oldu; ama sesi susturulamadı. 2003’te geçirdiği trafik kazasının ardından 55 yaşında hayatını kaybetti. Geriye bir siyasi programdan daha kıymetli miras bıraktı: Yönetenin halka yaklaşması, halkın yönetime ortak olması. Bugün Yazıcıoğlu’nu anmak, “Böyle bir vali bir daha gelmedi” diye yakınmak değildir. Bu da kurtarıcı beklemek olur. Onu anlamak; yaşadığımız binadan başlayarak soru sormak, sorumluluk almak ve elimizi taşın altına koymaktır. Çünkü memleket, birilerinin gelip düzelteceği uzak bir yer değil; bizim her gün birlikte kurduğumuz hayattır. #fyp #seniniçin #keşfet #türkiye #siyaset
Bir ülkenin kaderi bazen Meclis kürsüsünde değil, çamurlu bir köy yolunda görünür. Onun hikâyesi, devletin vatandaşa uzak durduğunu gördüğü yerde başladı. 1948’de Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde doğdu; Ankara Hukuk’u bitirdi. Kaymakamlıkların ardından 1984’te, 36 yaşındayken Tokat Valiliğine atandı. Sonra Aydın, Erzincan ve Denizli geldi. O bir siyasetçi değildi; fakat Türk siyasetini çoğu siyasetçiden fazla rahatsız eden sorular sordu: Devlet neden merkezden buyuruyor, halk niçin yalnız seçim zamanı hatırlanıyor, bürokrasi neden “bugün git, yarın gel” diyordu? Etkisi, bu soruları kürsüde bırakmayıp sahaya indirmesiydi. Köy yollarından okullara, sağlık hizmetlerinden turizme uzanan işlerde devleti halkla yan yana getirdi. Makamı duvar değil, temas noktası yaptı. İlber Ortaylı’dan aktardığı “Apartman yönetimine katılmayan millet, ülke yönetimine nasıl katılacak?” sözü, demokrasiye dair yalın derstir. Çünkü yurttaşlık oy vermekle tamamlanmaz; apartmanda, mahallede, okul aile birliğinde, kooperatifte ve belediyeyi izlerken öğrenilir. Yazıcıoğlu halkı kusursuz ilan etmedi; bürokrasiyi, siyaseti ve halkı birlikte eleştirdi. Hastalığımızın sorumluluğu başkasına yüklemek olduğunu gördü: Bir “baba”, bir lider, bütün yükü devralacak bir Mehdi gelsin ve bizi kurtarsın… Oysa onun dünyasında kurtuluş seyirlik değil, ortak emekti. Üretmeden zenginleşmeyi vadeden döviz-faiz-borsa düzenine “üçkâğıt ekonomisi” derken de aynı yere işaret ediyordu: Kâğıtlar el değiştirirken alın teri değersizleşiyorsa, birkaç kişinin yükselişi ülkenin kalkınması sayılamaz. 1999’da merkez valiliğine alınması, sistemle arasındaki mesafenin simgesi oldu; ama sesi susturulamadı. 2003’te geçirdiği trafik kazasının ardından 55 yaşında hayatını kaybetti. Geriye bir siyasi programdan daha kıymetli miras bıraktı: Yönetenin halka yaklaşması, halkın yönetime ortak olması. Bugün Yazıcıoğlu’nu anmak, “Böyle bir vali bir daha gelmedi” diye yakınmak değildir. Bu da kurtarıcı beklemek olur. Onu anlamak; yaşadığımız binadan başlayarak soru sormak, sorumluluk almak ve elimizi taşın altına koymaktır. Çünkü memleket, birilerinin gelip düzelteceği uzak bir yer değil; bizim her gün birlikte kurduğumuz hayattır. #fyp #seniniçin #keşfet #türkiye #siyaset

About