@yummyyumceciliyum: #fyp#viral#secret

yummyyumceciliyum
yummyyumceciliyum
Open In TikTok:
Region: AU
Sunday 27 September 2026 02:00:27 GMT
551
56
0
1

Music

Download

Comments

There are no more comments for this video.
To see more videos from user @yummyyumceciliyum, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Yalın ayak basıp geçtiği yolların izinde sesini, dokusunu, rüzgarını  buram buram duyduğum… Çocukluğumda buhurunun üstünden atlayıp tâ içime sinen seda meğer içimde filizlenen bir ağaçmış... Kökü ezelde, dalları hayretimde... Her yaprağıyla bana beni fısıldayan...  Onun adı Sezen. Zamanın tezgahında his dokuyan bir fikir işçisi…  Şimdi ise, iç sesimi bulmaya, benden bana gitmeye rehberlik eden…  Bu bir klip değil, bir tavırdı. Sanatın sahneyle değil, hakikatle kesiştiği yerdi burası. Çekildiği yer, bir dekor değil; bir hafıza mekânıydı: Sezen’in evi. Sezen olarak sezen, yalnızca estetik değil; hakikat teklif etti. Yönetmen Ali Bilgin, bu vizyonu görüntüye değil, tanıklığa dönüştürdü. Kurgu değil, kayıt; sahne değil, hakikat. Klipte yalnızca ben ve Rûmi vardık. Ne bir karaktere büründüm, ne de bir sahnenin gereğini yerine getirdim. O sahnede rol yoktu. Varlık vardı. Üzerimde Sezen’e ait bir elbise vardı. Bir kıyafet değil; bir çağrının kumaşıydı. O kostümle yalnızca görünmedim, bir hafızaya karıştım. Ne yazılmış bir senaryo vardı, ne de bir sahne tasarımı beklentisi. Çünkü bazı anlar aydınlatılmaz. Onlar zaten karanlıkla parlar. ⸻ Kadın olmak bir hâl değil, bir duruştur. Medeniyetin unuttuğu ama hiçbir zaman sönmemiş bir varoluş biçimi. O gün orada bir anne değildim sadece. Bir sanatçı da değildim. Rol değil, kendimdim. “Düşüş” diyor şarkı. Düşmek, yalnızca yere yaklaşmak değildir. Düşmek, hakikate çarpmaktır. Ve biz bu çarpışmadan kaçmadık. Onu inkâr etmedik. Onu büyüttük. Çünkü asıl düşüş, kendi gerçeğini reddetmektir. Ve bu klip, o reddin karşısında dimdik duran bir varoluş halidir.
Yalın ayak basıp geçtiği yolların izinde sesini, dokusunu, rüzgarını buram buram duyduğum… Çocukluğumda buhurunun üstünden atlayıp tâ içime sinen seda meğer içimde filizlenen bir ağaçmış... Kökü ezelde, dalları hayretimde... Her yaprağıyla bana beni fısıldayan... Onun adı Sezen. Zamanın tezgahında his dokuyan bir fikir işçisi… Şimdi ise, iç sesimi bulmaya, benden bana gitmeye rehberlik eden… Bu bir klip değil, bir tavırdı. Sanatın sahneyle değil, hakikatle kesiştiği yerdi burası. Çekildiği yer, bir dekor değil; bir hafıza mekânıydı: Sezen’in evi. Sezen olarak sezen, yalnızca estetik değil; hakikat teklif etti. Yönetmen Ali Bilgin, bu vizyonu görüntüye değil, tanıklığa dönüştürdü. Kurgu değil, kayıt; sahne değil, hakikat. Klipte yalnızca ben ve Rûmi vardık. Ne bir karaktere büründüm, ne de bir sahnenin gereğini yerine getirdim. O sahnede rol yoktu. Varlık vardı. Üzerimde Sezen’e ait bir elbise vardı. Bir kıyafet değil; bir çağrının kumaşıydı. O kostümle yalnızca görünmedim, bir hafızaya karıştım. Ne yazılmış bir senaryo vardı, ne de bir sahne tasarımı beklentisi. Çünkü bazı anlar aydınlatılmaz. Onlar zaten karanlıkla parlar. ⸻ Kadın olmak bir hâl değil, bir duruştur. Medeniyetin unuttuğu ama hiçbir zaman sönmemiş bir varoluş biçimi. O gün orada bir anne değildim sadece. Bir sanatçı da değildim. Rol değil, kendimdim. “Düşüş” diyor şarkı. Düşmek, yalnızca yere yaklaşmak değildir. Düşmek, hakikate çarpmaktır. Ve biz bu çarpışmadan kaçmadık. Onu inkâr etmedik. Onu büyüttük. Çünkü asıl düşüş, kendi gerçeğini reddetmektir. Ve bu klip, o reddin karşısında dimdik duran bir varoluş halidir.

About