KÂİNATIN ORTAK ZİKRİ VE TEVHİT HAKİKATI
Özellikle bayram namazlarında ve Arafat’ta milyonlarca insanın tek bir anda, tek bir sesle yükselttiği "Allahu Ekber" nidası, sıradan bir insan sesinden çıkıp kozmik bir boyuta ulaşır. Bu manevi sahnede:
Kâbe-i Mükerreme, bütün inananların ortak niyetini taşıyan samimi bir kalp hükmündedir.
Mekke, bu muazzam duyguların dışa vurulduğu küresel bir ağızdır.
Arefe günü ve Arafat meydanı, o ilahi kelamı haykıran mübarek bir dildir.
Yeryüzünün dört bir yanında saf tutan milyonlarca müminin dillerinden dökülen kelimeler ise adeta mağarayı andıran ağızlarında yankılanarak bütün küreye yayılır.
İşte bu şuurla hareket edildiğinde; ayrı ayrı yükselen milyonlarca ses birbiriyle bütünleşir, tesanüd eder ve yeryüzünü devasa tek bir insan suretine büründürür. Yeryüzü, kâinatı temsilen ayağa kalkar; göklerin ötesinden inen "Namazı kılın" emrine küre halinde itaat ederek Allah’ı zikreder. Kâinat tek bir insan gibi Allahu Ekber der. Bir tek "Allahu Ekber" kelimesinin akisleriyle oluşan bu koro, sadece dünyada kalmaz; gök katlarını çınlatır ve berzah âlemlerinde dalgalanarak bütün varlık âlemine ilan edilir.
Hz. Muhammed (s.a.v.), insanlığa sadece bir ibadet şekli öğretmemiş; kâinatın devasa bir mescit, yeryüzünün bir beşik ve bütün varlıkların Allah’ı anan birer müsebbih olduğunu göstererek insanı bu muazzam küresel ibadetin şerefli bir mensubu kılmıştır. O (s.a.v.), kulluğundaki erişilmez derinlik ve yücelik ile bütün muvahhidlerin İmam-ı Azamı ve İslam âleminin Mürşid-i Ekberidir. O(s.a.v.)’in eşsiz ubudiyeti ve rehberliği etrafında kenetlenen müminler, maddeten birer zerre kadar küçük olsalar da manen bütün kâinatı arkalarına alan kuşatıcı ve azametli bir kullukla Yaratıcılarına yönelirler.
(Mesnevi-i Nuriye 167.sh'nın gemini yapay zeka özeti orijinal metin ve detaylı bilgi için ilgili Risale-i Nur Eserlerine bakınız)
2026-10-07 08:47:45
0
To see more videos from user @hmeyra5629, please go to the Tikwm
homepage.