@lamiraakitchen1: Dikirim kan Cabe asli padang, enak dibikin apapun tingal cemplang cemplung saja 🫶🏻👩‍🍳#masakansimple #fyp #masakanpadang #masakmasakan

KitchenLamiraa
KitchenLamiraa
Open In TikTok:
Region: ID
Wednesday 07 October 2026 12:12:27 GMT
10531
45
2
2

Music

Download

Comments

amba.batik
AMBA BATIK :
manyalero bana keak🤤
2026-10-07 13:55:50
0
To see more videos from user @lamiraakitchen1, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Sevgilimizle tartıştığımızda günümüzün tadı kaçabilir; birinin sözüne kırılır, yaptıklarına öfkelenir, yaşadığımız bir hayal kırıklığını saatlerce içimizde taşırız. Sonra bazen bu duygular yetmezmiş gibi kendimizi de yargılarız: “Bunu neden bu kadar düşündüm, neden hemen toparlanamıyorum?” Sanki sağlıklı olmak, hiçbir şeyden etkilenmemek ve her koşulda iyi hissetmekmiş gibi… Oysa bir ilişkide incinmek, o ilişkinin bizim için bir anlam taşıdığını gösterebilir. Öfkelenmek, bir sınırımızın zorlandığını; üzülmek, önemsediğimiz bir şeyin istediğimiz gibi gitmediğini fark ettirebilir. Her duygu gerçeğin eksiksiz bir anlatımı değildir ama iç dünyamızdan gelen, dinlemeye değer bir sestir. Yalnızca neşemize yer açıp üzüntümüzü kapının dışında bırakmaya çalıştığımızda, kendimizin bir parçasını da dışarıda bırakırız. Elbette öfkelenmek, birini incitme hakkı vermez; kırılmak da aklımızdan geçen her düşüncenin doğru olduğu anlamına gelmez. Fakat duygumuzla ne yapacağımızı seçebilmek için önce onun varlığını kabul etmemiz gerekir. “Böyle hissetmemeliyim” yerine “Şu an kırıldım; benim için neye dokundu?” diye sorabilmek, kendimizle kurduğumuz ilişkiyi değiştirir. Bazen konuşmaya, bazen biraz zamana, bazen de bir sınır koymaya ihtiyaç duyarız. Her kötü hissi hemen düzeltmek zorunda değiliz. Bazı günlerin buruk geçmesi, hayatı yanlış yaşadığımızı göstermez. İnsan olmak, sevdiğimiz için incinebilmeyi, umut ettiğimiz için hayal kırıklığı yaşayabilmeyi de içerir. Kendimize göstereceğimiz şefkat, her zaman iyi hissetmemizi sağlamak kadar, iyi hissetmediğimiz zamanlarda da kendimizin yanında kalabilmektir.
Sevgilimizle tartıştığımızda günümüzün tadı kaçabilir; birinin sözüne kırılır, yaptıklarına öfkelenir, yaşadığımız bir hayal kırıklığını saatlerce içimizde taşırız. Sonra bazen bu duygular yetmezmiş gibi kendimizi de yargılarız: “Bunu neden bu kadar düşündüm, neden hemen toparlanamıyorum?” Sanki sağlıklı olmak, hiçbir şeyden etkilenmemek ve her koşulda iyi hissetmekmiş gibi… Oysa bir ilişkide incinmek, o ilişkinin bizim için bir anlam taşıdığını gösterebilir. Öfkelenmek, bir sınırımızın zorlandığını; üzülmek, önemsediğimiz bir şeyin istediğimiz gibi gitmediğini fark ettirebilir. Her duygu gerçeğin eksiksiz bir anlatımı değildir ama iç dünyamızdan gelen, dinlemeye değer bir sestir. Yalnızca neşemize yer açıp üzüntümüzü kapının dışında bırakmaya çalıştığımızda, kendimizin bir parçasını da dışarıda bırakırız. Elbette öfkelenmek, birini incitme hakkı vermez; kırılmak da aklımızdan geçen her düşüncenin doğru olduğu anlamına gelmez. Fakat duygumuzla ne yapacağımızı seçebilmek için önce onun varlığını kabul etmemiz gerekir. “Böyle hissetmemeliyim” yerine “Şu an kırıldım; benim için neye dokundu?” diye sorabilmek, kendimizle kurduğumuz ilişkiyi değiştirir. Bazen konuşmaya, bazen biraz zamana, bazen de bir sınır koymaya ihtiyaç duyarız. Her kötü hissi hemen düzeltmek zorunda değiliz. Bazı günlerin buruk geçmesi, hayatı yanlış yaşadığımızı göstermez. İnsan olmak, sevdiğimiz için incinebilmeyi, umut ettiğimiz için hayal kırıklığı yaşayabilmeyi de içerir. Kendimize göstereceğimiz şefkat, her zaman iyi hissetmemizi sağlamak kadar, iyi hissetmediğimiz zamanlarda da kendimizin yanında kalabilmektir.

About