@saahiba293:

Saahiba
Saahiba
Open In TikTok:
Region: AE
Wednesday 07 October 2026 16:28:11 GMT
321
109
11
1

Music

Download

Comments

jaanihunyar
J. :
qstil nazrain
2026-10-09 11:33:11
0
nalajatti884
Awais jutt🔥 :
hyyy☺️
2026-10-07 16:55:04
1
m.bilal.117
M bilal 117 :
👍👍👍
2026-10-07 18:51:00
1
mateeurrehman07
꧁𓊈𒆜Mr King💙✈️𒆜𓊉꧂ :
💯💯
2026-10-09 07:12:31
0
chsufyan995
oye Chaudhary🤟👑😎💫 :
🥰🥰🥰
2026-10-07 16:34:52
1
akash.mughal570
Akash Mughal :
💞💞💞
2026-10-08 14:14:41
0
masood.pakhtoon8
🍁Mãsõõdpāßhtïñ🥴 :
🥰🥰🥰
2026-10-07 16:47:11
1
rana.nafees725
Muhammad Nafees :
🥰🥰🥰
2026-10-08 09:29:54
0
abu.dhabi1663
Punjabi kudi🇦🇪 :
😳😳😳😳😳😳😳😳😳😳😳😳
2026-10-07 16:34:17
1
nalajatti884
Awais jutt🔥 :
🥰
2026-10-07 16:54:52
1
sohaib.shahzad086
Sohaib Shahzad :
😭👏🏼
2026-10-07 20:27:23
1
To see more videos from user @saahiba293, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Bazı insanlar hayatımıza girerken bir ömür kalacakmış gibi gelir, giderken ise hiç gelmemiş gibi sessizleşirler. Sen de öyle yaptın. Bir zamanlar sesini duyduğumda içimde çiçeklenen bütün mevsimleri, şimdi aynı sesin yankısında kurumuş bir sonbahar gibi taşıyorum. Oysa ben seni silmeye kıyamazdım. Meğer insan en büyük yaralarını en sevdiği yerden alıyormuş. Düşmanların açtığı yaralar sadece can yakardı da; sevdiklerinin açtığı yaralar ise insanın bütün inançlarını değiştirirmiş. Ben sana güvenmiştim. Kelimelerine, susuşlarına, gözlerinde sakladığını sandığım o derinliğe güvenmiştim. Meğer insan bazen bir uçurumu da deniz sanabiliyormuş. Şimdi dönüp geçmişe baktığımda, aslında her şeyin yavaş yavaş öldüğünü görüyorum. Bir çiçeğin soluşunu izlemek gibi değildi bu. Daha çok karanlık bir odada unutulan bir saatin sessizce durması gibiydi. Önce tik takları azaldı. Sonra zaman yavaşladı. Sonra hiçbir şey hareket etmemeye başladı. Ve ben, ölü bir zamana yaşamaya devam ediyormuş gibi baktım uzun süre. Belki de insanın en büyük yanılgısı budur; bitmiş şeylere umut vermek. Sen giderken sadece kendini götürmedin. Birlikte kurduğum hayalleri de aldın. Gece yarısı aklıma gelen masum geleceği, bir gün gerçekleşeceğine inandığım ihtimalleri de aldın. Ardında kalan boşluk, yokluğundan daha ağır oldu. Çünkü bazı insanlar gittikten sonra eksilmez; gittikleri yer kadar büyürler insanın içinde. Ama zaman acımasız bir öğretmendi işte. Önce seni özletir. Sonra özlemeyi öğretir. Sonra bir gün fark ettirmeden, özleyecek bir şey bırakmaz. Şimdi adını duyduğumda içim yanmıyor. Sadece uzak bir mezarlığın önünden geçiyormuşum gibi sessizleşiyorum. Çünkü bazı duygular ölürken gürültü çıkarmaz. Toprağa gömülen bir sır gibi sessizce kaybolurlar.Beni en çok yaralayan şey gitmen değildi aslında. İnsanlar giderdi bilirdim. Mevsimler de değişirdi. Şehirler bile terk edilirdi. Beni yaralayan şey, sana inanmış olmamdı işte. Kalbimin en savunmasız yerini sana göstermiş olmamdı. Çünkü insan bazen kaybettiği kişiye değil, onun uğruna verdiği kendisine ağlar. Uzun geceler boyunca düşündüm. Bir insan nasıl olur da bir zamanlar
Bazı insanlar hayatımıza girerken bir ömür kalacakmış gibi gelir, giderken ise hiç gelmemiş gibi sessizleşirler. Sen de öyle yaptın. Bir zamanlar sesini duyduğumda içimde çiçeklenen bütün mevsimleri, şimdi aynı sesin yankısında kurumuş bir sonbahar gibi taşıyorum. Oysa ben seni silmeye kıyamazdım. Meğer insan en büyük yaralarını en sevdiği yerden alıyormuş. Düşmanların açtığı yaralar sadece can yakardı da; sevdiklerinin açtığı yaralar ise insanın bütün inançlarını değiştirirmiş. Ben sana güvenmiştim. Kelimelerine, susuşlarına, gözlerinde sakladığını sandığım o derinliğe güvenmiştim. Meğer insan bazen bir uçurumu da deniz sanabiliyormuş. Şimdi dönüp geçmişe baktığımda, aslında her şeyin yavaş yavaş öldüğünü görüyorum. Bir çiçeğin soluşunu izlemek gibi değildi bu. Daha çok karanlık bir odada unutulan bir saatin sessizce durması gibiydi. Önce tik takları azaldı. Sonra zaman yavaşladı. Sonra hiçbir şey hareket etmemeye başladı. Ve ben, ölü bir zamana yaşamaya devam ediyormuş gibi baktım uzun süre. Belki de insanın en büyük yanılgısı budur; bitmiş şeylere umut vermek. Sen giderken sadece kendini götürmedin. Birlikte kurduğum hayalleri de aldın. Gece yarısı aklıma gelen masum geleceği, bir gün gerçekleşeceğine inandığım ihtimalleri de aldın. Ardında kalan boşluk, yokluğundan daha ağır oldu. Çünkü bazı insanlar gittikten sonra eksilmez; gittikleri yer kadar büyürler insanın içinde. Ama zaman acımasız bir öğretmendi işte. Önce seni özletir. Sonra özlemeyi öğretir. Sonra bir gün fark ettirmeden, özleyecek bir şey bırakmaz. Şimdi adını duyduğumda içim yanmıyor. Sadece uzak bir mezarlığın önünden geçiyormuşum gibi sessizleşiyorum. Çünkü bazı duygular ölürken gürültü çıkarmaz. Toprağa gömülen bir sır gibi sessizce kaybolurlar.Beni en çok yaralayan şey gitmen değildi aslında. İnsanlar giderdi bilirdim. Mevsimler de değişirdi. Şehirler bile terk edilirdi. Beni yaralayan şey, sana inanmış olmamdı işte. Kalbimin en savunmasız yerini sana göstermiş olmamdı. Çünkü insan bazen kaybettiği kişiye değil, onun uğruna verdiği kendisine ağlar. Uzun geceler boyunca düşündüm. Bir insan nasıl olur da bir zamanlar "kalacağım bu kez ciddiyim" dediği yerden bu kadar kolay vazgeçebilir? Sonra anladım. Bazı insanlar sevmezmiş. Sadece sevilmenin sıcaklığında biraz oyalanır. Üşüyünce yaklaşır, ısınınca uzaklaşır. Ve geride, kendilerini gerçek sanmış insanların enkazını bırakırlarmış. Ben o enkazın içinde uzun süre yaşadım. Görmedin. Bilmedin. Kırık cümleler topladım yerden. Yarım kalmış hayallerin tozunu üfledim. Geçmişin küllerini avuçlarımda taşıdım. Her şeyin yeniden başlayabileceğine inanmak istedim. Ama bazı hikâyeler yeniden başlamazmış meğer. Çünkü onların sonu yazılmıştır; sadece ben okumayı reddetmişim. #Araf

About