@riam.quotes.23: #riamquotesug #goviraltiktok #💔💔💔😭😭

Riam Quotes Ug
Riam Quotes Ug
Open In TikTok:
Region: UG
Thursday 15 October 2026 04:38:45 GMT
6815
701
4
44

Music

Download

Comments

lee.liyon2
lee liyon :
am a boy who will truly tell how much i love you but once you ignore me, i will stay calm and give you peace 🥹😔😔😔
2026-10-21 14:17:20
0
siphorh055
siphorh :
I love you god
2026-10-15 12:12:59
1
user2630082346067
CHEMICAL :
yeah
2026-10-15 20:47:39
0
kwakudaniel08
BIG SMOKE :
🥰🥰🥰
2026-10-15 20:27:25
1
To see more videos from user @riam.quotes.23, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Çağımızda ilişkilerden biraz da hiç bitmeyen bir eğlence bekliyoruz. Sohbet hep aksın, heyecan hiç azalmasın, birlikte geçirilen her an özel olsun istiyoruz. Oysa hayat bir sitcom değil; her sessizliğin ardından bir espri gelmiyor. Sürekli yenilik ve uyaran aramaya alıştığımızda, ilişkinin sakinleşmesini de bir şeylerin eksilmesi gibi yorumlayabiliyoruz. İlk zamanların heyecanı yerini tanıdıklığa bıraktığında “Acaba artık sevmiyor muyum?” diye soruyoruz. Halbuki heyecanın azalması, sevginin azaldığı anlamına gelmeyebilir. Bazen yalnızca birbirimizin yanında daha az tetikte, daha rahat olmaya başlamışızdır. Her sıradan anı bir ilişki sorununa çevirdiğimizde ise yakınlığı yaşamak yerine, ilişkinin bizi yeterince eğlendirip eğlendirmediğini denetlemeye başlarız. Birinin yanında sürekli ilgi çekici, neşeli ya da konuşkan olmak zorunda hissetmemek, duygusal güvenin önemli parçalarından biridir. Çünkü kabul gördüğümüzü hissettiğimiz yerde kendimizi sürekli sunma ve beğendirme ihtiyacımız azalır. Bazen konuşur, bazen susar; bazen eğlenir, bazen aynı odada ne yapacağımızı bilemeden otururuz. Elbette sürekli yalnız ve anlaşılmamış hissetmekle, birlikte sıradan bir gün geçirmek aynı şey değildir. Ama her durgunluk da giderilmesi gereken bir arıza değildir. Bu, dostlukta da sevgililikte de böyledir: Uzun süreli yakınlık, hayatın bütün duygularına birlikte yer açabilmeyi gerektirir. Belki de aradığımız insanı düşünürken “Onunla ne kadar eğleniyorum?” sorusunun yanına şunu da koymalıyız: “Eğlendirecek hiçbir şeyim olmadığında da yanında rahat hissediyor muyum?”
Çağımızda ilişkilerden biraz da hiç bitmeyen bir eğlence bekliyoruz. Sohbet hep aksın, heyecan hiç azalmasın, birlikte geçirilen her an özel olsun istiyoruz. Oysa hayat bir sitcom değil; her sessizliğin ardından bir espri gelmiyor. Sürekli yenilik ve uyaran aramaya alıştığımızda, ilişkinin sakinleşmesini de bir şeylerin eksilmesi gibi yorumlayabiliyoruz. İlk zamanların heyecanı yerini tanıdıklığa bıraktığında “Acaba artık sevmiyor muyum?” diye soruyoruz. Halbuki heyecanın azalması, sevginin azaldığı anlamına gelmeyebilir. Bazen yalnızca birbirimizin yanında daha az tetikte, daha rahat olmaya başlamışızdır. Her sıradan anı bir ilişki sorununa çevirdiğimizde ise yakınlığı yaşamak yerine, ilişkinin bizi yeterince eğlendirip eğlendirmediğini denetlemeye başlarız. Birinin yanında sürekli ilgi çekici, neşeli ya da konuşkan olmak zorunda hissetmemek, duygusal güvenin önemli parçalarından biridir. Çünkü kabul gördüğümüzü hissettiğimiz yerde kendimizi sürekli sunma ve beğendirme ihtiyacımız azalır. Bazen konuşur, bazen susar; bazen eğlenir, bazen aynı odada ne yapacağımızı bilemeden otururuz. Elbette sürekli yalnız ve anlaşılmamış hissetmekle, birlikte sıradan bir gün geçirmek aynı şey değildir. Ama her durgunluk da giderilmesi gereken bir arıza değildir. Bu, dostlukta da sevgililikte de böyledir: Uzun süreli yakınlık, hayatın bütün duygularına birlikte yer açabilmeyi gerektirir. Belki de aradığımız insanı düşünürken “Onunla ne kadar eğleniyorum?” sorusunun yanına şunu da koymalıyız: “Eğlendirecek hiçbir şeyim olmadığında da yanında rahat hissediyor muyum?”

About