@heni_ye_12:

HENOK 🥷
HENOK 🥷
Open In TikTok:
Region: ET
Monday 19 October 2026 11:19:58 GMT
6870
778
7
53

Music

Download

Comments

kalidahmed65
kalidahmed65 :
Money is Power 💪💪💪
2026-10-19 16:53:10
1
meharu.mathewos1
ቦሆከ❤❤ :
💪💪💪
2026-10-20 09:41:33
0
user8060082873792
ደሉ :
🥰🥰🥰
2026-10-20 04:33:20
0
mega42379
mega :
🥰🥰🥰
2026-10-20 02:53:32
0
miftah.mohammed15
አረሳም 🇪🇹ግን🌸አላነሳም 🇪🇹 :
🥰🥰🥰
2026-10-19 21:01:55
0
yewhans7101
yewhans :
🥰🥰🥰
2026-10-19 13:38:56
0
sanio077
መሽቶ አይቀርም :
❤️❤️❤️
2026-10-20 10:15:25
0
To see more videos from user @heni_ye_12, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Çağımızda ilişkilerden biraz da hiç bitmeyen bir eğlence bekliyoruz. Sohbet hep aksın, heyecan hiç azalmasın, birlikte geçirilen her an özel olsun istiyoruz. Oysa hayat bir sitcom değil; her sessizliğin ardından bir espri gelmiyor. Sürekli yenilik ve uyaran aramaya alıştığımızda, ilişkinin sakinleşmesini de bir şeylerin eksilmesi gibi yorumlayabiliyoruz. İlk zamanların heyecanı yerini tanıdıklığa bıraktığında “Acaba artık sevmiyor muyum?” diye soruyoruz. Halbuki heyecanın azalması, sevginin azaldığı anlamına gelmeyebilir. Bazen yalnızca birbirimizin yanında daha az tetikte, daha rahat olmaya başlamışızdır. Her sıradan anı bir ilişki sorununa çevirdiğimizde ise yakınlığı yaşamak yerine, ilişkinin bizi yeterince eğlendirip eğlendirmediğini denetlemeye başlarız. Birinin yanında sürekli ilgi çekici, neşeli ya da konuşkan olmak zorunda hissetmemek, duygusal güvenin önemli parçalarından biridir. Çünkü kabul gördüğümüzü hissettiğimiz yerde kendimizi sürekli sunma ve beğendirme ihtiyacımız azalır. Bazen konuşur, bazen susar; bazen eğlenir, bazen aynı odada ne yapacağımızı bilemeden otururuz. Elbette sürekli yalnız ve anlaşılmamış hissetmekle, birlikte sıradan bir gün geçirmek aynı şey değildir. Ama her durgunluk da giderilmesi gereken bir arıza değildir. Bu, dostlukta da sevgililikte de böyledir: Uzun süreli yakınlık, hayatın bütün duygularına birlikte yer açabilmeyi gerektirir. Belki de aradığımız insanı düşünürken “Onunla ne kadar eğleniyorum?” sorusunun yanına şunu da koymalıyız: “Eğlendirecek hiçbir şeyim olmadığında da yanında rahat hissediyor muyum?”
Çağımızda ilişkilerden biraz da hiç bitmeyen bir eğlence bekliyoruz. Sohbet hep aksın, heyecan hiç azalmasın, birlikte geçirilen her an özel olsun istiyoruz. Oysa hayat bir sitcom değil; her sessizliğin ardından bir espri gelmiyor. Sürekli yenilik ve uyaran aramaya alıştığımızda, ilişkinin sakinleşmesini de bir şeylerin eksilmesi gibi yorumlayabiliyoruz. İlk zamanların heyecanı yerini tanıdıklığa bıraktığında “Acaba artık sevmiyor muyum?” diye soruyoruz. Halbuki heyecanın azalması, sevginin azaldığı anlamına gelmeyebilir. Bazen yalnızca birbirimizin yanında daha az tetikte, daha rahat olmaya başlamışızdır. Her sıradan anı bir ilişki sorununa çevirdiğimizde ise yakınlığı yaşamak yerine, ilişkinin bizi yeterince eğlendirip eğlendirmediğini denetlemeye başlarız. Birinin yanında sürekli ilgi çekici, neşeli ya da konuşkan olmak zorunda hissetmemek, duygusal güvenin önemli parçalarından biridir. Çünkü kabul gördüğümüzü hissettiğimiz yerde kendimizi sürekli sunma ve beğendirme ihtiyacımız azalır. Bazen konuşur, bazen susar; bazen eğlenir, bazen aynı odada ne yapacağımızı bilemeden otururuz. Elbette sürekli yalnız ve anlaşılmamış hissetmekle, birlikte sıradan bir gün geçirmek aynı şey değildir. Ama her durgunluk da giderilmesi gereken bir arıza değildir. Bu, dostlukta da sevgililikte de böyledir: Uzun süreli yakınlık, hayatın bütün duygularına birlikte yer açabilmeyi gerektirir. Belki de aradığımız insanı düşünürken “Onunla ne kadar eğleniyorum?” sorusunun yanına şunu da koymalıyız: “Eğlendirecek hiçbir şeyim olmadığında da yanında rahat hissediyor muyum?”

About