@mistygillitzercon:

Misty Gillitzer Conn
Misty Gillitzer Conn
Open In TikTok:
Region: US
Monday 19 October 2026 17:29:59 GMT
91
2
1
0

Music

Download

Comments

teddy.boyington
Teddy Boyington :
Lady you're absolutely gorgeous
2026-10-19 19:01:44
0
To see more videos from user @mistygillitzercon, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Türkiye’nin en köklü sağlık kurumlarından biri olan İstanbul Üsküdar'daki Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, özellikle 1970’li ve 1980’li yıllarda yaşanan gizemli bebek ölümleri, şüpheli evlatlık vakaları ve çocuk kaçırma iddialarıyla Türk adli tıp ve medya tarihinin en karanlık sayfalarından birini oluşturmaktadır. Dijitalleşmenin olmadığı, tüm kayıtların manuel olarak büyük arşiv defterlerine mürekkeple işlendiği o yıllarda, bebeklerin
Türkiye’nin en köklü sağlık kurumlarından biri olan İstanbul Üsküdar'daki Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, özellikle 1970’li ve 1980’li yıllarda yaşanan gizemli bebek ölümleri, şüpheli evlatlık vakaları ve çocuk kaçırma iddialarıyla Türk adli tıp ve medya tarihinin en karanlık sayfalarından birini oluşturmaktadır. Dijitalleşmenin olmadığı, tüm kayıtların manuel olarak büyük arşiv defterlerine mürekkeple işlendiği o yıllarda, bebeklerin "ölü doğduğu" ya da "kuvözde öldüğü" yönündeki beyanlar tamamen nöbetçi personelin inisiyatifindeydi ve otomasyon eksikliği bu durumu manipülasyona son derece açık hale getiriyordu. Enfeksiyon riski bahanesiyle ailelerin kuvöz odalarına alınmaması, bebeklerin günlerce saklanabilmesine zemin hazırlarken; bebekleri ölen ailelere "Siz perişansınız, defin işlemlerini hastane olarak biz hallederiz" denilerek cenazelerin gösterilmemesi ve teslim edilmemesi, arkasında hiçbir iz bırakmayan devasa bir yasal boşluk yaratıyordu. Bu sistemsel açıkların doğurduğu en somut adli dosyalardan biri, 1986 yılında çocukları yedi aylıkken erken doğan Nezahat ve Mustafa Kantar çiftinin yaşadığı trajedidir; hastanede iki hafta kuvözde kalan bebeklerinin öldüğü söylenerek cenazesi kendilerine verilmeyen aile, olaydan tam 34 yıl sonra (2020 yılında) o dönem hastanede görev yapan Necla T. isimli bir hemşirenin bebeği gizlice kaçırıp önce Bursa’ya, ardından yasa dışı yollarla Makedonya’ya götürerek evlatlık verdiğini ihbar eden bir tanık ifadesiyle sarsılmış ve yasal süreç başlatmıştır. Benzer şekilde 1979 yılında Zehra ve Turgut Tepecik çiftinin kuvöze alınan bebekleri için de iki gün sonra "Öldü, biz gömdük" denilmiş, ancak yaklaşık 30 yıl sonra evlatlık olduğunu öğrenen ve öz ailesini arayan genç bir adamın hastane kayıtlarını incelemesi sonucunda, o tarihte ve saatte kuvözde yatan tek bir bebeğin olduğu ve onun da kayıtlarda ölü gösterilen Tepecik bebeği olduğu gerçeği ortaya çıkınca aile büyük bir hukuk mücadelesi başlatmıştır. Yıllarca çocuklarının acısıyla yaşayan ve birbirini hiç tanımayan onlarca ailenin Müge Anlı ile Tatlı Sert gibi programlara başvurmasıyla skandalın boyutu büyümüş; sadece çocuklarını kaybedenler değil, o yıllarda çocuk sahibi olamadığı için hastanenin arka kapısında bazı hemşire ve hastabakıcılara para vererek "Annesi gayrimeşru doğurdu, bakmak istemiyor" yalanıyla bebek satın aldığını itiraf eden ailelerin varlığı, olayların organize bir şebeke tarafından yürütüldüğünü kanıtlamıştır. Türk Ceza Kanunu’ndaki zaman aşımı süreleri bu dosyaların aydınlatılmasının önünde büyük bir engel oluştursa da ceza hukukçuları çocuk kaçırma ve soybağının değiştirilmesi eylemlerinin çocuk ailesine dönene kadar devam eden "kesintisiz suç" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve zaman aşımının işlememesi gerektiğini savunmaktadır. Nitekim mahkeme kararlarıyla açılan bazı şüpheli bebek mezarlarının tamamen boş çıkması, içlerinden bebek kemiği yerine tıbbi atık, plasenta veya sargı bezi çıkması ya da bulunan kemiklerin yapılan DNA testlerinde anne-baba ile uyuşmaması, dönemin hastane yönetimleri, defin sorumluları ve yasa dışı şebekeler arasındaki karanlık ortaklığı tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.

About