Mehmet :
Bazen insan, kimseye anlatamadığı düşüncelerin içinde kayboluyor. Herkes bir yerlere yetişmeye, bir şeylere yetişmeye çalışırken ben bazen durup düşünüyorum. Neden herkes gibi düşünemiyorum, neden bazı şeyleri herkesin görüp geçtiği kadar kolay geçemiyorum diye… Sonra anlıyorum ki mesele farklı olmak değil, insanın hissettiklerini başkalarının anlayacağı hâle getirmek için kendinden vazgeçmesi.
Çünkü insan, her ortama uyum sağlamak uğruna kendinden biraz daha uzaklaşabiliyor. Söylemek istediklerini içine atıyor, hissettiklerini saklıyor, sırf anlaşılmak için olmadığı biri gibi davranıyor. Bir süre sonra herkesle iyi geçiniyor belki ama kendisiyle arasına nasıl bir mesafe koyduğunu fark etmiyor bile.
Ben artık şunu düşünüyorum: Herkesin beni anlaması gerekmiyor. Bazı düşüncelerimi kendime saklayabilirim, bazı duygularımı kimseye anlatmadan da yaşayabilirim. Yeter ki başkalarına yabancı kalmamak uğruna kendime yabancılaşmayayım. Çünkü insanın başına gelebilecek en büyük yalnızlık, etrafında kimsenin olmaması değil, herkesin arasında kendisi gibi olamamaya başlamasıdır.
Belki de bazen yalnız kalmayı göze almak gerekiyor. Herkesin gittiği yoldan gitmemek, her söylenene inanıp geçmemek, herkesin normal karşıladığı şeyleri sorgulamaya devam etmek… Çünkü insanın kendini bulması, her zaman kalabalığa karışmasıyla değil, bazen o kalabalığın içinden kendine ait bir yol seçmesiyle mümkün oluyor.
Ve ben, artık herkes tarafından anlaşılmaktansa kendime yabancı olmadığım bir hayat yaşamayı tercih ediyorum.
2026-10-20 09:45:54