@shadagamaall: @sunsilkarabia #صانسيلك

shada
shada
Open In TikTok:
Region: EG
Wednesday 28 October 2026 08:23:33 GMT
220
7
0
1

Music

Download

Comments

There are no more comments for this video.
To see more videos from user @shadagamaall, please go to the Tikwm homepage.

Other Videos

Funny Games’i rahatsız edici yapan şey yalnızca iki katilin bir aileye işkence etmesi değil, filmin bir noktadan sonra seyirciyi de bu şiddetin bir parçası hâline getirmesi. Haneke, Paul karakteri aracılığıyla dördüncü duvarı yıkarak doğrudan bize seslenir. Paul kameraya bakar, bizimle konuşur ve yaşananları izlediğimizin farkında olduğumuzu bize hatırlatır. Artık yalnızca bir film izlemiyoruz; katilin kurduğu oyunun seyircisi hâline geliyoruz. Paul’ün en rahatsız edici tarafı, zaman zaman seyircinin ne istediğini biliyormuş gibi davranmasıdır. Şiddetin nasıl sonuçlanacağını tahmin etmemizi sağlar, beklentilerimizle oynar ve hatta hikâyenin gidişatını değiştirebilecek güce sahipmiş gibi görünür. Filmin en çarpıcı anlarından birinde kumandayı kullanarak yaşananları geri sarması, sinemanın kurallarını kendi lehine çevirdiğini gösterir. Böylece Haneke, seyircinin filmlerde alıştığı adalet duygusunu ve kahramanların kurtulacağına dair beklentisini paramparça eder. Asıl mesele, Paul’ün kameraya bakması değildir. Asıl mesele, bunu yaparak bizi kendi ahlaki sorgulamasının içine çekmesidir. Neden izliyoruz? Neden şiddetin devamını görmek istiyoruz? Kurbanların kurtulmasını mı bekliyoruz, yoksa bir sonraki korkunç olayın nasıl gerçekleşeceğini mi merak ediyoruz? Michael Haneke, dördüncü duvarı yalnızca bir anlatım tekniği olarak kullanmaz; seyircinin konforunu bozmak için kullanır. Çünkü Funny Games, şiddeti heyecan verici bir eğlenceye dönüştüren sinema anlayışını sorgular. Paul ise bu sorgulamanın yüzü olur: Bize bakar, beklentilerimizi anlar ve bizi oyunun dışındaki masum gözlemciler olduğumuza inandırmamaya çalışır. Funny Games’in asıl oyunu, katillerin aileye yaptıkları değil, Haneke’nin bütün bunları neden izlediğimizi yüzümüze vurmasıdır. #FunnyGames #MichaelHaneke #PsychologicalHorror #FilmAnalysis #Cinema
Funny Games’i rahatsız edici yapan şey yalnızca iki katilin bir aileye işkence etmesi değil, filmin bir noktadan sonra seyirciyi de bu şiddetin bir parçası hâline getirmesi. Haneke, Paul karakteri aracılığıyla dördüncü duvarı yıkarak doğrudan bize seslenir. Paul kameraya bakar, bizimle konuşur ve yaşananları izlediğimizin farkında olduğumuzu bize hatırlatır. Artık yalnızca bir film izlemiyoruz; katilin kurduğu oyunun seyircisi hâline geliyoruz. Paul’ün en rahatsız edici tarafı, zaman zaman seyircinin ne istediğini biliyormuş gibi davranmasıdır. Şiddetin nasıl sonuçlanacağını tahmin etmemizi sağlar, beklentilerimizle oynar ve hatta hikâyenin gidişatını değiştirebilecek güce sahipmiş gibi görünür. Filmin en çarpıcı anlarından birinde kumandayı kullanarak yaşananları geri sarması, sinemanın kurallarını kendi lehine çevirdiğini gösterir. Böylece Haneke, seyircinin filmlerde alıştığı adalet duygusunu ve kahramanların kurtulacağına dair beklentisini paramparça eder. Asıl mesele, Paul’ün kameraya bakması değildir. Asıl mesele, bunu yaparak bizi kendi ahlaki sorgulamasının içine çekmesidir. Neden izliyoruz? Neden şiddetin devamını görmek istiyoruz? Kurbanların kurtulmasını mı bekliyoruz, yoksa bir sonraki korkunç olayın nasıl gerçekleşeceğini mi merak ediyoruz? Michael Haneke, dördüncü duvarı yalnızca bir anlatım tekniği olarak kullanmaz; seyircinin konforunu bozmak için kullanır. Çünkü Funny Games, şiddeti heyecan verici bir eğlenceye dönüştüren sinema anlayışını sorgular. Paul ise bu sorgulamanın yüzü olur: Bize bakar, beklentilerimizi anlar ve bizi oyunun dışındaki masum gözlemciler olduğumuza inandırmamaya çalışır. Funny Games’in asıl oyunu, katillerin aileye yaptıkları değil, Haneke’nin bütün bunları neden izlediğimizi yüzümüze vurmasıdır. #FunnyGames #MichaelHaneke #PsychologicalHorror #FilmAnalysis #Cinema

About